Marka ve alan adı uyuşmazlığı, bir internet alan adının başkasına ait marka veya ticari tanıtıcı işaretle çatışması halinde, alan adı sahibinin meşru hakkı ve kötü niyeti incelenerek çözülür. Alan adının bir markayla aynı olması tek başına devir veya marka hakkına tecavüz kararı için yeterli değildir. “.tr” uzantılı alan adlarında uygulanabilir olması şartıyla TRABİS uyuşmazlık çözüm mekanizmasına (UÇM), “.com” ve “.net” gibi uzantılarda ise UDRP yoluna başvurulabilir; ticari kullanımın marka hakkını ihlal etmesi halinde ayrıca Türk mahkemelerinde dava açılabilir. Hangi yolun seçileceği, alan adı uzantısına, tahsis ve yenileme tarihine, tarafların haklarına, somut kullanım biçimine ve istenen sonuca bağlıdır.
- Alan Adı ile Marka Hakkı Arasındaki İlişki
- Alan Adı Gaspı ve Kötü Niyet Göstergeleri
- Alan Adı Sahibinin Meşru Hak ve Bağlantısı
- .tr Alan Adlarında TRABİS ve UÇM
- .com ve .net Alan Adlarında UDRP
- TRABİS–UDRP Karşılaştırması
- Deliller ve İspat Stratejisi
- Mahkeme Yolu, Talepler ve Kararların Etkisi
- Somut Olay Örnekleri
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sonuç
Alan Adı ile Marka Hakkı Arasındaki İlişki
Alan adı, internet üzerindeki bir adrese erişim sağlayan teknik ve sözleşmesel bir tahsis kaydıdır; marka ise mal veya hizmetlerin ticari kaynağını ayırt eden, özel hukuka konu bir işarettir. Marka hakkının doğumu ile bir alan adının kayıt kuruluşu nezdinde tahsis edilmesi farklı işlemlerdir. Bir alan adını önce kaydettiren kişi bu kayda ilişkin haklar kazanabilir; ancak kayıt, başkasının önceki marka hakkını ortadan kaldırmaz. Tersine, marka tescili de aynı ibareyi içeren bütün alan adlarının kendiliğinden marka sahibine geçirilmesini sağlamaz.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.7/3-d, başkasına ait işaretin kullanım hakkı veya meşru bağlantı olmaksızın internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanılmasını, m.7/2’deki koruma şartları gerçekleştiğinde yasaklanabilecek kullanımlar arasında sayar. Hüküm, alan adının yazımından başka, alan adının hangi hizmeti sunduğunu, kullanıcıyı nereye yönlendirdiğini ve tüketicide nasıl bir bağlantı algısı doğurduğunu araştırmayı gerektirir.
Örneğin marka ile aynı sözcüğü içeren ve yalnızca kişisel bir proje için kullanılan bir adres ile markanın resmî satıcısı görünümü altında rakip ürünlere yönlendirme yapan adres aynı şekilde değerlendirilemez. Salt alan adı kaydının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ile alan adının kötü niyetle tahsis ettirilmesi de ayrı sorulardır. Marka hakkının genel kapsamı ve tecavüz sayılan fiiller başka incelemelerin konusudur; burada belirleyici olan alan adının tahsis ve kullanım özellikleridir.
Benzerlik İncelemesinde Alan Adının Hangi Kısmı Önemlidir?
“ornekmarka.com” ile “ornekmarka-tr.net” karşılaştırılırken “.com”, “.net” veya “.tr” uzantıları çoğu durumda ayırt edici fark yaratmaz. Asıl karşılaştırma, alan adında marka izlenimini taşıyan bölüm ile ileri sürülen işaret arasında yapılır. Bununla birlikte her ek kelime önemsiz değildir: ek unsurun anlamı, alan adının bütünü, ilgili sektör ve kullanılan internet sitesinin içeriği birlikte değerlendirilebilir. “Yetkili”, “servis”, “turkiye” veya “resmi” gibi ekler, somut bağlama göre ekonomik bağlantı izlenimini güçlendirebilir.
Alan Adı Gaspı (Cybersquatting) Nedir?
Alan adı gaspı, başkasının marka veya ticari işaretinden haksız yararlanmak, hak sahibini kendi adını kullanmaktan alıkoymak ya da alan adını ona yüksek bedelle satmak gibi amaçlarla alan adı tahsis ettirilmesini veya bu amaçlarla kullanılmasını ifade eder. Uygulamada cybersquatting olarak da adlandırılır. Her ticari alan adı yatırımı veya her benzer isim tahsisi gasp değildir; hukuken önemli olan önceki hakkın niteliği, alan adı sahibinin bağımsız menfaati ve kötü niyet göstergeleridir.
Kötü Niyet Hangi Olgulardan Anlaşılır?
- Fahiş devir teklifi: Alan adının özellikle önceki hak sahibine veya rakibine belgelenmiş tahsis ve yatırım maliyetini aşan bedelle satılmak üzere edinilmesi.
- Engelleme amacı: Marka sahibinin kendi işaretini alan adı olarak kullanmasını engellemek için sistematik tahsis yapılması.
- Rakibin faaliyetini aksatma: Alan adının esasen rakibin müşterilerine erişimini veya ticari faaliyetine devamını zorlaştırmak için alınması.
- Karıştırıcı yönlendirme: Ziyaretçilerin markayla bağlantı bulunduğunu düşünerek rakip satış sayfasına, reklam bağlantılarına veya başka bir ticari siteye gönderilmesi.
- Kimliğe bürünme: Resmî site, yetkili bayi veya müşteri hizmetleri izlenimi veren alan adı ve sayfa tasarımı kullanılması.
- Örüntü ve kronoloji: Aynı kişi adına farklı markalarla benzer çok sayıda alan adı kaydı, ihtar sonrası davranışlar ve marka bilinirliğine ilişkin önceki bilgi.
“.tr” bakımından kötü niyet örnekleri, TRABİS mevzuat sayfasında erişilebilen İnternet Alan Adları Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması Tebliği m.19’da düzenlenir. UDRP bakımından benzer örnekler ICANN politikasının 4(b) hükmünde yer alır. Bu listeler somut olayın bütününü değerlendirme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Özellikle yalnızca kaydın gizli tutulması, site içeriğinin bulunmaması veya alan adının satışa çıkarılması tek başına her dosyada kötü niyet sonucunu doğurmaz; diğer olgularla birlikte değerlendirilir.
Alan Adının Boş Tutulması Kötü Niyet Sayılabilir mi?
Bir alan adının boş sayfaya açılması veya hiç siteye bağlanmaması otomatik olarak hukuka uygunluk sağlamaz. Marka tanınmışlığı, tahsisin zamanı, taraflar arasındaki önceki ilişki, makul kullanım açıklaması bulunup bulunmadığı ve hak sahibinin engellenip engellenmediği dikkate alınarak pasif elde tutmanın kötü niyet göstergesi olup olmadığı tartışılabilir. Ancak pasif kayıt ile SMK m.7/3-d’de aranan ticari etki taşıyan markasal kullanım aynı kavram değildir. Bu nedenle idari alan adı şikâyeti mümkünken aynı olgularla açılan marka tecavüzü davasında ayrıca kullanımın niteliğinin ortaya konulması gerekebilir.
Alan Adı Sahibinin Meşru Hak veya Bağlantısı Nasıl Değerlendirilir?
TRABİS uyuşmazlık mekanizması ve UDRP, bir alan adının yalnızca markaya benzemesini değil, şikâyet edilen kişinin alan adında haklı bir menfaatinin bulunup bulunmadığını da inceler. Alan adı sahibinin kendi ticaret unvanına, daha önce kullandığı işletme adına, gerçek kişi adına, dürüst ticari faaliyetlerine veya bir lisans ilişkisine dayanması mümkündür. Bunların varlığı savunmayı güçlendirebilir; fakat kullanımın kapsamı yine denetlenir.
Örneğin uzun yıllardır kendi soyadını taşıyan bir işletmenin bu adla internet sitesi açması ile sırf popüler bir markaya benzemek için sonradan aynı soyadının öne çıkarılması farklıdır. Alan adı sahibinin dürüst kullanım savunması, markanın itibarından haksız yararlanmayı veya yetkili işletme izlenimi yaratmayı sınırsız biçimde korumaz.
Orijinal ürün satan bağımsız bir satıcı, markayı ürünleri tanımlamak için kullanabilir; ancak marka sahibinin resmî sitesi veya tek yetkili dağıtıcısı olduğu izlenimini veren bir alan adıyla farklı bir ticari risk yaratır. Ürünlerin marka hakkının tükenmesi kapsamında serbestçe satılabilmesi, o markanın her biçimde alan adı yapılabileceği anlamına gelmez. Lisans varsa izin verilen kullanım kanalı, sözleşme süresi ve lisansın sona ermesinin etkisi ayrıca incelenmelidir; bu son mesele fesih sonrası marka kullanımı konusuyla bağlantılıdır.
“.tr” Alan Adlarında TRABİS ve Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması
TRABİS, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) çerçevesinde “.tr” ülke kodlu alan adlarının tahsis ve yönetim sistemidir. “ornek.tr”, “ornek.com.tr” ve “ornek.net.tr” adresleri bu alan adı ailesindedir. TRABİS, “.com” veya “.net” uzantıları için bir UDRP karar mercii değildir. “.tr” ihtilaflarında başvuru, BTK tarafından belirlenen Uyuşmazlık Çözüm Hizmet Sağlayıcıları (UÇHS) üzerinden, hakem veya hakem heyeti tarafından incelenir. Güncel sağlayıcı listesi TRABİS’in UÇHS sayfasından görülebilir.
TRABİS UÇM Başvurusunun Üç Birlikte Şartı
İnternet Alan Adları Yönetmeliği m.25/1 uyarınca şikâyetçi aşağıdaki üç şartın birlikte gerçekleştiğini ortaya koymalıdır:
- Aynılık veya benzerlik: Alan adının şikâyetçinin sahip olduğu veya ticarette kullandığı marka, ticaret unvanı, işletme adı yahut diğer tanıtıcı işaretle aynı ya da benzer olması.
- Hak veya bağlantı yokluğu: Alan adını tahsis ettiren kişinin o alan adıyla ilgili yasal hakkının veya meşru bağlantısının bulunmaması.
- Kötü niyet: Alan adının kötü niyetle tahsis ettirilmiş veya kullanılmış olması.
Üçüncü şarttaki “veya” bağlacı önemlidir. Türk “.tr” sistemi, kötü niyetli tahsisi ya da kötü niyetli kullanımı arar; UDRP’deki “kötü niyetle tescil ve kullanım” ifadesiyle aynı değildir. Ayrıca “.tr” şikâyetinde yalnız tescilli markalar değil, koşullarına göre ticarette kullanılan diğer tanıtıcı işaretler de dayanak olabilir. Buna karşılık bir işaretin varlığının ileri sürülmesi, önceki hak sahipliğinin ve diğer koşulların kendiliğinden ispatlandığı anlamına gelmez.
14 Eylül 2022 Öncesi Tahsisler ve Yenileme İstisnası
TRABİS’in faaliyete geçtiği 14 Eylül 2022 tarihinden önce tahsis edilmiş “.tr” alan adlarında geçiş kuralı ayrıca kontrol edilmelidir. İnternet Alan Adları Yönetmeliği geçici m.1/9 ve UÇM Tebliği geçici m.3 uyarınca, bu tarihten önce tahsis edilen alan adlarına kural olarak UÇM uygulanmaz; TRABİS faaliyete geçtikten sonra yenilenmiş olmaları halinde ise UÇM başvurusu yapılabilir. Bu nedenle yalnız ilk tahsis tarihini değil, yenileme kayıtlarını da temin etmek gerekir.
Ayrıca bazı belgeli tahsis edilen kamu veya özel statülü uzantılar hakkında UÇM’ye başvuru sınırlamaları bulunur. Her “.tr” adresinin aynı başvuru rejimine tabi olduğu varsayılmamalıdır; başvuru öncesinde uzantı özelindeki BTK kuralları incelenmelidir. UÇM yolu kapalı olsa bile somut olayın şartlarına göre adli başvuru imkânı ortadan kalkmaz.
UÇM Başvurusu, Cevap Süresi ve Alan Adının Dondurulması
Şikâyetçi, seçtiği UÇHS’ye hak sahipliğini ve Yönetmelik m.25’teki unsurları açıklayan başvurusunu, varsa temsil belgesini ve kanıtlarını sunar. UÇHS başvuruyu kabul ederek alan adı uyuşmazlığını sisteme bildirir; uyuşmazlığa konu alan adı süreç boyunca dondurulur. Dondurma, alan adının üçüncü kişiye devri veya başka kayıt kuruluşuna transferi gibi işlemleri sınırlayan bir tedbirdir; alan adının içeriğinin otomatik olarak yayından kaldırılması anlamına gelmez.
UÇM Tebliği m.9 uyarınca şikâyet edilen, dosyanın kendisine gönderilmesinden itibaren 10 gün içinde cevap ve dayanak belgelerini sunar; talep halinde 10 güne kadar ek süre verilebilir. Cevap verilmemesi, şikâyetin kendiliğinden kabulü değildir; hakem mevcut bilgi ve belgelerle değerlendirme yapar. Şikâyetçi, aynı uyuşmazlık hakkında bir UÇHS’den kesin karar almadan başka bir UÇHS’ye ikinci başvuru yapamaz.
UÇM Kararının Sonucu ve On İş Günlük Uygulama Penceresi
Yönetmelik m.27 uyarınca hakem veya hakem heyeti alan adının iptaline, şikâyetçiye devrine veya şikâyetin reddine karar verebilir. Bu mekanizmada doğrudan maddi ve manevi tazminat kararı verilmez. UÇM Tebliği m.15, kararın uygulanması ile yargısal ihtiyati tedbir ilişkisini özel biçimde düzenler: ilgili 10 iş günlük uygulama aralığında veya sürecin önceki bir aşamasında alınmış konuya ilişkin ihtiyati tedbir kararının UÇHS’ye bildirilmesi halinde hakem kararı uygulanmaz ve mahkeme sürecinin sonucu beklenir. Salt dava açılmış olması, ihtiyati tedbir kararının alınarak usulünce bildirilmesiyle aynı değildir. Süre hesabında kararın taraflara gönderim ve tebliğ kayıtları ayrı ayrı dikkate alınmalıdır.
“.com”, “.net” ve Diğer Uygun Uzantılarda UDRP
UDRP (Uniform Domain-Name Dispute-Resolution Policy), ICANN sistemi kapsamındaki belirli üst düzey alan adlarında kötü niyetli alan adı tescillerine karşı uygulanabilen sözleşmesel/idari uyuşmazlık çözüm yoludur. “.com” ve “.net” gibi genel üst düzey alan adları bu kapsamdadır. Bazı ülke kodlu uzantılar UDRP’yi veya uyarlanmış bir politikayı kabul eder; dolayısıyla uygulanacak politika yalnız uzantının görünümünden hareketle değil, kayıt sözleşmesi ve ilgili sicil düzeni üzerinden belirlenmelidir. Türkiye’nin “.tr” sistemi için kendi UÇM kuralları esas alınır.
UDRP başvurusu, ICANN tarafından tanınan hizmet sağlayıcılarından birine; örneğin Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO) Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi üzerinden yapılabilir. Başvuranın Türk vatandaşı veya Türkiye’de yerleşik olması zorunlu değildir. Bununla birlikte başvurulan alan adının UDRP kapsamına girmesi ve başvuranın marka veya hizmet markası hakkını gösterebilmesi gerekir.
UDRP Politikasındaki Üç Şart
ICANN’in UDRP Politikası m.4(a) uyarınca başvuran şunları birlikte ispatlamalıdır:
- Alan adının, kendisinin hak sahibi olduğu marka veya hizmet markasıyla aynı ya da karıştırılabilecek kadar benzer olduğunu;
- Alan adı sahibinin bu ad üzerinde herhangi bir hak veya meşru menfaatinin bulunmadığını;
- Alan adının kötü niyetle tescil edilmiş ve kötü niyetle kullanılıyor olduğunu.
UDRP’de üçüncü unsur bağlaç olarak “ve” içerir. Ancak boş sayfaya yönlendirilen bir adresin her zaman kötü niyetli kullanım şartından kurtulduğu sonucu çıkarılamaz: WIPO karar pratiğinde, olayın özelliklerine göre pasif elde tutma da kötü niyetli kullanım değerlendirmesinde dikkate alınabilir. UDRP’deki marka hakkı testinin, Türk marka siciliyle veya Türkiye’de tescilli olma şartıyla bire bir özdeş olmadığı da unutulmamalıdır.
UDRP’de Haklı Menfaat Savunmaları
UDRP m.4(c), şikâyetten önce dürüst mal veya hizmet sunumu için kullanımı yahut kanıtlanabilir hazırlığı, o adla yaygın biçimde tanınmayı veya ticari kazanç amacıyla yanıltıcı yönlendirmeye dayanmayan meşru ticari olmayan/dürüst kullanımı haklı menfaat göstergeleri arasında sayar. Örneğin bir sözlük sözcüğünün ilgisiz bir konuda bağımsız bir bilgi sitesi olarak kullanılması, marka sahibinin özel bir tescili bulunduğu gerekçesiyle otomatik olarak kötü niyetli hale gelmez. Şikâyetçi ve alan adı sahibi, kullanımın başlangıcını ve gelişimini tarihli belgelerle ortaya koymalıdır.
UDRP Kararı Ne Sağlar, Ne Sağlamaz?
UDRP heyeti alan adının şikâyetçiye devrine, iptaline veya şikâyetin reddine karar verebilir; tazminat ya da avukatlık ücreti hükmedemez. Şikâyet kabul edildiğinde kararın icrası kural olarak kayıt kuruluşu tarafından gerçekleştirilir. UDRP m.4(k), devre veya iptale ilişkin kararın bildiriminden sonra 10 iş günü beklenmesini ve bu aralıkta politikada gösterilen yetkili yerde açılmış davaya ilişkin uygun resmî belgenin kayıt kuruluşuna sunulması halinde uygulamanın durmasını düzenler. UDRP kararı, devlet mahkemesine başvuruyu bütünüyle kapatan bir kesin hüküm değildir.
TRABİS UÇM ve UDRP Arasındaki Temel Farklar
| Konu | TRABİS UÇM | UDRP |
|---|---|---|
| Alan adı | Uygun “.tr” uzantıları | “.com”, “.net” gibi kapsama giren uzantılar |
| Dayanak işaret | Sahip olunan/ticarette kullanılan marka, unvan, işletme adı veya diğer tanıtıcı işaret | Marka veya hizmet markası hakkı |
| Kötü niyet | Kötü niyetle tahsis veya kullanım | Kötü niyetle tescil ve kullanım |
| Geçiş şartı | 14.09.2022 öncesi tahsislerde sonraki yenileme kontrol edilir | İlgili uzantının politikası ve kayıt sözleşmesi kontrol edilir |
| Karar | Devir, iptal veya ret | Devir, iptal veya ret |
| Tazminat | Bu mekanizmada hükmedilmez | Bu mekanizmada hükmedilmez |
Bu tablo, idari yol seçimi içindir. Marka hakkına tecavüz iddiasına ilişkin Türk mahkemesi incelemesi, her iki mekanizmanın kötü niyet koşullarından bağımsız bir hukuki değerlendirme gerektirir. UÇM veya UDRP şikâyetinin reddedilmesi, her durumda Türkiye’de marka hakkına tecavüz ya da haksız rekabet bulunmadığını kesin biçimde göstermez.
Marka ve Alan Adı Uyuşmazlığında Hangi Deliller Önemlidir?
Alan adı dosyaları büyük ölçüde elektronik kayıtlara dayanır. İnceleme, sadece bir ekran görüntüsüne değil, alan adı kaydının kronolojisi ile somut kullanımın bağının kurulmasına dayanmalıdır. Şikâyetçinin üç şartın her birine yönelik ayrı delil göstermesi; alan adı sahibinin ise meşru hak ve iyi niyet savunmasını destekleyen belgeler sunması gerekir.
| Delil | İspat bakımından önemi |
|---|---|
| Marka ve sicil kayıtları | İşaret, hak sahibi, mal/hizmet listesi, başvuru ve tescil tarihi |
| TRABİS / RDAP / WHOIS kayıtları | Tahsis, yenileme, kayıt kuruluşu ve erişilebilir sahiplik verileri |
| Tarihli site arşivi ve ekran kayıtları | Önceki içerik, yetkili servis iddiaları, reklam veya satış sunumu |
| Yönlendirme ve teknik kayıtlar | Alan adının başka siteye yönlendirilmesi, kullanım zinciri |
| E-posta, teklif, ihtar ve yanıtlar | Devir bedeli, pazarlık amacı, marka hakkından haberdarlık |
| Fatura, lisans ve işletme belgeleri | Alan adı sahibinin meşru kullanımı veya ilişkisinin kapsamı |
WHOIS/RDAP sorgusunda alan adı sahibinin bilgilerinin gizlenmesi, o kişinin mutlaka kötü niyetli olduğunu göstermez. Veri koruma sebebiyle bilgiler kısıtlıysa UÇHS veya yetkili mahkeme aracılığıyla gerekli kayıtların temini değerlendirilir. Site daha sonra kapatılmışsa tarihli arşiv kayıtları önem kazanabilir; fakat arşivin tamlığı, içeriklerin gerçekten ilgili tarihte yayımlanıp yayımlanmadığı ve yönlendirmenin hangi kişiye ait olduğu ayrıca sınanmalıdır.
Uyuşmazlık büyümeden önce ekranların tarih ve URL gösterecek şekilde saklanması, mümkünse bağımsız teknik tespit yaptırılması ve ilgili yazışmaların korunması yararlıdır. Yargılama için marka ihlalinde delil tespiti ve gerekli koşullarda ihtiyati tedbir ayrıca gündeme gelebilir. Tek bir kaynağın eksikliği otomatik olarak tüm iddianın ispatlanamadığı anlamına gelmez; delillerin birbiriyle tutarlılığı esas alınır.
Önce Hangi Tarihler Karşılaştırılmalıdır?
- Şikâyetçinin markasının başvuru/tescil tarihi ve varsa daha eski ticari kullanımı;
- Alan adının ilk tahsis tarihi ve sonraki devralma veya yenileme işlemleri;
- Uyuşmazlık konusu site içeriğinin ve yönlendirmelerin ilk görüldüğü tarih;
- Taraflar arasında distribütörlük, bayilik, lisans veya başka izin ilişkisinin başlangıç ve bitişi;
- Devir teklifleri, ihtarlar, cevaplar ve ilgili işlemlerin sıralanışı.
Özellikle marka tescilinden çok önce alınmış bir alan adında, marka sahibinin hakkının o tarihte mevcut olup olmadığı ve alan adı sahibinin sonradan hangi davranışı gerçekleştirdiği dikkatle ayrılmalıdır. Sonraki marka tescili, önceki meşru alan adı kullanımını kendiliğinden kötü niyetli hale getirmez.
Mahkeme Yolu: Marka Davası ile Alan Adı Şikâyeti Aynı Şey midir?
Hayır. UÇM ve UDRP öncelikle alan adı kaydının devri veya iptaliyle ilgilenir. Türk mahkemesinde ise somut olayda marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının kaldırılması gibi talepler ileri sürülebilir. Marka hakkına tecavüzden doğan davalarda SMK m.156 uyarınca görevli mahkeme, kurulmuş yerlerde fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; diğer yerlerde kanunda belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Yetki, taraf ve uyuşmazlığın koşullarına göre ayrıca belirlenir.
Haksız yönlendirme marka korumasının kapsamına girmese bile, ticari dürüstlük kurallarına aykırı bir müşteri çekme veya karıştırma davranışı varsa haksız rekabet hükümleriyle ilişki ayrıca değerlendirilebilir. Alan adının devri talebinin mahkemece hangi hükme ve teknik uygulama imkânına dayanılarak karara bağlanabileceği ise UÇM/UDRP’deki doğrudan devir yetkisiyle aynı değildir; dava dilekçesinde istenen hukuki sonucun uygulanabilirliği ayrıca açıklanmalıdır.
Yargıtay Kararları Alan Adı Kullanımını Nasıl Değerlendiriyor?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.09.2024 tarihli, E.2023/4172, K.2024/6066 sayılı kararı, “trimblegnss.net” alan adını kullanan tarafın kendi ticari sitesine bağlantılar üzerinden yönlendirme yapmasını ve marka ile bağlantılı olduğu izlenimini somut kullanım bağlamında ele alan bir uyuşmazlığa ilişkindir. Kararda incelenen olay bakımından alan adı üzerinden gerçekleştirilen kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu yönündeki tespit esas itibarıyla korunmuş; Yargıtay, manevi tazminat isteminin reddi, ıslaha karşı zamanaşımı def’inin incelenmemesi ve vekâlet ücreti yönlerinden bozma kararı vermiştir. Uyuşmazlığa mülga 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulandığı gözden kaçırılmamalıdır; kararın ticari etki ve yönlendirme konusundaki değerlendirmesi bugünkü SMK m.7/3-d yorumuna katkı sağlar.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarihli, E.2024/2239, K.2024/7497 sayılı kararı ise “halkbank.istanbul” alan adının üçüncü kişiye tahsis ve satışıyla ilgili uyuşmazlıkta, bölge adliye mahkemesinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin değerlendirmesini onamıştır. Bu dosyada da uyuşmazlığın tabi olduğu dönemin 556 sayılı KHK hükümleri uygulanmıştır. Kararlar, her benzer alan adının otomatik olarak ihlal oluşturduğunu değil, hak sahipliği ile kayıt ve kullanımın ekonomik niteliğinin birlikte incelenmesi gerektiğini gösterir.
İçtihatları değerlendirirken kararda kullanılan hukuki rejim ve olay tarihi önemlidir. Ayrıca alan adını kimin kaydettirdiği, kimin fiilen işlettiği ve hangi kişinin ticari yarar sağladığı farklı kişilere işaret edebileceğinden, davalı sıfatı teknik ve ticari kayıtlarla belirlenmelidir.
Hangi Ek Talepler İleri Sürülebilir?
Şartları gerçekleşirse kullanımın durdurulması, ihlalin sonuçlarının kaldırılması, belirli sayfaların veya yönlendirmelerin etkisizleştirilmesi ve gerekli önlemler talep edilebilir. İhlal nedeniyle maddi veya manevi zararın doğduğu ileri sürülüyorsa bunun hukuki dayanağı, kusur ve ispat meseleleri ayrıca ele alınır. Maddi tazminat hesabı ile marka itibarı zararının giderilmesi bağımsız değerlendirme gerektirir. UÇM veya UDRP’de alan adı devri sağlanması, geçmişte oluşmuş zararın kendiliğinden ödenmesi demek değildir.
İhtar, alan adı sahibine hak ve ihlal iddiasını bildirerek uzlaşma imkânı yaratabilir; fakat her durumda dava açmanın zorunlu ön şartı değildir. İhtarın içeriği ve verilecek yanıt bakımından marka ihtarnamesi ve ihtara cevap ayrı incelemenin konusudur. Talebin türüne göre arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı ve zamanaşımı da ayrıca kontrol edilmelidir.
Alan Adı Uyuşmazlıklarında Somut Örnekler
Örnek 1: Markayı Alan Adı Olarak Kaydedip Satışa Sunmak
A şirketinin uzun süredir kullandığı ve tescil ettirdiği “Neriva” markası için B kişisi “neriva.tr” alan adını kaydettirip doğrudan A şirketine yüksek bedelle satış teklifinde bulunmuş olsun. B’nin bu adla bağımsız bir faaliyeti veya meşru bağlantısı yoksa, teklifin içeriği ve kayıt tarihi kötü niyeti gösterebilir. Alan adının UÇM kapsamına girip girmediği doğrulanarak devir veya iptal talebi değerlendirilebilir. Ancak yalnız rakamın yüksekliği değil, alan adının edinilme amacı ile tüm şartlar kanıtlanmalıdır.
Örnek 2: Yetkili Servis İzlenimi Veren Alan Adı
Bağımsız bir tamircinin “neriva-yetkiliservis.com” alan adından müşteri topladığını, gerçekte üreticiyle yetkili servis ilişkisi bulunmadığını düşünelim. Kullanıcıların resmî servis algısına yöneltilmesi, alan adının ticari etkisi ve meşru bağlantı bulunmaması, hem UDRP kötü niyet değerlendirmesinde hem de Türkiye’deki marka hukuku bakımından önem taşıyabilir. Buna karşılık bağımsız servis hizmetinin gerçeğe uygun biçimde tanıtılması ile sahte yetkilendirme izlenimi yaratılması birbirinden ayrılmalıdır.
Örnek 3: Markadan Önce Kullanılmaya Başlanan Alan Adı
C kişisi “luma.com” adresini bağımsız bir yazılım projesi için yıllardır kullanırken D şirketi daha sonra “LUMA” ibaresini farklı bir alanda marka olarak tescil ettirmiş olsun. C’nin önceki dürüst kullanımı belgeleniyorsa, D’nin marka tescili tek başına alan adının devrini haklı kılmaz. Bununla birlikte sonradan başlatılan yönlendirme veya taklitçi ticari sunum varsa sonraki davranış ayrıca incelenir. Bu örnekler kurgusaldır; olası sonucu belirlemek için alan adı dosyasındaki tüm koşullar değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Markam tescilliyse aynı isimli alan adını otomatik olarak alabilir miyim?
Hayır. Tescilli marka, başkasına tahsis edilmiş alan adı üzerinde kendiliğinden devir hakkı oluşturmaz. Alan adı sahibiyle meşru bağlantı bulunup bulunmadığı, önceki haklar, kayıt tarihi, kötü niyet ve seçilen uyuşmazlık yolunun şartları incelenir.
2. “.com” alan adı için TRABİS’e şikâyet yapılabilir mi?
Hayır. TRABİS’in alan adı düzeni “.tr” uzantılı adreslerle ilgilidir. “.com” için, kayıt sözleşmesinin kapsadığı UDRP mekanizması ve uygun durumlarda adli yollar değerlendirilir.
3. 2022’den önce alınmış “.com.tr” alan adı için UÇM’ye gidilebilir mi?
14 Eylül 2022’den önce tahsis edilmiş “.tr” alan adları kural olarak UÇM kapsamı dışındadır. Ancak bu tarihten sonra yenileme yapılmışsa geçiş hükümleri gereğince başvuru mümkün olabilir. İlgili uzantı için özel istisna da kontrol edilmelidir.
4. Alan adı kullanılmıyor veya site boşsa şikâyet reddedilir mi?
Mutlaka değil. Özellikle kötü niyetli tahsis veya pasif elde tutma iddiası diğer kayıtlarla destekleniyorsa UÇM/UDRP incelemesi yapılabilir. Ancak pasif kayıt tek başına SMK m.7/3-d kapsamında ticari etki taşıyan kullanımın varlığını ispatlamaz.
5. TRABİS UÇM şikâyetine kaç günde cevap verilmelidir?
UÇM Tebliği m.9 uyarınca dosyanın şikâyet edilene gönderilmesinden itibaren 10 günlük cevap süresi vardır; talep üzerine 10 güne kadar ek süre verilebilir. Tebliğde gün ve iş günü olarak gösterilen süreler birbirine karıştırılmamalıdır.
6. UDRP veya UÇM kararıyla tazminat alabilir miyim?
Bu mekanizmalarda alan adının devrine, iptaline veya başvurunun reddine karar verilir; doğrudan maddi ve manevi tazminata hükmedilmez. Tazminat, koşulları varsa ayrı yargısal talep olarak ileri sürülür.
7. UÇM kararına karşı dava açmak alan adı devrini otomatik durdurur mu?
Hayır. UÇM Tebliği m.15, ilgili konuda alınmış ihtiyati tedbir kararının gerekli süre ve usulle UÇHS’ye bildirilmesini düzenler. Sadece dava açmak, bu bildirimle aynı hukuki sonuçları otomatik olarak doğurmaz. UDRP bakımından ise ICANN politikasının 4(k) hükmündeki farklı dava ve bildirim mekanizması uygulanır.
Sonuç
Marka ve alan adı uyuşmazlığı çözümünde ilk adım, alan adının hangi uzantıya ve hangi kayıt politikasına tabi olduğunu tespit etmektir. Ardından marka veya diğer tanıtıcı işaretteki hak sahipliği, tahsis/yenileme kronolojisi, alan adı sahibinin meşru menfaati, kötü niyet ve varsa ticari yönlendirme somut kanıtlarla ortaya konulmalıdır. “.tr” için TRABİS UÇM ve uygun diğer uzantılar için UDRP, esasen devir ve iptal odaklı yollardır; marka hakkına tecavüz veya tazminat konusunda mahkeme incelemesi ayrı bir hukuki zemine dayanır. Somut dosyaya uygun yolun belirlenmesinde marka hukukuna ilişkin hukuki değerlendirme ve uyuşmazlık yönetimi önem taşır.
Yazar: Avukat Fatih Sefer