Patent nedir? Patent, teknik bir buluş için kanunda öngörülen şartların sağlanması ve yetkili kurum tarafından patent verilmesi sonucunda elde edilen, hak sahibine belirli bir süre ve coğrafi alan içinde üçüncü kişilerin izinsiz kullanımını önleme yetkisi tanıyan sınai mülkiyet hakkıdır. Türkiye’de patent koruması, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na (SMK) tabidir. Bir buluşun patentlenebilmesi için kural olarak yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması gerekir. Bununla birlikte buluşun gerçekleştirilmesi veya patent başvurusu yapılması, kendiliğinden verilmiş bir patent hakkı doğurmaz. Başvurunun yayımlanmasıyla belirli koşullarda geçici koruma sağlanabilir; patentin verilmesi ise kanuni inceleme sürecinin tamamlanmasına bağlıdır.
Patent hakkının hukuki niteliğini anlamak için buluşun kendisi, patent isteme hakkı, patent başvurusu ve verilmiş patent arasındaki farkların bilinmesi gerekir. Ayrıca patentin hangi teknik çözümü koruduğu, sahibine hangi yetkileri sağladığı ve bu yetkilerin hangi sınırlarla kullanılabileceği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Patentin Hukuki Niteliği ve Buluş Kavramı
Patent, maddi bir ürünün mülkiyetinden farklı olarak, teknik bir buluş üzerinde kanunla tanınan sınai mülkiyet hakkıdır. Korumanın konusu yalnızca buluşu içeren belirli bir fiziksel eşya değildir. Patent, istemlerle tanımlanmış teknik çözümün kanuni koruma kapsamına giren izinsiz kullanımlarına karşı hak sağlar.
6769 sayılı Kanun’un 82. maddesi, teknolojinin her alanındaki buluşların gerekli şartları taşıması hâlinde patentle korunabileceğini düzenler. Bu nedenle patent korumasının konusu mekanik, elektronik veya kimyasal bir ürünle sınırlı değildir. Teknik niteliği bulunan ürünler ve üretim ya da uygulama usulleri de patent korumasına konu olabilir.
Buluş ile Patent Arasındaki Fark Nedir?
Buluş, belirli bir teknik probleme yönelik teknik çözümü ifade eder. Patent ise bu çözüm için hukuki şartlar karşılanarak elde edilen sınai mülkiyet hakkıdır.
Örneğin bir mühendisin, mevcut sistemlere göre enerji kaybını azaltmayı amaçlayan yeni bir ısı aktarım mekanizması geliştirdiğini düşünelim. Bu teknik çözüm bir buluş niteliğinde olabilir. Ancak mekanizmanın gerçekten yeni olup olmadığı, ilgili teknik alandaki uzman bakımından aşikâr sayılıp sayılmadığı ve sanayiye uygulanabilirliği incelenmeden patent verilebileceği sonucuna ulaşılamaz.
Dolayısıyla bir ürünün çalışması, prototipinin üretilmesi, ticari bakımdan başarılı olması veya daha önce başvuru sahibi tarafından görülmemiş olması tek başına patentlenebilirlik anlamına gelmez.
Ürün Patenti ile Usul Patenti Arasındaki Fark
Patent koruması, buluşun teknik niteliğine göre ürün veya usul üzerinde kurulabilir.
- Ürün patenti: Kanuni şartları karşılayan bir cihazı, mekanizmayı, maddeyi, bileşimi veya başka bir teknik ürünü konu alabilir.
- Usul patenti: Belirli bir teknik sonucun elde edilmesine yönelik üretim veya uygulama yöntemini konu alabilir.
Bu ayrım, patent sahibinin yetkilerini de etkiler. SMK m.85/2, patent konusu ürün üzerindeki belirli fiiller ile patent konusu usulün kullanılması ve bu usulle doğrudan elde edilen ürünler hakkındaki belirli fiilleri ayrı ayrı düzenler.
Örneğin yeni bir kimyasal bileşimi koruyan patent ile bilinen bir bileşimin üretilmesine ilişkin yeni bir teknik yöntemi koruyan patent aynı hukuki kapsamı taşımayabilir. Korumanın sınırı, buluşun genel tanımından değil, patent istemlerinden hareketle belirlenir.
Patent Verilebilmesinin Temel Şartları Nelerdir?
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 82/1. maddesine göre, teknolojinin her alanındaki buluşlara yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarının birlikte bulunması hâlinde patent verilir.
Bu şartlar birbirinden bağımsızdır. Bir buluşun yeni olması, mutlaka buluş basamağı içerdiği anlamına gelmediği gibi sanayide uygulanabilir olması da tek başına patent verilmesi için yeterli değildir.
1. Yenilik Şartı
SMK m.83/1 uyarınca tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluş yeni kabul edilir. Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde toplumun erişimine sunulmuş teknik bilgileri kapsar.
Bu açıklama yazılı veya sözlü tanıtımla, kullanım yoluyla ya da başka herhangi bir biçimde gerçekleşmiş olabilir. Ayrıca SMK m.83/3’te öngörülen, önceki tarihli olup daha sonra yayımlanan belirli patent ve faydalı model başvuruları da yenilik bakımından dikkate alınır.
Bu nedenle yalnızca Türkiye’de aynı ürünün bulunmaması yenilik şartının sağlandığını göstermez. Yabancı patent belgeleri, bilimsel yayınlar, teknik kataloglar ve kamuya erişilebilir önceki kullanım bilgileri de değerlendirmeye dâhil olabilir.
Yeniliğin hangi teknik unsurlar üzerinden ve hangi önceki teknik belgeleriyle karşılaştırılarak belirlendiği, patentte yenilik şartı ve tekniğin bilinen durumu kapsamında ayrıca incelenir.
2. Buluş Basamağı Şartı
SMK m.83/4’e göre buluş, tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında ilgili teknik alandaki uzman kişi bakımından aşikâr değilse buluş basamağı içerir.
Bu ölçüt, buluşun yalnızca önceki çözümlerden farklı olup olmadığını değil, mevcut teknik bilgi karşısında uzman kişi için aşikâr sayılıp sayılmayacağını sorgular.
Örneğin daha önce kullanılmamış bir parça ölçüsü veya malzeme değişikliği buluşu yeni kılabilir. Ancak bu değişikliğin, mevcut teknik bilgiler karşısında uzman kişi için aşikâr olması durumunda buluş basamağı şartı karşılanmayabilir.
Değerlendirmede teknik problem, önceki teknik, istemlerdeki ayırt edici özellikler ve bunların sağladığı teknik etki önem taşır. Konunun ayrıntıları patentte buluş basamağı incelemesi başlıklı makalede ele alınmaktadır.
3. Sanayiye Uygulanabilirlik Şartı
SMK m.83/6 uyarınca buluşun tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikte olması, sanayiye uygulanabilirlik şartının karşılanmasını sağlar.
Buradaki sanayi kavramı yalnızca fabrika üretimini ifade etmez. Teknik çözümün niteliğine göre tarım, enerji, kimya, elektronik, makine veya başka bir üretim ve uygulama alanı söz konusu olabilir.
Henüz ticari ölçekte üretilmemiş bir buluş da sanayiye uygulanabilir olabilir. Bununla birlikte salt bir hedefin açıklanması veya teknik olarak uygulanabilirliği ortaya konulmayan bir öneri, bu şartın karşılandığını kendiliğinden göstermez.
Üç şartın birlikte değerlendirilmesine ilişkin ayrıntılı hukuki çerçeve için patentlenebilirlik şartları incelenebilir.
Hangi Konulara Patent Verilemez?
Bir düşüncenin özgün veya ekonomik açıdan değerli olması, patent koruması için yeterli değildir. 6769 sayılı Kanun’un 82. maddesi, buluş niteliğinde sayılmayan bazı konu ve faaliyetleri ve patent verilemeyecek belirli buluşları düzenler.
SMK m.82/2 kapsamında, yalnızca ilgili konu veya faaliyetin kendisi söz konusu olduğunda patentlenebilirlik dışında kalan örnekler şunlardır:
- Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler,
- Zihni faaliyetlere, iş faaliyetlerine veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler,
- Bilgisayar programlarının kendisi,
- Estetik niteliği bulunan mahsuller ile edebiyat, sanat ve bilim eserleri,
- Bilginin sunumu.
Kanunun bu düzenlemesi, söz konusu alanlarla ilişkili her teknik çözümün koşulsuz olarak patent dışında kaldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. SMK m.82/2, dışlamanın yalnızca belirtilen konu veya faaliyetlerin kendisine ilişkin olduğunu açıkça öngörür.
Özellikle bilgisayar programları bakımından, yalnızca programın kendisi ile teknik bir buluşun parçası olan yazılım unsurlarının patentlenebilirliği birbirinden ayrılmalıdır. Bu ayrım yazılım patentlenebilir mi başlıklı incelemenin konusudur.
Ayrıca SMK m.82/3 kapsamında kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar; kanunda belirlenen sınırlar dâhilinde bitki çeşitleri, hayvan ırkları ve esas olarak biyolojik işlemler; insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis ve tedavi yöntemleri gibi belirli konular patent dışında tutulmuştur.
Bununla birlikte kanun, mikrobiyolojik işlemler ve bunların ürünleri ile teşhis veya tedavi yöntemlerinde kullanılabilen ürünler açısından önemli ayrımlar içermektedir. Dolayısıyla bütün biyoteknolojik veya tıbbi buluşların patentlenemeyeceği söylenemez.
İstisnaların kapsamı ve teknik alanlara göre farklılaşan değerlendirmeler patent verilemeyen buluşlar konusuna aittir.
Patent Hakkı Ne Zaman Doğar?
Patent hakkının doğumunda üç hukuki aşama birbirinden ayrılmalıdır: patent isteme hakkının bulunması, patent başvurusunun yapılması ve patentin verilmesi. Ayrıca başvurunun yayımlanmasına bağlanan geçici koruma hükümleri bulunmaktadır.
1. Buluşun Ortaya Çıkması ve Patent İsteme Hakkı
SMK m.109/1 uyarınca patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine aittir ve bu hakkın başkalarına devri mümkündür.
Dolayısıyla buluşun meydana getirilmesiyle, buluşu yapanın hukuken dikkate alınması gereken patent isteme hakkı söz konusu olabilir. Ancak bu aşama, buluş üzerinde verilmiş bir patent bulunduğu anlamına gelmez.
Başvuru öncesinde buluşun teknik içeriğinin kaydedilmesi, geliştirme belgelerinin korunması ve kamuya açıklama riskinin değerlendirilmesi önemlidir. Bu aşamadaki hukuki tedbirler patent başvurusu öncesi buluşun korunması kapsamında incelenir.
2. Patent Başvurusunun Yapılması
Patent başvurusu, buluşun 6769 sayılı Kanun’da düzenlenen usul çerçevesinde Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulmasıyla başlar.
SMK m.90, patent başvurusunun unsurlarını ve başvuru tarihinin kesinleşmesine ilişkin koşulları düzenler. Patent verilmesi talebi, başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri ile tarifname veya kanuna uygun önceki başvuru atfı, başvuru tarihinin belirlenmesinde temel unsurlardır.
Başvuruda teknik çözümün doğru açıklanması gerekir. SMK m.92/1’e göre buluş, ilgili teknik alandaki uzman kişinin uygulayabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açık ve tam olarak açıklanmalıdır. Bu yükümlülük hakkında patent tarifnamesinde yeterli açıklama şartı ayrıca incelenebilir.
Patent başvurusunun yapılması, patentin verildiği anlamına gelmez. Başvuru, kanuni inceleme sonucunda kabul edilebilir, değişiklik gerektirebilir, geri çekilmiş sayılabilir veya reddedilebilir.
Başvurunun zorunlu unsurları ve Kurum nezdindeki işlem sırası patent başvuru süreci başlıklı ayrı makalenin konusudur.
3. Başvurunun Yayımlanması ve Geçici Koruma
SMK m.97/4 uyarınca, patent başvurusunun Bültende yayımlandığı tarihten itibaren patente sağlanan koruma, başvuru sahibine geçici olarak tanınır.
SMK m.97/5, başvuru konusu buluşu izinsiz kullanan kişinin başvuru ve kapsamından haberdar edilmiş olması hâlinde, geçici korumanın yayımdan önce de söz konusu olabileceğini düzenler. Mikroorganizmalarla ilgili başvurular için aynı maddenin altıncı fıkrasında özel bir başlangıç koşulu yer alır.
Bu koruma, verilmiş patentle her bakımdan özdeş değildir. Ayrıca SMK m.97/7 gereğince başvurunun geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya reddedilmesi durumunda maddede belirtilen sonuçlar doğmamış sayılır.
Geçici koruma, başvuru istemlerinin kapsamı ve yayımın hukuki etkileri hakkında daha ayrıntılı değerlendirme patent başvurusunun yayımlanması ve geçici koruma konusuna aittir.
4. Patentin Verilmesi
SMK m.98 kapsamında yapılan inceleme sonucunda, başvurunun ve ilgili buluşun kanuni koşullara uygun olduğunun tespit edilmesi hâlinde patentin verilmesine karar verilir. Karar ve patent Bültende yayımlanır.
Patentin verilmesi ile başvurunun geçici hukuki durumu arasında önemli bir fark vardır. Verilmiş patent, hak sahibine kanunun ve patent istemlerinin sınırları içinde patentten doğan yetkileri sağlar. Bununla birlikte verilme kararına karşı SMK m.99 kapsamında itiraz edilebilmesi ve kanuni sebeplerle patentin hükümsüzlüğünün istenebilmesi mümkündür.
SMK m.98/9, patentin verilmiş olmasının patentin geçerliliği veya yararlılığı konusunda Kurum tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamayacağını da açıkça düzenler.
| Hukuki aşama | Temel sonuç |
|---|---|
| Buluşun gerçekleştirilmesi | Koşulları varsa buluşu yapana veya haleflerine patent isteme hakkı tanınır; verilmiş patent kendiliğinden oluşmaz. |
| Patent başvurusu | Kanuni başvuru süreci başlar ve ilgili başvuru tarihi belirlenir; henüz patent verildiği sonucu doğmaz. |
| Başvurunun yayımlanması | SMK m.97 koşullarında geçici patent koruması gündeme gelir. |
| Patentin verilmesi | Kanuni inceleme sonucunda patent hakkı tanınır; itiraz ve hükümsüzlük mekanizmaları saklıdır. |
Patent Hakkı Kime Aittir?
Patent isteme hakkının başlangıç noktası, SMK m.109 uyarınca buluşu yapan kişi veya onun hukuki halefidir. Ancak buluş sahibi, başvuru sahibi ve patent sahibi her zaman aynı kişi olmayabilir.
Örneğin bir buluşu gerçekleştiren gerçek kişi, patent isteme hakkını hukuken geçerli şekilde başka bir kişiye devredebilir. Bu durumda başvuru ve patent sahipliği, buluşu fiilen gerçekleştiren kişiden farklılaşabilir.
SMK m.90/5, başvuru sahibinin buluşu yapan kişi olmaması veya buluşu yapanlardan yalnızca biri olması hâlinde, patent başvuru hakkının nasıl elde edildiğinin açıklanmasını öngörür. Aynı maddenin altıncı fıkrası, buluşu yapanın bu sıfatla tanınmasını ve adının belirtilmesini isteme hakkını düzenler.
Çalışanların, birden fazla kişinin veya üniversite mensuplarının gerçekleştirdiği buluşlarda özel hak sahipliği hükümleri uygulanabilir. Bu nedenle teknik geliştirmeyi kimin yaptığı ile patent üzerinde kimin hak sahibi olduğu yalnızca iş sözleşmesine, şirket kayıtlarına veya patent belgesindeki ada bakılarak her durumda kesin biçimde belirlenemez.
Bu ayrımların hukuki sonuçları patent hakkı kime aittir ve buluş sahibinin hakları nelerdir başlıklı makalede incelenmektedir.
Patent Sahibinin Hakları ve Korumanın Sınırları
Patentin temel hukuki etkisi, patent sahibinin koruma kapsamına giren belirli fiilleri üçüncü kişilerin izinsiz gerçekleştirmesini önleyebilmesidir.
SMK m.85/1’e göre patent sahibi, buluşun yeri, teknoloji alanı veya ürünün ithal ya da yerli üretim olması bakımından ayrım yapılmaksızın patent hakkından yararlanır.
SMK m.85/2 çerçevesinde patent sahibinin önlenmesini talep edebileceği fiiller, patentin konusuna ve ilgili şartlara göre şunları içerebilir:
- Patent konusu ürünün izinsiz üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi,
- Patent konusu ürünün kanunda belirtilen amaçlarla elde bulundurulması,
- Patent konusu usulün izinsiz kullanılması,
- Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken patentli usulün başkalarına kullanılmak üzere teklif edilmesi,
- Patent konusu usulle doğrudan elde edilen ürünlere ilişkin kanunda belirtilen satış, kullanım, ithalat ve elde bulundurma fiilleri.
Bu haklar sınırsız değildir. SMK m.85/3, sınai veya ticari amaç taşımayan özel kullanımlar ve belirli deneme amaçlı fiiller dâhil olmak üzere çeşitli istisnalar öngörür. Ayrıca önceki kullanımdan doğan haklar ve hukuka uygun olarak piyasaya sunulmuş ürünlere ilişkin hakkın tükenmesi gibi özel sınırlar uygulanabilir.
Hangi davranışların patent hakkına tecavüz sayılabileceği patent hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı makalede ayrıntılı olarak ele alınır.
Patent Koruma Kapsamını Ne Belirler?
SMK m.89/1 uyarınca patent başvurusunun veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir. İstemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılır.
Bu nedenle patentin adı, özeti veya patentli ürünün ticari ismi tek başına hukuki korumanın sınırlarını göstermez. Patent belgesinin teknik içeriği, istemlerin tanımladığı unsurlar ve bunların ilgili ürün ya da usulle ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin belirli bir sıvı akış düzenini koruyan patent, sıvıyla çalışan bütün cihazlar üzerinde genel bir tekel sağlamaz. Koruma, patentin istemlerinde tanımlanan teknik özelliklerin sınırları içinde belirlenir.
İstemlerin hangi esaslarla yorumlanacağı ve tarifname ile çizimlerin yoruma etkisi patent istemlerinin koruma kapsamı konusuna aittir.
Patent, Buluşu Kullanmak İçin Sınırsız Bir İzin midir?
Hayır. Patent verilmesi, buluşun her durumda serbestçe üretilebileceği, kullanılabileceği veya piyasaya sunulabileceği anlamına gelmez.
Bir ürünün üretimi veya piyasaya sunulması, başka kişilere ait patentlerin koruma kapsamına girebilir. Ayrıca ürünün niteliğine göre ruhsat, izin, güvenlik veya başka düzenleyici yükümlülükler söz konusu olabilir.
Bu nedenle patentlenebilirlik değerlendirmesi ile bir teknolojinin üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmeden kullanılabilip kullanılamayacağının incelenmesi farklı hukuki ve teknik sorulardır.
İkinci değerlendirme, patent kullanım serbestliği (FTO) araştırması kapsamında ele alınır.
Patent Koruma Süresi ve Ülkesellik İlkesi
Patent Kaç Yıl Korunur?
SMK m.101/1 uyarınca patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 20 yıldır ve bu süre uzatılamaz.
Koruma süresinin patentin verilme tarihinden değil, başvuru tarihinden hesaplanması önemlidir. İnceleme sürecinin uzun sürmesi, kanunda belirlenen toplam süreyi patentin verilme tarihinden başlayacak şekilde yeniden başlatmaz.
Korumanın devamı bakımından yıllık ücretlere ve diğer kanuni koşullara uyulması gerekir. Sürenin dolması, hakkın sona ermesi ve bunların sonuçları patent koruma süresi ve hakkın sona ermesi başlıklı makalede ayrıntılı biçimde incelenmektedir.
Türkiye’de Alınan Patent Yurt Dışında Geçerli midir?
Patent hakları, esas itibarıyla ülkesellik ilkesine dayanır. Türkiye’de verilen bir patent, tek başına bütün ülkelerde geçerli bir patent hakkı oluşturmaz.
Bir buluşun başka ülkelerde korunması isteniyorsa, ilgili ülke veya bölge bakımından uygulanabilecek patent başvuru ve koruma mekanizmaları ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle Türkiye’deki bir patent belgesinin bulunması, başka bir ülkedeki üretim veya satış faaliyetlerinin aynı patent hakkıyla doğrudan engellenebileceği anlamına gelmez. Konu, yurt dışında patent koruması bakımından ele alınmalıdır.
Somut Bir Buluşun Patent Koruması Bakımından Değerlendirilmesi
Bir buluşun patent korumasına uygun olup olmadığı, yalnızca buluş sahibinin açıklaması veya ürünün yenilikçi göründüğü yönündeki değerlendirmeyle belirlenemez. Teknik ve hukuki inceleme, belirli sorular üzerinden yapılmalıdır.
Teknik Problem ve Çözümün Belirlenmesi
Öncelikle buluşun hangi teknik problemi çözdüğü ve bu çözümü sağlayan teknik özelliklerin neler olduğu açıklanmalıdır.
Örneğin enerji tüketimini azaltan bir düzenek bakımından yalnızca “daha az enerji tüketen cihaz” ifadesi yeterli değildir. Enerji tüketimini azaltan teknik mekanizmanın, bu mekanizmanın nasıl çalıştığının ve önceki çözümlerden hangi özelliklerle ayrıldığının belirlenmesi gerekir.
Bu tespit hem patentlenebilirliğin değerlendirilmesi hem de başvuruda korunması istenen teknik konunun doğru açıklanması bakımından önem taşır.
Önceki Teknik Belgelerinin İncelenmesi
Somut buluşun yenilik ve buluş basamağı bakımından değerlendirilmesinde, ilgili teknik alana ait önceki patent ve faydalı model belgeleri ile diğer erişilebilir teknik bilgiler araştırılmalıdır.
Bu araştırma sırasında yalnızca aynı isimle yayımlanmış ürünler değil, aynı teknik özellikleri farklı biçimlerde açıklayan belgeler de önem taşıyabilir.
Teknik belgelerin nasıl sınıflandırılıp karşılaştırılacağı, patent araştırması ve önceki teknik taraması başlıklı ayrı incelemenin konusudur.
Buluşun Açıklanması ve Deliller
Patent isteme hakkı, teknik içeriğin belirlenmesi veya daha sonra ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından aşağıdaki kayıtlar önem taşıyabilir:
- Buluşun teknik gelişimini gösteren tarihli çalışma kayıtları,
- Teknik çizimler, hesaplamalar ve deney sonuçları,
- Prototiplerin hazırlanmasına ilişkin belgeler,
- Buluş üzerindeki katkıyı gösteren proje ve iş birliği kayıtları,
- Başvuru ve varsa rüçhan tarihini gösteren belgeler,
- Patent dosyasının tarifname, istem ve resimleri,
- Kurumun araştırma, inceleme ve verilme işlemlerine ilişkin kayıtları.
Bu belgelerin hukuki değeri, ispatlanması gereken somut olguya göre değişir. Örneğin prototipin belirli bir tarihte tamamlandığını gösteren kayıt, buluşun teknik gelişimini ispatlamaya yardımcı olabilir; ancak tek başına patentlenebilirliği veya patent hakkının sahibini kesin olarak kanıtlamaz.
Buluşun Başvurudan Önce Açıklanmasının Etkisi
Başvuru öncesinde yapılan açıklamalar, patentlenebilirlik bakımından özel önem taşır. SMK m.83’ün tekniğin bilinen durumuna ilişkin hükümleri nedeniyle, toplumun erişimine sunulan teknik bilgi yenilik değerlendirmesini etkileyebilir.
Bununla birlikte SMK m.84, buluşun açıklanmasına ilişkin belirli durumlarda ve koşullarda, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önceki on iki aylık dönem bakımından istisna düzenler. Bu istisna her açıklamaya koşulsuz olarak uygulanmaz. Şartların gerçekleştiğini ileri süren tarafın ispat yükümlülüğü de bulunmaktadır.
Dolayısıyla buluşun fuarda gösterilmesi, internette açıklanması veya bilimsel yayında yer alması hâlinde korumanın mutlaka kaybedildiği ya da mutlaka korunduğu söylenemez. Açıklamanın tarihi, içeriği, kim tarafından yapıldığı ve kanuni istisnaların şartları incelenmelidir.
Bu husus patent yenilik 12 ay istisnası ve buluşun önceden açıklanması başlıklı makalede ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.
Verilmiş Patentin Geçerliliği ve Koruma Sınırı
Bir patentin verilmiş olması, sonradan geçerliliğine itiraz edilemeyeceği anlamına gelmez. SMK m.138, patent verilebilirlik şartlarının bulunmaması, buluşun yeterince açıklanmaması veya kanunda sayılan diğer sebeplerle patentin hükümsüzlüğüne karar verilebilecek hâlleri düzenler.
Bu nedenle bir patent belgesinin varlığı ile patentin geçerliliği ve somut bir ürünün patent kapsamına girip girmediği farklı konulardır.
Hükümsüzlük sebeplerinin ve yargısal denetimin ayrıntıları patent hükümsüzlüğü davası başlıklı incelemede ele alınmaktadır.
Patent ile Faydalı Model Aynı Hak mıdır?
Hayır. Patent ve faydalı model, teknik buluşların korunmasına ilişkin olmakla birlikte verilebilirlik şartları, koruma süresi ve korunabilecek konular bakımından farklılıklar taşır.
SMK m.82 ve m.83 kapsamında patent için yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik birlikte aranırken, faydalı model korumasında buluş basamağı şartı aynı şekilde uygulanmaz. Ayrıca faydalı model korumasına konu olamayacak belirli teknik alanlar bulunmaktadır.
SMK m.101/1 uyarınca patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 20 yıl, faydalı modelin koruma süresi ise 10 yıldır.
Bu farklılıklar, belirli bir buluş için hangi koruma türünün uygun olduğunun değerlendirilmesini gerektirir. Ayrıntılı karşılaştırma için patent ile faydalı model arasındaki farklar incelenebilir.
Patent veya faydalı model dışındaki sınai ve fikrî mülkiyet hakları da farklı koruma konularına sahiptir. Teknik çözüm, ürünün görünümü, ticari işaret ve eser niteliği arasındaki ayrım için patent, marka, tasarım ve telif arasındaki farklar ayrıca değerlendirilmelidir.
Patent Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Patent Nedir, Kısaca Ne İşe Yarar?
Patent, kanuni şartları taşıyan teknik bir buluş için verilen ve sahibine koruma kapsamındaki belirli izinsiz fiilleri önleme hakkı sağlayan sınai mülkiyet hakkıdır. Patent, buluş sahibinin teknik çözümden hukuken yararlanmasına imkân tanırken, koruma kapsamını ve süresini de sınırlandırır.
Sadece Bir Fikre Patent Alınabilir mi?
Soyut bir düşünce veya gerçekleştirilmesi arzulanan sonuç, tek başına patentlenebilir bir buluş değildir. Patent koruması için teknik bir çözümün ortaya konulması, kanuni patentlenebilirlik şartlarının sağlanması ve buluşun yeterince açıklanması gerekir. Henüz prototip üretilmemiş olması ise tek başına patent verilmesine engel değildir.
Patent Başvurusu Yapmak Buluşu Patentli Hâle Getirir mi?
Hayır. Başvuru yapılması patentin verildiği anlamına gelmez. Kanuni araştırma ve inceleme sürecinin tamamlanması gerekir. Bununla birlikte SMK m.97 uyarınca başvurunun yayımlanmasıyla ve kanunda belirtilen bazı diğer koşullarda geçici koruma söz konusu olabilir.
Patent Olmadan Buluş Korunabilir mi?
Verilmiş patent bulunmadığında patentten doğan yetkilerin tamamı kendiliğinden kullanılamaz. Bununla birlikte patent isteme hakkı, yayımlanmış başvurunun geçici koruması ve somut olayın niteliğine göre başka hukuki koruma mekanizmaları gündeme gelebilir. Bu korumaların konusu ve şartları patent hakkıyla özdeş değildir.
Patent Koruması Kaç Yıl Sürer?
6769 sayılı Kanun’un 101/1. maddesine göre patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 20 yıldır ve uzatılamaz. Korumanın devamı için yıllık ücretler dâhil kanuni yükümlülüklere uyulması gerekir.
Patentli Bir Ürünü Başkası Üretebilir mi?
Patent konusu ürünün izinsiz üretilmesi, SMK m.85 kapsamında hak sahibinin önlenmesini talep edebileceği fiiller arasındadır. Ancak somut üretimin patent istemlerinin kapsamına girip girmediği, geçerli bir izin bulunup bulunmadığı ve kanuni istisnaların uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir. Yalnızca ürünlerin benzer görünmesi patent ihlalini kanıtlamaz.
Türkiye’de Alınan Patent Bütün Dünyada Geçerli midir?
Hayır. Türkiye’de verilen patent, tek başına dünya çapında koruma sağlamaz. Başka ülkelerde patent koruması elde edilmesi için ilgili ülkelerin veya uygulanabilir bölgesel sistemlerin hukuki şartlarının karşılanması gerekir.
Sonuç
Patent nedir sorusunun hukuki cevabı, yalnızca buluş sahibine verilen bir belge veya teknik fikrin tescili olarak açıklanamaz. Patent; kanuni şartları taşıyan bir teknik buluşun, başvuru ve inceleme sonucunda belirlenen istem kapsamı içinde, sınırlı süre ve coğrafi alanda korunmasını sağlayan sınai mülkiyet hakkıdır.
Patent korumasının değerlendirilmesinde temel ayrım, buluşun gerçekleştirilmesiyle patent isteme hakkının bulunması, başvurunun yapılmasıyla oluşan hukuki durum ve patentin verilmesiyle tanınan haklar arasındadır. Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik şartları birlikte aranmalı; patent verilemeyecek konular, yeterli açıklama yükümlülüğü ve korumanın kanuni sınırları göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut bir buluşun patent korumasına uygunluğu, mevcut patentin kapsamı veya patent hakkından doğan hukuki yetkilerin değerlendirilmesinde, ilgili belgelerin teknik ve hukuki yönden birlikte incelenmesi önem taşır. Bu konulardaki hukuki temsil ve danışmanlığın kapsamına ilişkin bilgilere patent hukuku alanında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sayfasından ulaşılabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer