İstanbul ceza avukatı; gözaltı, ifade, tutuklama ve kovuşturma süreçlerinde şüpheli veya sanığa müdafi olarak, suçtan zarar gören kişiye ise vekil olarak hukuki yardım veren avukattır. Türk hukukunda “ceza avukatı” ya da “ağır ceza avukatı” diye resmî bir unvan veya uzmanlık belgesi yoktur; bu ifadeler, mesleğini ceza davalarına yoğunlaştırmış avukatları anlatmak için kullanılır. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak Bakırköy Adliyesi karşısındaki ofisimizden İstanbul’daki bütün adliyelerde, gerektiğinde Türkiye’nin her yerinde ceza dosyası takip ediyoruz. Bu sayfada; İstanbul’da bir ceza dosyasının hangi adliyede ve hangi mahkemede görüleceğini, gözaltından infaza kadar her aşamada avukatın ne yaptığını, 2026 yılı ücret tarifesini ve ceza avukatı seçerken nelere bakmanız gerektiğini anlatıyoruz.
Son güncelleme: 9 Ekim 2026 — 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026) ve 7593 sayılı Kanun değişiklikleri işlenmiştir.
İstanbul Ceza Avukatı Kimdir, Ne Yapar?
Ceza avukatı, bir suç isnadıyla karşılaşan kişinin (şüpheli veya sanık) savunmasını üstlenen ya da suçtan zarar gören kişiyi (mağdur, müşteki, katılan) temsil eden avukattır. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), şüpheli veya sanığın avukatına müdafi, mağdur ve katılanın avukatına vekil der. Her avukat ceza dosyası alabilir; “ceza avukatı” ifadesi bir unvan değil, avukatın pratikte hangi alanda yoğunlaştığını anlatan bir tanımdır.
Avukatlık Kanunu m. 55, avukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek davranışlarda bulunmasını ve avukat ile akademik unvanlar dışında sıfat kullanmasını yasaklar. Bu yüzden bir avukatın kendisini “uzman ceza avukatı” ya da “en iyi ceza avukatı” diye tanıtması mesleki kurallara aykırıdır. Doğru soru “kim en iyi?” değil, “dosyamı kim, hangi deneyimle ve nasıl takip edecek?” sorusudur.
İstanbul’da bir ceza avukatının başlıca işleri şunlardır:
- Gözaltında karakolda veya emniyette müvekkille görüşmek, ifadede hazır bulunmak ve susma hakkının fiilen kullanılmasını sağlamak,
- Savcılık ifadesinde ve sulh ceza hâkimliğindeki tutuklama sorgusunda savunma yapmak,
- Gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma kararlarına itiraz etmek,
- Soruşturma dosyasını incelemek, lehe delillerin toplanmasını istemek, hukuka aykırı delillere itiraz etmek,
- Uzlaştırma, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve iddianamenin iadesi gibi dosyayı mahkemeye gitmeden kapatabilecek yolları değerlendirmek,
- Duruşmalarda savunma yapmak, tanıklara soru yöneltmek, bilirkişi raporlarına itiraz etmek,
- Hükümden sonra istinaf, temyiz ve gerektiğinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmak,
- Kesinleşen hükmün infazında koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve açık cezaevi gibi haklar için başvurmak.
Hangi Aşamadasınız? Durumunuza Göre İlk Adım
Ceza dosyasında ne yapılacağı, dosyanın hangi aşamada olduğuna göre değişir. Bize ulaşan kişilerin çoğu aşağıdaki dört durumdan birindedir.
Siz veya yakınınız gözaltındaysa
İlk iş, ifade vermeden önce avukatla görüşmektir. CMK m. 147 uyarınca ifadeden önce müdafi hakkı ve susma hakkı hatırlatılmak zorundadır. Avukat gelmeden ifade vermeyin; gözaltı süresi ve itiraz yolları için aşağıdaki gözaltı bölümüne bakın.
İfadeye çağrıldıysanız veya hakkınızda soruşturma varsa
Savcılık veya kolluk ifadesine avukatla gidin. Bu aşamada dosya incelenir, lehe deliller sunulur ve suç uzlaştırma kapsamındaysa uzlaştırma süreci değerlendirilir. 2025’te İstanbul başsavcılıklarında karara bağlanan dosyaların %59,2’si kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanmıştır.
Hakkınızda dava açıldıysa
İddianame mahkemece kabul edilmişse kovuşturma başlamıştır. Görevli mahkemeyi, delil durumunu ve HAGB, erteleme, basit yargılama gibi seçenekleri ilk duruşmadan önce değerlendirmek gerekir.
Hüküm verildiyse veya cezanız kesinleştiyse
İstinaf süresi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren işler. Kesinleşmiş mahkûmiyette ise infaz hesabı, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik başvuruları gündeme gelir.
Ceza Davaları Hangi Mahkemede Görülür?
Ceza davasının görüleceği mahkeme, 5235 sayılı Kanun’a göre suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına ve kanunun ayrıca saydığı suçlara göre belirlenir. Görev, dosyanın süresini, zorunlu müdafiliği ve avukatlık ücretini doğrudan etkiler.
5235 sayılı Kanun m. 12 ve m. 14: Ağır ceza mahkemeleri; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar ile kanunda ayrıca sayılan yağma (TCK m. 148), irtikâp (TCK m. 250/1-2), kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği (TCK m. 204/2), hileli iflas (TCK m. 161), devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile terör suçlarına bakar. Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı esas alınır. Bunların dışındaki dava ve işler asliye ceza mahkemesinindir (m. 11).
| Merci | Ne iş görür? | Örnekler |
|---|---|---|
| Sulh ceza hâkimliği | Soruşturma evresinde hâkim kararı gereken işler ve bunlara itirazlar (5235 m. 10) | Tutuklama, adli kontrol, arama, elkoyma, gözaltına itiraz, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz |
| Asliye ceza mahkemesi | Ağır ceza ve sulh ceza hâkimliğinin görevi dışında kalan davalar | Kasten yaralama (TCK 86), tehdit (106), hırsızlık ve nitelikli hırsızlık (141, 142/1-2), dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık (157, 158/1), kullanmak için uyuşturucu (191), cinsel taciz (105), hakaret (125) |
| Ağır ceza mahkemesi | Üst sınırı on yılı aşan suçlar ve kanunda sayılan suçlar | Kasten öldürme (81-82), uyuşturucu ticareti (188), yağma (148-149), çocukların cinsel istismarı (103), organ sokma suretiyle cinsel saldırı (102/2), zimmet (247), rüşvet (252), hileli iflas (161), insan ticareti (80) |
Aynı suçun temel hâli ile nitelikli hâli farklı mahkemelerde görülebilir. Örneğin basit cinsel saldırı (TCK m. 102/1, beş ila on yıl) asliye ceza mahkemesinin, organ sokma suretiyle cinsel saldırı (m. 102/2) ise ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Taksirle öldürmenin temel hâli asliye cezada, birden fazla kişinin ölümüne yol açan hâli (m. 85/2, on beş yıla kadar) ağır cezada görülür. Mahkemelerin yapısını ve görev alanını ağır ceza mahkemesi ve asliye ceza mahkemesi sayfalarımızda ayrıntılı anlattık. On yılı aşan hapis cezası gerektiren dosyalara ilişkin çalışmamız ise İstanbul ağır ceza avukatı sayfamızdadır.
İstanbul’daki Adliyeler ve Bağlı İlçeler
İstanbul’da tek bir adliye yoktur; her ilçe, yargı çevresi Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla belirlenen bir adliyeye bağlıdır. Suçun işlendiği yer, dosyanın hangi başsavcılıkta ve hangi mahkemede görüleceğini belirler. Bu yüzden İstanbul’da ceza avukatı arayan kişinin ilk öğrenmesi gereken bilgi, dosyasının bağlı olduğu adliyedir.
| Adliye | Bağlı ilçeler | Bölge sayfası |
|---|---|---|
| Bakırköy Adliyesi | Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Esenler, Zeytinburnu | Bakırköy ceza avukatı, Bağcılar ceza avukatı |
| İstanbul (Çağlayan) Adliyesi | Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kağıthane, Sarıyer, Şişli | — |
| Küçükçekmece Adliyesi | Küçükçekmece, Başakşehir, Avcılar | Küçükçekmece ceza avukatı |
| Büyükçekmece Adliyesi | Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt | Büyükçekmece ceza avukatı, Esenyurt ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı |
| Gaziosmanpaşa Adliyesi | Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sultangazi | Gaziosmanpaşa ceza avukatı |
| İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) | Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sultanbeyli, Sancaktepe, Çekmeköy; ilçe adliyeleriyle Beykoz, Şile, Adalar | Anadolu Yakası ağır ceza avukatı |
Bakırköy Adliyesi, ceza mahkemelerinin bulunduğu Osmaniye’deki ana binasıyla Türkiye’nin en büyük adliye binalarından biridir; büromuz bu binanın karşısındadır. Büyükçekmece ve Gaziosmanpaşa adliyelerinde 2024’ten beri bağımsız ağır ceza mahkemeleri görev yapmaktadır. Anadolu Yakası’nın ceza dosyalarının neredeyse tamamı Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür. Yargı çevreleri HSK kararlarıyla değişebildiği için dosyanızın bağlı olduğu adliyeyi tebligattan veya e-Devlet’teki UYAP kaydından kontrol etmenizi öneririz.
İstanbul Ceza Avukatı Hangi Davalara Bakar?
Büromuz şüpheli ve sanık müdafiliğinin yanında mağdur ve katılan vekilliği de üstlenir. İstanbul’da en sık takip ettiğimiz dosya türleri aşağıdadır.
İstanbul’da uyuşturucu davaları
Uyuşturucu imal ve ticareti (TCK m. 188) on yıldan az olmamak üzere hapis gerektirir ve ağır ceza mahkemesinde görülür. Kullanmak için satın alma veya bulundurma (m. 191) ise asliye ceza mahkemesinin görevindedir ve kural olarak beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararıyla başlar. İki suç arasındaki ayrım; ele geçen madde miktarına, paketleme biçimine, telefon kayıtlarına ve tanık beyanlarına göre yapılır ve dosyanın sonucunu belirleyen asıl tartışma budur. Bu dosyalardaki çalışmamızı uyuşturucu davası avukatı sayfamızda anlattık.
İstanbul’da cinsel suçlar
Cinsel saldırı (TCK m. 102), çocukların cinsel istismarı (m. 103), reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104) ve cinsel taciz (m. 105) dosyalarında delil çoğu zaman mağdur beyanına dayanır; beyanın tutarlılığı, adli tıp raporları ve dijital deliller birlikte değerlendirilir. Bu suçlar uzlaştırmaya tabi değildir. Ayrıntılar cinsel suç avukatı sayfamızdadır.
Dolandırıcılık ve IBAN dosyaları
Basit dolandırıcılık (TCK m. 157) uzlaştırma kapsamındadır; nitelikli dolandırıcılık (m. 158/1, üç ila on yıl) uzlaştırmaya tabi değildir ve asliye ceza mahkemesinde görülür. 7589 sayılı Kanun’la eklenen m. 158/4 uyarınca, suça iştirak yalnızca kendi banka kartını, hesap bilgilerini veya kripto hesabını başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir. Dolandırıcılık dosyalarındaki çalışmamız için dolandırıcılık suçu avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Kasten öldürme, yaralama ve tehdit
Kasten öldürme dosyalarında meşru savunma, haksız tahrik, olası kast ve teşebbüs tartışmaları cezayı belirler. Kasten yaralama ve tehdit suçu İstanbul’da en sık açılan dosyalar arasındadır; basit hâlleri uzlaştırmaya tabidir, silahla işlenen veya aile içinde işlenen nitelikli hâlleri ise uzlaştırma dışında kalır.
Hırsızlık, yağma ve malvarlığına karşı suçlar
Hırsızlık suçu ve m. 142’nin birinci ve ikinci fıkralarındaki nitelikli hırsızlık asliye ceza mahkemesinde görülür; basit hırsızlık uzlaştırmaya tabidir. Yağma (gasp) ise kanunda sayıldığı için her hâlinde ağır ceza mahkemesinin görevindedir.
Diğer dosyalar
Resmî belgede sahtecilik, zimmet, rüşvet ve irtikâp gibi kamu görevine ilişkin suçlar; bilişim suçları; trafik kazalarından doğan taksirle öldürme ve yaralama; konut dokunulmazlığının ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal dosyalarında da müdafilik ve vekillik yapıyoruz. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat (CMK m. 141) talepleri de çalışma alanımızdadır.
Gözaltı ve İfade: İlk 24 Saatte Ne Yapılmalı?
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir (CMK m. 91). Gözaltına alınan kişi, müdafii veya yakınları gözaltı kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir; hâkim başvuruyu 24 saat dolmadan sonuçlandırır. Süreleri ve itiraz yolunu gözaltı süresi ve gözaltına itiraz yazımızda ayrıntılı anlattık.
İfadeden önce şüpheliye şu haklar bildirilmek zorundadır (CMK m. 147): kendisine yüklenen suç, müdafi seçme ve müdafiin ifadede hazır bulunması hakkı, yakınlarına haber verilmesi, açıklama yapmama hakkı ve lehine delil toplanmasını isteme hakkı. Susma hakkı, hatırlatılmakla yetinilemeyecek, fiilen kullandırılması gereken bir haktır.
CMK m. 148/4: “Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.” Kötü davranma, yorma, aldatma, tehdit gibi yasak usullerle alınan ifade ise rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m. 148/3).
Yargıtay 3. Ceza Dairesi (E. 2021/2872, K. 2021/9424), müdafi bulunmadan kollukta alınan ve sonradan kabul edilmeyen ifadeye dayanan mahkûmiyeti bu gerekçeyle bozmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (E. 2019/390, K. 2019/586) da müdafisiz alınan suç kabulünün ikrar değeri taşımadığını belirtmiştir. AİHM’in Salduz/Türkiye kararı, gözaltında avukat yardımı olmadan alınan ifadeye dayanan mahkûmiyetin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ortaya koymuştur. Anayasa Mahkemesi de Burhan Gülseven (B. No: 2019/41753) kararında, şüphelinin avukatıyla ancak gözaltının onuncu gününde görüşebilmesini ihlal saymıştır.
Gözaltındaki kişinin yakınlarına pratik önerimiz şudur: hangi emniyet birimine götürüldüğünü öğrenin, bir avukatı arayın ve avukat gelene kadar ifade verilmemesini sağlayın. Kişinin sağlık durumuyla ilgili bir sorun varsa bu, ilk görüşmede tutanağa geçirilmelidir.
Soruşturma Aşamasında Ceza Avukatının Rolü
Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlar ve iddianamenin mahkemece kabulüne kadar sürer. Dosyanın mahkemeye gidip gitmeyeceği bu aşamada belirlenir. Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m. 153/1). Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, örgüt suçları gibi sınırlı sayıdaki suçta bu yetki hâkim kararıyla kısıtlanabilir; ancak şüphelinin ifade tutanağı ve bilirkişi raporları kısıtlamanın dışında kalır (m. 153/2-3).
Bu aşamada yaptığımız başlıca işler şunlardır:
- Dosya analizi: lehe ve aleyhe delillerin tespiti, suçun doğru nitelendirilip nitelendirilmediğinin denetimi.
- Delil talebi: HTS ve baz istasyonu kayıtları, kamera görüntüleri, tanık dinletme gibi lehe delillerin toplanması için savcılığa yazılı başvuru. Tutuklu şüpheli bu delilleri kendisi toplayamaz; bu boşluğu müdafi kapatır.
- Hukuka aykırı delil itirazı: usulsüz arama veya elkoymayla elde edilen delillerin dışlanması için talep.
- Uzlaştırma: suç CMK m. 253 kapsamındaysa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; edimin yerine getirilmesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararı: yeterli şüphe oluşmadığında bu karar verilir; mağdur tarafta isek bu karara sulh ceza hâkimliğine itiraz ederiz.
Anayasa Mahkemesi’nin Civan Boltan (B. No: 2014/5324) kararı, avukatın ilk görüşmede müvekkilin sağlık durumunu tespit edip ifadenin hukuka aykırılığını tutanağa geçirmesinin sonraki yargılama için belirleyici olduğunu gösterir. Yavuz Arslan (B. No: 2014/16433) başvurusunda da müdafiin yönlendirmesiyle şüphelinin okumadığı tutanağı imzalamaktan kaçınması, avukatın haklarını hatırlatma işlevinin somut faydasıdır.
Tutuklama, Tahliye ve Tutukluluğa İtiraz
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile kaçma veya delil karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin birlikte bulunmasını gerektirir. Tutuklama, işin önemi ve beklenen cezayla ölçülü değilse verilemez (CMK m. 100/1). Üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda, kasten işlenen vücut dokunulmazlığına karşı suçlar hariç, tutuklama yasaktır (m. 100/4). Soruşturmada tutuklama kararını savcının talebiyle sulh ceza hâkimi verir; karar, kuvvetli şüpheyi, tutuklama nedenini, ölçülülüğü ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağını somut olgularla göstermek zorundadır (m. 101/2).
Tutuklu kişi soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir (m. 104); tutuklama kararına ve tahliye talebinin reddine karşı itiraz yolu açıktır. İtirazın içeriği ve süresi için tutuklama kararına itiraz yazımıza bakabilirsiniz. Türkiye’de tutuklu sayısı 2023 sonundaki 38.537’den Nisan 2026’da 62.514’e çıkmıştır; bu tablo, itirazın gerekçeli ve zamanında yapılmasının önemini artırmaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin bu alandaki çizgisi nettir:
- Adem Kaplan (B. 2020/3050, 11.06.2024): Kaçma şüphesinin somut olgularla gösterilmemesi ve yalnızca suçun ağırlığına dayanılması ihlaldir; iki ay 21 günlük tutukluluk bile ölçüsüz bulunmuştur.
- İnan Uçar (B. 2019/39928, 11.07.2023): Diğer sanıkların kaçması veya delil karartması, başvurucu için karine oluşturmaz.
- Ünal Kalemci (B. 2015/12755, 12.06.2018): Sanığın 21 ay boyunca hâkim önüne çıkarılmadan dosya üzerinden tutukluluk incelemesi yapılması ihlaldir.
- Engin Demir (B. 2013/2947, 17.12.2015) ve Mustafa Başer ve Metin Özçelik (B. 2015/7908, 20.01.2016): CMK m. 100/3’teki katalog suçlarda dahi tutuklama nedeni otomatik var sayılamaz; kuvvetli şüpheye dayanak deliller objektif olgulara dayanmalıdır.
Kanuna aykırı yakalama ve tutuklama ile tutuklandıktan sonra beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde, kişi maddi ve manevi zararını CMK m. 141 uyarınca Devletten isteyebilir.
Kovuşturma, Duruşma ve Kanun Yolları
İddianamenin kabulüyle kovuşturma başlar. Duruşmadan önce iddianame, deliller ve önceki tutanaklar incelenir; sanık beyanları, tanık anlatımları ve teknik deliller arasındaki çelişkiler tespit edilir. Suçun nitelendirmesi yanlışsa gerekçeli talep sunulur. Müdafi tanıklara doğrudan soru yöneltebilir (CMK m. 201); bilirkişi raporlarına itiraz eder, gerekirse ek rapor veya uzman görüşü ister. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller hükme esas alınamaz (CMK m. 206, 217).
Basit yargılama ve seri muhakeme
Basit yargılama usulü, asliye ceza mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezası veya üst sınırı iki yıl ve daha az hapis gerektiren suçlarda uygulanabilir; duruşma yapılmadan hüküm kurulur ve mahkûmiyette sonuç ceza dörtte bir indirilir (CMK m. 251). Seri muhakeme usulü ise kanunda sayılan suçlarda, şüphelinin müdafii huzurunda kabulüyle soruşturma evresinde uygulanır ve cezadan yarı oranında indirim sağlar (CMK m. 250). Bu usullerin müvekkil lehine olup olmadığı, dosyanın delil durumu görülmeden kabul edilmemelidir.
İstinaf, temyiz ve bireysel başvuru
İlk derece kararına karşı bölge adliye mahkemesine istinaf (CMK m. 272 vd.), bölge adliye mahkemesi kararına karşı kanunda öngörülen hâllerde Yargıtay’a temyiz (m. 286 vd.) yoluna gidilir. Anayasa Mahkemesi 30.03.2023 tarihli kararında (B. 2019/41680) gerekçeli kararın müdafiye tebliğ edilmemesini hak ihlali saymıştır. 2025’te Yargıtay ceza dairelerinin verdiği kararların %24,9’u bozma kararıdır. Olağan kanun yolları tükendikten sonra adil yargılanma, kişi özgürlüğü veya ifade özgürlüğü ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
HAGB ve Uzlaştırma: 2026 Güncel Durum
Güncel durum (9 Ekim 2026): CMK m. 231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları, 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’la yeniden yazılmıştır. Aşağıdaki bilgiler yeni metne göredir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanığa verilen ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise uygulanabilir ve kurulan hükmün, müsadere hariç, sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Yeni m. 231/6’ya göre HAGB için üç koşul aranır:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına bakarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması,
- Suçla mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi (derhâl giderilemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da karar verilebilir).
Yeni metinde sanığın HAGB’yi kabul etmesine ilişkin bir şarta yer verilmemiştir. Denetim süresi beş yıldır; bu süre içinde dava zamanaşımı durur. Denetim süresinde kasten yeni suç işlenir veya yükümlülüklere aykırı davranılırsa mahkeme hükmü açıklar; ancak yükümlülüğünü yerine getiremeyen sanığın durumuna göre cezanın yarısına kadar kısmının infaz edilmemesine ya da hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırıma çevrilmesine karar vererek yeni hüküm kurabilir (m. 231/11). HAGB kararına karşı istinaf yoluna gidilir ve karar usul ve esas yönünden incelenir (m. 231/12). İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m. 17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanmaz (m. 231/14).
Yargıtay Ceza Genel Kurulu (01.12.2020, E. 2018/363, K. 2020/490), sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutumu tartışılmadan HAGB’nin reddedilmesini bozma nedeni saymıştır. Anayasa Mahkemesi de Ali Basmacı ve diğerleri (B. 2019/42142, 30.04.2024) kararında, HAGB’ye itirazların şablon gerekçelerle reddedildiği hâllerde etkili denetim yapılmadığını tespit etmiştir. 2025’te İstanbul ceza mahkemelerinde 80.295 dosyada HAGB kararı verilmiştir.
Uzlaştırma kapsamındaki suçlar
CMK m. 253’e göre şikâyete bağlı suçlar ile kasten yaralama (86/3 hariç), taksirle yaralama, tehdit (106/1), konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık (141), güveni kötüye kullanma (155/3 hariç), dolandırıcılık (157) ve kanunda sayılan diğer bazı suçlar uzlaştırmaya tabidir. Hakaret (m. 125), ısrarlı takip ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar şikâyete bağlı olsalar bile uzlaştırma dışındadır (m. 253/3). Uzlaştırma kapsamındaki bir suçta dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden hüküm kurulması bozma nedenidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi (06.10.2025, E. 2025/6062, K. 2025/6765), suç vasfının yargılama sırasında uzlaştırmaya tabi bir suça dönüşmesi hâlinde uzlaştırma işleminin yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
İnfaz Aşaması
Ceza yargılaması mahkûmiyetle bitmez; cezanın ne kadarının cezaevinde geçeceği, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri infaz aşamasında belirlenir. Birden fazla cezanın toplanması, mükerrirlere özgü rejim ve suç tipine göre değişen oranlar nedeniyle infaz hesabı teknik bir iştir. Açık cezaevine ayrılma, koşullu salıverilme ve infazın ertelenmesi gibi başvuruları infaz hukuku avukatı sayfamızda anlattık; cezanızın yaklaşık yatar süresini infaz hesaplama aracımızla görebilirsiniz.
İstanbul Ceza Avukatı Ücreti 2026
Ceza avukatı ücreti; suçun görüldüğü mahkemeye, tutuklu ya da tutuksuz yargılamaya, dosyanın kapsamına ve avukatın hangi aşamada devreye girdiğine göre belirlenir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT, RG 04.11.2025, sayı 33067) yasal tabandır; bu tutarın altında ücret kararlaştırılamaz (Avukatlık Kanunu m. 164). İstanbul Barosu’nun tavsiye tarifesi bağlayıcı değildir ancak uygulamada referans alınır.
| Hizmet | AAÜT 2026 asgari (KDV hariç) | İstanbul Barosu tavsiye, sanık müdafiliği (KDV hariç) |
|---|---|---|
| Büroda sözlü danışma (ilk saat) | 4.000 TL | — |
| Soruşturma evresi | 11.000 TL | ~94.250 TL |
| Sulh ceza hâkimliği işleri | 18.000 TL | ~72.500 TL |
| Asliye ceza mahkemesi | 45.000 TL | ~175.000 TL |
| Ağır ceza mahkemesi | 65.000 TL | ~300.000 TL |
Tüm tutarlara %20 KDV eklenir. Büromuzda ilk görüşme dahil danışmanlık ücretlidir ve tarifedeki danışma ücreti esas alınır. Kesin ücret, dosya incelendikten sonra yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. Mağdur vekilliği, istinaf, temyiz, çocuk mahkemeleri ve infaz işleri dahil tüm kalemleri ceza avukatı ücreti 2026 sayfamızda ayrıntılı tablolarla açıkladık.
İstanbul’un En İyi Ceza Avukatları Kimdir? Seçerken Nelere Bakılmalı?
“İstanbul’un en iyi ceza avukatları”, “en iyi ceza avukatı İstanbul” veya “İstanbul ceza avukatı tavsiye” aramaları, aslında güvenilecek bir avukat arayışını anlatan genel ifadelerdir. Ceza avukatları arasında resmî bir sıralama, derecelendirme ya da “en iyi” unvanı yoktur; Avukatlık Kanunu m. 55’teki reklam yasağı nedeniyle avukatlar kendilerini bu sıfatlarla tanıtamaz. Bir dosya için en doğru avukat, o dosyanın türünde deneyimi olan, dosyayı bizzat takip eden ve size gerçekçi bir yol haritası çizen avukattır.
İstanbul ceza avukatı tavsiyesi alırken veya karar verirken şu ölçütlere bakmanızı öneririz:
- Dosya türündeki deneyim: Uyuşturucu ticareti, cinsel suç, bilişim veya dolandırıcılık dosyalarının her birinin kendine özgü delil ve içtihat sorunları vardır. Avukata benzer dosyalarda nasıl bir yol izlediğini sorun.
- Soruşturmadan itibaren erişilebilirlik: Gözaltı ve ifade saatleri mesai dışına denk gelebilir. Avukatın bu saatlerde ulaşılabilir olup olmadığını baştan öğrenin.
- Adliye pratiği: Dosyanın görüleceği adliyeyi, sulh ceza hâkimliklerinin ve mahkemelerin işleyişini tanıyan avukat, zaman kaybını önler.
- Dosyayı kimin takip edeceği: Vekâletnamede adı yazan avukatın duruşmalara bizzat girip girmeyeceğini netleştirin.
- Güncel mevzuat ve içtihat takibi: 2026’da HAGB, çocuk sanıklar ve dolandırıcılık hükümleri değişti. Savunmanın bu değişikliklere göre kurulması gerekir.
- Yazılı sözleşme ve şeffaf ücret: Ücretin hangi aşamaları kapsadığı (soruşturma, kovuşturma, istinaf, temyiz) sözleşmede açıkça yazılmalıdır.
- Kesin sonuç vaadine temkinli yaklaşım: Ceza dosyasında hiçbir avukat beraat veya tahliye garantisi veremez; böyle bir vaat ciddi bir uyarı işaretidir.
Kısacası “en iyi ceza avukatı İstanbul” sorusunun cevabı bir isim listesi değil, dosyanıza uygun deneyim, erişilebilirlik ve şeffaflık ölçütleridir.
İstanbul’da Ceza Yargılaması: 2025 Verileri
Adalet Bakanlığı’nın 2025 istatistikleri, İstanbul’un ceza yargısındaki ağırlığını gösterir:
| Gösterge (İstanbul, 2025) | Değer |
|---|---|
| Başsavcılıklarda karara bağlanan dosya | 965.309 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararı | 571.768 (%59,2) |
| Kamu davası açılan dosya | 239.215 (%24,8) |
| Ceza mahkemelerinde yıl içinde açılan dosya | 340.320 (Türkiye’nin yaklaşık %16’sı) |
| Mahkûmiyet / beraat / HAGB / diğer | %44,6 / %19,9 / %21,3 / %14,2 |
| Ortalama görülme süresi (asliye ceza / ağır ceza) | 243 gün / 300 gün (Türkiye geneli) |
İstanbul’daki beraat oranı (%19,9) Türkiye ortalamasının (%17,2) üzerindedir; HAGB kararlarıyla birlikte dosyaların %41’inden fazlası mahkûmiyet dışında sonuçlanmıştır. Türkiye genelindeki ortalama sürelere göre bir ağır ceza dosyası soruşturma (155 gün), ilk derece (300 gün), istinaf (245 gün) ve Yargıtay (629 gün) aşamalarından geçtiğinde toplam süre üç buçuk yılı bulabilmektedir. Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’deki cezaevlerinin doluluk oranı %135,9’dur. İstanbul Barosu 2024’te 91.942 dosyaya CMK kapsamında zorunlu müdafi görevlendirmiştir.
Sık Sorulan Sorular
İstanbul ceza avukatı ne iş yapar?
İstanbul ceza avukatı; gözaltı ve ifadede hazır bulunur, tutuklamaya ve diğer koruma tedbirlerine itiraz eder, soruşturma dosyasını inceleyip delil talebinde bulunur, duruşmalarda savunma yapar, istinaf ve temyiz başvurularını hazırlar ve infaz aşamasında koşullu salıverilme gibi başvuruları takip eder; mağdur tarafta ise şikâyet, katılma ve tazminat süreçlerini yürütür.
Yakınım İstanbul’da gözaltına alındı, ne yapmalıyım?
Hangi emniyet birimine götürüldüğünü öğrenin ve hemen bir ceza avukatı arayın; gözaltı süresi kural olarak 24 saattir ve avukat gelmeden ifade verilmemesi gerekir, çünkü CMK m. 148/4 uyarınca müdafisiz kollukta alınan ifade ancak hâkim önünde doğrulanırsa hükme esas alınabilir.
Avukatsız verilen ifade delil olarak kullanılır mı?
Müdafi hazır bulunmaksızın kollukta alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından hâkim ya da mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4); yasak usullerle alınan ifade ise rıza ile verilmiş olsa da delil sayılmaz.
Ceza davasında avukat tutmak zorunlu mu?
Kural olarak zorunlu değildir; ancak şüpheli veya sanık çocuksa, kendini savunamayacak derecede malulse, sağır ve dilsizse ya da suçun alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiriyorsa, müdafii yoksa istemi aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir (CMK m. 150).
Hangi suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür?
Üst sınırı on yılı aşan hapis, müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar ile kanunda ayrıca sayılan yağma, irtikâp, kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği, hileli iflas, devletin güvenliğine karşı suçlar ve terör suçları ağır ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 12).
Ceza dosyam İstanbul’un hangi adliyesinde görülür?
Dosya, suçun işlendiği ilçenin bağlı olduğu adliyede görülür; örneğin Bakırköy, Bahçelievler ve Bağcılar Bakırköy Adliyesi’ne, Kadıköy, Üsküdar, Kartal ve Pendik Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’ne, Şişli, Beşiktaş ve Fatih İstanbul (Çağlayan) Adliyesi’ne bağlıdır.
Tutuklama kararına itiraz edilebilir mi?
Evet; tutuklama kararına ve tahliye talebinin reddine karşı itiraz edilebilir, ayrıca tutuklu kişi soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir (CMK m. 101/5, 104).
Katalog suçlarda tutukluluk kaçınılmaz mı?
Hayır; CMK m. 100/3’teki suçlarda tutuklama nedeni var sayılabilir, ancak Anayasa Mahkemesi bu karinenin otomatik uygulanamayacağını, kuvvetli şüphenin somut delillere dayanması ve tutuklamanın ölçülü olması gerektiğini birçok kararında vurgulamıştır.
HAGB 2026’da nasıl uygulanıyor?
7589 sayılı Kanun’la yeniden yazılan CMK m. 231’e göre iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın tamamen giderilmesi koşuluyla HAGB kararı verilebilir; denetim süresi beş yıldır ve karara karşı istinaf yolu açıktır.
İstanbul’da hangi suçlar uzlaştırma kapsamında?
Şikâyete bağlı suçlar ile basit kasten yaralama, taksirle yaralama, basit tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, basit hırsızlık ve basit dolandırıcılık uzlaştırma kapsamındadır; hakaret ve cinsel suçlar ise şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma dışındadır (CMK m. 253).
İstanbul ceza avukatı ücreti 2026’da ne kadar?
2026 AAÜT’ye göre asgari ücret soruşturma evresinde 11.000 TL, sulh ceza hâkimliği işlerinde 18.000 TL, asliye ceza mahkemesinde 45.000 TL ve ağır ceza mahkemesinde 65.000 TL’dir; İstanbul Barosu’nun tavsiye ettiği tutarlar bunun belirgin biçimde üzerindedir ve tüm tutarlara %20 KDV eklenir.
Ceza avukatıyla ilk görüşme ücretli mi?
Evet, büromuzda ilk görüşme dahil danışmanlık ücretlidir; 2026 AAÜT’ye göre büroda verilen sözlü danışmanın ilk saati için asgari ücret 4.000 TL’dir ve kesin ücret yazılı sözleşmeyle belirlenir.
İstanbul’da en iyi ceza avukatı kimdir?
Ceza avukatları arasında resmî bir sıralama veya “en iyi” unvanı yoktur ve reklam yasağı nedeniyle avukatlar kendilerini böyle tanıtamaz; dosyanızın türünde deneyimi olan, soruşturmadan itibaren ulaşılabilir, dosyayı bizzat takip eden ve ücreti yazılı sözleşmeyle şeffaf biçimde belirleyen avukatı tercih etmeniz gerekir.
Mağdur olarak ceza avukatı tutabilir miyim?
Evet; suçtan zarar gören kişi şikâyetini avukat aracılığıyla yapabilir, kamu davasına katılan sıfatıyla katılabilir ve dosyayı inceleme hakkından vekili aracılığıyla yararlanabilir (CMK m. 153/5).
Büronuz İstanbul dışındaki ceza davalarına bakıyor mu?
Evet; avukatlar Türkiye’nin her yerinde görev yapabilir ve büromuz İstanbul dışındaki adliyelerde de dosya takip etmektedir, ancak gözaltı ve duruşma gibi hızlı müdahale gerektiren işlerde adliyeye yakınlık pratik bir avantaj sağlar.
İletişim
Ceza dosyasında zaman kaybı çoğu zaman telafi edilemeyen sonuçlar doğurur. Soruşturma, dava ya da infaz aşamasındaki dosyanız için Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu ile telefon veya WhatsApp üzerinden iletişime geçebilir, dosyanızı gizlilik içinde değerlendirmek üzere görüşme talep edebilirsiniz.
📍 Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
📞 Telefon / WhatsApp: 0507 551 87 38
📧 E-posta: av.mehmetsarioglu1@gmail.com
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.