Sermaye piyasası araçları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na göre menkul kıymetler, türev araçlar ve yatırım sözleşmeleri de dâhil olmak üzere Sermaye Piyasası Kurulunca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer araçlardır. Menkul kıymet grubunda paylar, borçlanma araçları ve bunlara ilişkin depo sertifikaları yer alır. Türev araç grubunda opsiyon, vadeli işlem ve kaldıraçlı işlemler bulunur. Para, çek, poliçe ve bono ise Kanun gereği menkul kıymet sayılmaz. Bir ürünün sermaye piyasası aracı olup olmaması teknik bir tanım meselesi değildir. Bu nitelik, ihraç için izahname gerekip gerekmediğini, kimin aracılık yapabileceğini, yatırımcının hangi korumalardan yararlanacağını ve izinsiz faaliyetin suç oluşturup oluşturmadığını belirler.
Bu yazıda sermaye piyasası araçlarının kanuni tanımını, türlerini, her türün sahibine sağladığı hakları ve hukuki niteliğini ele alıyoruz. Ardından bir ürünün sermaye piyasası aracı sayılıp sayılmadığını belirleyen ölçütleri, kripto varlıklar ve kaldıraçlı işlemler konusundaki güncel tartışmaları ve bu araçlardan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemeyi inceliyoruz.
Sermaye Piyasası Araçlarının Kanuni Tanımı
Sermaye piyasası araçlarının tanımı 6362 sayılı Kanun’un (SPKn) 3. maddesindedir. Kanun önce genel tanımı yapar, ardından menkul kıymet ve türev araç kavramlarını ayrı bentlerde açıklar. İhraç ve izahname yükümlülüğü 4. maddede, borçlanma araçlarının ihraç limiti ve yetkisi 31. maddede düzenlenir.
SPKn m.3/1-ş (Sermaye piyasası araçları)
ş) Sermaye piyasası araçları: Menkul kıymetler ve türev araçlar ile yatırım sözleşmeleri de dâhil olmak üzere Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer sermaye piyasası araçlarını,
SPKn m.3/1-o (Menkul kıymetler)
o) Menkul kıymetler: Para, çek, poliçe ve bono hariç olmak üzere;
1) Paylar, pay benzeri diğer kıymetler ile söz konusu paylara ilişkin depo sertifikalarını,
2) Borçlanma araçları veya menkul kıymetleştirilmiş varlık ve gelirlere dayalı borçlanma araçları ile söz konusu kıymetlere ilişkin depo sertifikalarını,
SPKn m.3/1-u (Türev araçlar)
u) Türev araçlar: Aşağıda sayılan veya Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer türev araçları:
1) Menkul kıymetleri satın alma veya satma veya birbirleri ile değiştirme hakkı veren türev araçları,
2) Değeri, bir menkul kıymet fiyatına veya getirisine; bir döviz fiyatına veya fiyat değişikliğine; faiz oranına veya orandaki değişikliğe; bir kıymetli maden veya kıymetli taş fiyatına veya fiyat değişikliğine; bir mal fiyatına veya fiyat değişikliğine; Kurulca uygun görülen kurumlarca yayınlanan istatistiklere veya bunlardaki değişikliğe; kredi riski transferi sağlayan, enerji fiyatları ve iklim değişkenleri gibi ölçüm değerleri olan ve bu sayılanlardan oluşturulan bir endeks seviyesine veya seviyedeki değişikliğe bağlı olan türev araçları, bu araçların türevlerini ve sayılan dayanak varlıkları birbirleri ile değiştirme hakkı veren türevleri,
3) Döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemleri,
SPKn m.4/1 (İzahname hazırlama yükümlülüğü, ilk cümle)
Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilebilmesi veya borsada işlem görebilmesi için izahname hazırlanması ve hazırlanan bu izahnamenin Kurulca onaylanması zorunludur.
SPKn m.31/1 ve 31/4 (Borçlanma aracı niteliğindeki sermaye piyasası araçları)
(1) İhraççıların ihraç edebilecekleri borçlanma aracı niteliğindeki sermaye piyasası araçlarının toplam tutarı, Kurulca belirlenecek limiti geçemez. Kurul, ihracın, ihraç edilen borçlanma aracının ve ihraççıların niteliğine göre farklı limitler belirleyebilir.
(4) (Ek:17/7/2019-7186/27 md.) İhraççıların borçlanma araçlarına ilişkin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, MKK tarafından düzenlenip hak sahiplerine verilen belge 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.
Not: SPKn m.3’e 26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun’la kripto varlıklara ilişkin (aa)–(ee) bentleri eklenmiştir. Dejure’deki değişiklik tarihçesinde (o), (ş) ve (u) bentlerine ilişkin bir değişiklik kaydı yer almamaktadır. SPKn m.31/4, 17.07.2019 tarihli ve 7186 sayılı Kanun’la eklenmiştir.
Bu yazı araçların kendisini inceler. Araçların halka satış süreci için halka arzın aşamaları, yatırımcıya sunulan bilgi belgesi için izahnamenin içeriği ve onayı, satış yöntemleri ve tahsisat için satış ve dağıtım kuralları, MKK’daki kayıt rejimi için kaydi sisteme geçiş ve teslim zorunluluğu yazılarımıza bakabilirsiniz. Alanın genel haritası sermaye piyasası hukuku rehberimizde yer alır.
Sermaye Piyasası Araçları Tanımının Yapısı ve Kurulun Belirleme Yetkisi
Kanundaki tanım iki katmanlıdır. İlk katmanda Kanun’un doğrudan saydığı araçlar vardır: menkul kıymetler ve türev araçlar. İkinci katmanda ise Kurulun “bu kapsamda olduğu” belirlediği diğer araçlar yer alır. Yatırım sözleşmeleri bu ikinci katmanın örneği olarak anılmıştır.
Bu yapının üç sonucu vardır:
- Liste kapalı değildir. SPK, yeni bir finansal ürünü ikincil düzenlemeyle sermaye piyasası araçları arasına alabilir. Türev araç tanımı da “Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer türev araçlar” ifadesiyle açık bırakılmıştır.
- Belirleme yetkisi Kurula aittir. Bir ürünün ekonomik olarak yatırım aracına benzemesi, onu tek başına sermaye piyasası aracı yapmaz. Kanun’un saydığı bir türe girmeyen ürün için Kurulun belirlemesi aranır.
- Bazı kıymetler açıkça dışarıda bırakılmıştır. Para, çek, poliçe ve bono menkul kıymet sayılmaz. Bu kıymetler kambiyo senetleri ve para hukuku rejimine tabidir.
Kanun, borsayı tanımlarken de bu ayrımı korur. SPKn m.3/1-ç’ye göre borsalarda “sermaye piyasası araçları, kambiyo ve kıymetli madenler ile kıymetli taşların” işlem görmesi sağlanır. Döviz, altın ve kıymetli taş bu sayımda sermaye piyasası araçlarından ayrı tutulmuştur. Bu nedenle döviz veya fiziki altın kendiliğinden sermaye piyasası aracı değildir. Bunlara dayanan türev sözleşmeler ise türev araç olarak sermaye piyasası araçları kapsamına girer.
Sermaye Piyasası Araçları Türleri
Sermaye piyasası araçları, Kanun’daki tanım ve ikincil düzenlemeler birlikte okunduğunda dört ana grupta toplanabilir. Aşağıdaki tablo her grubu, dayanağını ve sahibine sağladığı temel hakkı özetler.
| Grup | Başlıca araçlar | Dayanak | Temel hak |
|---|---|---|---|
| Pay niteliğindeki menkul kıymetler | Paylar, pay benzeri kıymetler, paylara ilişkin depo sertifikaları | SPKn m.3/1-o-1; TTK; Pay Tebliği (VII-128.1) | Ortaklık hakları: kâr payı, oy, yeni pay alma, bilgi alma |
| Borçlanma niteliğindeki menkul kıymetler | Tahvil, bono, finansman bonosu, paya dönüştürülebilir ve değiştirilebilir tahvil, varlığa ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler, ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetler, kira sertifikaları | SPKn m.3/1-o-2, 31, 58, 59, 61; Borçlanma Araçları Tebliği (VII-128.8) | Alacak hakkı: anapara ve faiz/kupon; kira sertifikasında varlık gelirinden pay |
| Türev araçlar | Opsiyon, vadeli işlem (futures/forward), swap, kaldıraçlı işlemler | SPKn m.3/1-u; Yatırım Hizmetleri Tebliği (III-37.1) | Sözleşmesel hak: dayanak varlığa bağlı alma, satma veya fark ödemesi |
| Kurulca belirlenen diğer araçlar | Yatırım fonu katılma payları, varantlar ve yatırım kuruluşu sertifikaları, yatırım sözleşmeleri | SPKn m.3/1-ş; Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1); Varantlar ve Yatırım Kuruluşu Sertifikaları Tebliği (VII-128.3) | Araca göre değişir: fon portföyüne katılım, dayanak varlığa bağlı getiri |
Paylar ve pay benzeri kıymetler
Pay, anonim ortaklık sermayesinin bir parçasını temsil eder ve sahibini ortak yapar. Günlük dilde “hisse senedi” denen araç hukuken paydır. Halka açık ortaklıklarda pay senedi basılmaz; paylar MKK’da kayden izlenir. Paylar arasında imtiyaz farkı bulunabilir; oy, kâr payı veya yönetim kurulunda temsil imtiyazının halka açık ortaklıktaki sınırları için imtiyazlı payların rejimine bakılabilir. Depo sertifikası ise yurt dışında ihraç edilmiş payları veya borçlanma araçlarını temsil eden ve başka bir piyasada işlem görmesini sağlayan araçtır.
Borçlanma araçları
Borçlanma araçlarında ihraççı yatırımcıya borçlanır. Yatırımcı ortak olmaz; vadede anapara ve dönemsel faiz (kupon) alacaklısı olur. Tahvil, bono ve finansman bonosu bu grubun temel örnekleridir. Paya dönüştürülebilir tahvil, sahibine alacağını ihraççının paylarına çevirme hakkı verir. Değiştirilebilir tahvil ise ihraççının portföyündeki başka payları alma hakkı tanır. İhraç limiti, satış yöntemi ve ihraç belgesi gibi konular borçlanma araçlarının ihraç süreci ve limitleri yazımızda ayrıca ele alınır.
Yapılandırılmış finansmanda kullanılan araçlar da bu grupta yer alır. SPKn m.58/1’e göre ipoteğe ve varlığa dayalı menkul kıymetler, “ilgili fonların veya ipotek finansmanı kuruluşlarının portföyündeki varlıklar karşılık gösterilerek ihraç edilen sermaye piyasası araçlarıdır.” SPKn m.59/1’e göre ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetler ise “ihraççıların genel yükümlülüğü niteliğinde olan ve teminatlar karşılık gösterilerek ihraç edilen sermaye piyasası araçlarıdır.” Bu iki türün farkı ve yatırımcının fon varlıklarına başvuru hakkı ipoteğe ve varlığa dayalı menkul kıymetler yazımızda incelenir.
SPKn m.61/1, kira sertifikalarını “her türlü varlık veya hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan, nitelikleri Kurulca belirlenen sermaye piyasası araçları” olarak tanımlar. Faizsiz finansman ilkelerine uygun bu yapının işleyişi kira sertifikası ve varlık kiralama şirketleri yazımızın konusudur.
Türev araçlar
Türev aracın değeri kendisinden değil, bağlı olduğu dayanak varlıktan gelir. Dayanak bir pay, döviz, faiz oranı, emtia, kıymetli maden veya endeks olabilir. Opsiyon, sahibine belirli bir fiyattan alma veya satma hakkı verir. Vadeli işlem sözleşmesi ise iki tarafa da ileri tarihte ifa yükümlülüğü yükler. Türev araçlar Borsa İstanbul’un Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) veya borsa dışında, tezgâhüstü piyasada işlem görebilir.
Kaldıraçlı işlemler Kanun’da ayrıca sayılmıştır (m.3/1-u-3). Danıştay 7. Dairesi, kaldıraçlı döviz alım satımının (forex) Sermaye Piyasası Kanunu’nda kambiyo işlemlerinden farklı olarak türev araçlar arasında sayıldığını, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in (III-37.1) de kaldıraçlı işlemleri türev araçlardan biri olarak sermaye piyasası araçları içinde saydığını belirtmiştir (Danıştay 7. Daire, E. 2022/2599, K. 2024/1745, T. 29.03.2024). Forex işlemlerinde aracı kurumun yükümlülükleri ve yatırımcının zarar talepleri kaldıraçlı işlemlerde aracı kurumun sorumluluğu yazımızda ele alınır.
Kurulca belirlenen diğer araçlar
Yatırım fonu katılma payı, yatırımcının fon portföyüne katılımını gösteren ve kayden izlenen bir araçtır. Fon tüzel kişiliği olmayan bir malvarlığıdır; yatırımcı fonun kendisine değil, fon portföyündeki varlıklara katılma payı oranında hak sahibidir. Fonun ayrı malvarlığı niteliği için yatırım fonlarının hukuki yapısı yazımıza, katılma payının alım, satım ve iadesine ilişkin kurallar için katılma payı işlemleri yazımıza bakılabilir.
Varantlar ve yatırım kuruluşu sertifikaları, dayanak bir varlığa bağlı getiri sunan ve borsada işlem gören araçlardır. Bunlar Varantlar ve Yatırım Kuruluşu Sertifikaları Tebliği (VII-128.3) ile düzenlenir. Kanun’daki “yatırım sözleşmeleri” ifadesi ise genel bir tanımla doldurulmamıştır. Bir yatırım sözleşmesinin sermaye piyasası aracı sayılması, Kurulun bu yönde belirleme yapmasına bağlıdır.
Sermaye Piyasası Araçlarının Sağladığı Haklar
Sermaye piyasası araçlarının sahibine sağladığı haklar, aracın türüne göre üç farklı karakter taşır: ortaklık hakkı, alacak hakkı ve sözleşmesel hak.
Pay sahibinin hakları
Pay sahibi, şirketin kârından payına düşen kısmı talep etme, genel kurulda oy kullanma, bilgi alma ve inceleme, sermaye artırımında yeni pay alma ve genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma haklarına sahiptir. TTK m.461/1’e göre “Her pay sahibi, yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre, alma hakkını haizdir.” Bu hakkın halka açık ortaklıklarda sınırlandırılması yeni pay alma hakkının sınırlandırılması yazımızda incelenir. Halka açık ortaklık paylarına bağlı özel haklar, örneğin önemli nitelikteki işlemlerde ayrılma hakkı, sermaye piyasası mevzuatından doğar. Kâr payının ne zaman ve hangi usulle dağıtılacağı ise kâr payı dağıtım kuralları çerçevesinde belirlenir.
Borçlanma aracı sahibinin hakları
Borçlanma aracı sahibi, ihraççıya karşı vadede anapara ve kupon ödemesi isteme hakkına sahiptir. Teminatlı araçlarda bu hak, teminat varlıklar üzerinde öncelikli ödeme hakkıyla güçlenir. SPKn m.59/3 uyarınca ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetlerin teminat varlıkları, itfaya kadar “kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, iflas masasına dâhil edilemez”. Kira sertifikalarında da SPKn m.61/3 benzer bir koruma öngörür. Ödeme yapılmazsa yatırımcı, MKK’dan alacağı belgeye dayanarak icra takibi başlatabilir. Temerrüt hâlinde sahiplerin ortak karar alması borçlanma aracı sahipleri kurulu aracılığıyla, teminatın sahipler adına izlenmesi ise teminat yöneticisinin görevleri çerçevesinde yürür.
Türev araç tarafının hakları
Türev araçlarda hak, karşı tarafla kurulan sözleşmeden doğar. Borsada işlem gören türevlerde karşı taraf merkezî karşı taraf rolünü üstlenen takas kuruluşudur. Tezgâhüstü türevlerde ise karşı taraf çoğunlukla banka veya aracı kurumdur. Bu durumda tarafların hak ve yükümlülükleri ağırlıklı olarak çerçeve sözleşme ve işlem teyitleriyle belirlenir. Aracı kurumun aydınlatma, uygunluk testi ve risk bildirimi yükümlülükleri bu sözleşmesel ilişkinin önemli parçalarıdır; bunlar aracı kurumların yetki ve yükümlülükleri başlığı altında ayrıca incelenir.
Sermaye Piyasası Araçlarının Hukuki Niteliği
Sermaye piyasası araçlarının hukuki niteliği, aracın kaydi mi yoksa senede bağlı mı olduğuna ve türüne göre değişir.
Kaydi araçlar kıymetli evrak değildir
TTK m.645/1, kıymetli evrakı içerdiği hakkın “senetten ayrı olarak ileri sürülemediği” ve başkalarına devredilemediği senetler olarak tanımlar. Kaydi sistemde ise senet yoktur. SPKn m.13/1’e göre “Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır.” Bu nedenle MKK’da izlenen bir pay veya tahvil kıymetli evrak değil, elektronik kayıtla izlenen bir haktır. Hakkın devri ve ispatı senet zilyetliğine değil, MKK kaydına dayanır.
SPKn m.13/5’e göre “Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır.” Danıştay 13. Dairesi, halka açık ortaklık paylarına ilişkin bir ihale uyuşmazlığında SPK’nın görüşünü esas almıştır. Kararda, kaydileştirilmiş paylar için senet bastırılamayacağı, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlendikleri, TTK’daki farklılaştırılmış devir usulünün bu paylar bakımından ortadan kalktığı ve pay sahipliğinin ortaklığa ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde MKK kayıtlarının esas olduğu belirtilmiştir (Danıştay 13. Daire, E. 2025/1618, K. 2025/3125, T. 14.10.2025). MKK kayıtlarındaki hatalardan doğan sorumluluk için MKK ve aracı kurumun kayıt sorumluluğu yazımıza bakılabilir.
Senede bağlı paylar ve çıplak paylar
Halka açık olmayan anonim şirketlerde paylar senede bağlanmışsa TTK’nın kıymetli evrak hükümleri uygulanır. Senede bağlanmamış “çıplak” paylar ise alacağın temliki hükümlerine göre devredilir. Bu ayrım, halka arzdan önce şirket paylarının kimde olduğunu belirlemek için önemlidir. Halka arzla birlikte paylar kaydi sisteme geçer ve bu andan sonra hak sahipliği MKK kayıtlarından izlenir.
Türev araçlar sözleşmedir
Türev araçlar bir mülkiyet hakkını değil, iki taraf arasındaki sözleşmesel bir ilişkiyi temsil eder. Bu nedenle türev araç uyuşmazlıklarında sözleşmenin yorumu, genel işlem koşulları denetimi ve aydınlatma yükümlülüğü belirleyici olur. Borsada işlem gören türevlerde ise standart sözleşme koşulları ve takas kuruluşunun kuralları uygulanır.
Araçlar üzerinde teminat ve haciz
Kaydi araçlar üzerinde rehin ve teminat kurulabilir. SPKn m.47/1’e göre “MKK nezdinde kayden izlenen sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmeleri yazılı şekilde yapılır.” Bu sözleşmelerin türleri ve temerrüt hâlinde paraya çevirme usulü kaydi araçlar üzerinde teminat sözleşmeleri yazımızda anlatılmıştır. SPKn m.13/7 ise kayden izlenen araçlara ilişkin tedbir ve haciz taleplerinin “münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından” yerine getirileceğini düzenler. Haciz ve ihtiyati tedbirin uygulamadaki işleyişi MKK’da kayıtlı payların haczi yazımızın konusudur.
Bir Ürün Sermaye Piyasası Araçları Kapsamında mı? Nitelendirme Ölçütleri
Uygulamada en sık karşılaşılan soru, belirli bir ürünün sermaye piyasası aracı olup olmadığıdır. Cevap şu sırayla aranır:
- Kanun’un saydığı bir türe giriyor mu? Pay, borçlanma aracı, depo sertifikası veya m.3/1-u’da sayılan bir türev araçsa ürün doğrudan sermaye piyasası aracıdır.
- Kurul bu yönde bir belirleme yapmış mı? Kanun’da sayılmayan bir ürün için SPK’nın tebliğ veya ilke kararıyla belirleme yapması gerekir.
- Kanun dışarıda bırakmış mı? Para, çek, poliçe ve bono ile kural olarak kripto varlıklar ayrı rejimlere tabidir.
- Başka bir kanunun özel düzenlemesi var mı? Bankaların bankacılık mevzuatına dayanarak yaptığı bazı türev işlemler ve kambiyo işlemleri ayrı düzenlemelere tabidir.
Kurul belirlemesinin önemi, bankalarla yapılan tezgâhüstü türev sözleşmelerine ilişkin bir uyuşmazlıkta gündeme gelmiştir. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararında yer verilen değerlendirmede, sermaye piyasası araçlarının menkul kıymetleri ve türev araçları kapsadığı, bir finansal aracın sermaye piyasası aracı sayılabilmesi için şartların SPK tarafından belirlenmiş olmasının zorunlu olduğu ve bunun dışındaki araçların sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmayacağı ifade edilmiştir (İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/995, K. 2018/1197, T. 20.12.2018). Bu bir ilk derece kararıdır ve sözleşmelerin büyük kısmı 6362 sayılı Kanun’dan önce kurulmuştur; bu yönüyle genel bir ilke olarak değil, somut olaya ilişkin bir değerlendirme olarak okunmalıdır.
Nitelendirmenin pratik sonucu büyüktür. Ürün sermaye piyasası aracıysa ihraç ve halka arz SPK onayına, aracılık yetkili kuruluşlara bağlıdır. Yatırımcı da yatırım kuruluşlarına ilişkin koruma kurallarından ve şartları varsa Yatırımcı Tazmin Merkezi güvencesinden yararlanır. Ürün sermaye piyasası aracı değilse uyuşmazlık genel borçlar hukuku hükümlerine göre çözülür.
Kripto Varlıklar Sermaye Piyasası Araçları Arasında mı?
Kanun’un sistemine göre kripto varlıklar kural olarak sermaye piyasası aracı değildir. 7518 sayılı Kanun kripto varlığı SPKn m.3/1-bb’de ayrı bir kavram olarak tanımlamış, sermaye piyasası aracı tanımını (m.3/1-ş) ise değiştirmemiştir. Kripto varlıklar üç ayrı durumda Kanun’un kapsamına girer:
- Kripto varlık olarak ihraç edilen sermaye piyasası araçları: SPKn m.13/1’e eklenen cümleyle Kurul, sermaye piyasası araçlarının kripto varlık olarak ihracına ilişkin esaslar belirleyebilir. Bu durumda araç sermaye piyasası aracı olmaya devam eder, yalnızca kayıt ortamı değişir. Bu ihraç modeli tokenleştirilmiş sermaye piyasası araçları yazımızda ele alınacaktır.
- Sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklar: SPKn m.35/B/6’ya göre “Sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklara ilişkin olarak düzenleyici işlemler tesis etmek, özel ve genel nitelikte kararlar almak ve tedbir ve yaptırım uygulamak konusunda Kurul yetkilidir.”
- Platformlarda işlem gören diğer kripto varlıklar: Bunlar sermaye piyasası aracı sayılmaz. Kanun yalnızca kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluşu, faaliyeti ve sorumluluğu bakımından uygulanır. SPKn m.35/B/8 uyarınca bu iki grup dışındaki kripto varlıklara “bu Kanun uygulanmaz.”
Bu sisteme rağmen bölge adliye mahkemelerinin görev uyuşmazlıklarına ilişkin kararlarında farklı bir ifade kullanılmaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 7518 sayılı Kanun’la “kripto varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir” diyerek kripto para alışverişinden doğan alacak davasında asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/34, K. 2025/150, T. 06.02.2025). Aynı ifade İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin kararında da yer alır (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1321, K. 2026/1609, T. 30.06.2026). Kanun öncesi olaylara ilişkin bir ilk derece kararında ise kripto varlıkların ve bunların işlem gördüğü platformların SPK tarafından düzenlenen sermaye piyasası araçları ve kurumları olmadığı kabul edilmiştir (İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/852, K. 2024/767, T. 21.11.2024).
Kanaatimizce bölge adliye mahkemelerinin vardığı sonuç (asliye ticaret mahkemesinin görevi) savunulabilir. Ancak bu sonucun gerekçesi, kripto varlıkların sermaye piyasası aracı sayılması değil, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının Kanun’la izne ve denetime bağlanmış kuruluşlar hâline gelmesidir. Bu ayrım önemlidir. Kripto varlık sermaye piyasası aracı sayılsaydı, ihraç için izahname ve borsada işlem görme kuralları gibi rejimlerin uygulanması da tartışma konusu olurdu. Konuyla ilgili Yargıtay’ın yerleşik bir içtihadı henüz oluşmamıştır. Kripto platformuna karşı açılacak davalar için kripto platformlarının hukuki sorumluluğu yazımıza bakılabilir.
Sermaye Piyasası Araçlarının İhracında İzahname ve Limitler
SPKn m.3/1-ğ ihracı, “Sermaye piyasası araçlarının ihraççılar tarafından çıkarılıp, halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satışını” olarak tanımlar. Halka arz ise m.3/1-f’ye göre araçların satın alınması için “her türlü yoldan yapılan genel bir çağrıyı ve bu çağrı devamında gerçekleştirilen satışı” ifade eder. Halka arz edilecek veya borsada işlem görecek her sermaye piyasası aracı için izahname hazırlanması ve Kurulca onaylanması zorunludur (m.4/1). Tahsisli satış ve nitelikli yatırımcıya satış gibi genel çağrı içermeyen yollar ise halka arz edilmeksizin ihraç rejimine tabidir.
Borçlanma araçları için ek bir sınır vardır. SPKn m.31/1’e göre ihraç edilebilecek toplam tutar Kurulca belirlenen limiti geçemez. TTK m.506/1 anonim şirketlerin borçlanma senetlerini sermaye ve yedek akçelerle sınırlandırmış, ancak m.506/2 ile “Sermaye Piyasası Kanunu ile ilgili mevzuat hükümleri saklıdır” demiştir. SPKn m.31/2 de diğer kanunlardaki ihraç limitlerinin, sayılan istisnalar dışında uygulanmayacağını öngörür. Böylece SPK’ya tabi ihraçlarda limit sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenir. İhraç yetkisi de SPKn m.31/3 uyarınca esas sözleşmeyle yönetim kuruluna süreli veya süresiz olarak devredilebilir.
Kamuyu aydınlatma belgelerinde yanlış veya eksik bilgi bulunursa ihraççı ve diğer sorumluların yatırımcıya karşı sorumluluğu doğar. Bu sorumluluğun şartları ve süreleri izahnameden doğan hukuki sorumluluk yazımızda anlatılmıştır.
İzinsiz Faaliyette Sermaye Piyasası Araçları
Bir ürünün sermaye piyasası aracı sayılması, ona ilişkin aracılık faaliyetinin de izne bağlı olması sonucunu doğurur. SPK’dan izin almadan sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık etmek, portföy yönetmek veya halktan para toplamak izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçunu oluşturabilir. Suçun unsurları ve cezası izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçunun unsurları yazımızda ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Kaldıraçlı işlemlerin türev araç sayılması bu bakımdan belirleyicidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaldıraçlı alım satım işlemlerinde değerlendirilmek üzere çok sayıda kişiden para toplayıp izinsiz sermaye piyasası faaliyeti yürüten kişiye aktaran sanıklar hakkında verilen beraat kararlarını bozmuştur. Daire, paraları kâr vaadi ve portföy yönetimi amacıyla gönderen sanıkların, işlemlere bizzat katılmasalar da kullanılacak parayı temin ettikleri için TCK m.39/2-b uyarınca yardım eden sıfatıyla mahkûm edilmeleri gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18152, K. 2025/7328, T. 20.05.2025).
Hukuk yönünden ise yatırımcının durumu, karşı tarafın yetkili bir kuruluş olup olmadığına göre değişir. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, SPK’dan yetki almamış bir şirket aracılığıyla yapılan işlemlerin sermaye piyasası düzenlemelerine tabi olamayacağını, ancak yatırımcının gönderdiği bedeli genel hükümlere göre talep edebileceğini kabul etmiştir (İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/852, K. 2024/767, T. 21.11.2024). Bu nedenle yetkisiz bir platforma para gönderen yatırımcı, sermaye piyasası mevzuatının yatırımcı koruma kurallarına değil, sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil hükümlerine dayanmak zorunda kalır.
Sermaye Piyasası Araçları Uyuşmazlıklarında Görev ve Dava
Görevli mahkeme
Sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan kişi, kural olarak tüketici sayılmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bankayla opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri çerçeve sözleşmesi imzalayan müşterinin açtığı tazminat davasında, hizmetin finansal işlemler için alındığını ve bu ticari amaç karşısında davacının tüketici sayılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Kurul, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin direnme kararını onamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/11-22, K. 2018/1102, T. 16.05.2018). Bu nedenle sermaye piyasası araçlarından doğan davalar genellikle asliye ticaret mahkemesinde görülür ve ticari davalarda dava şartı arabuluculuk kuralı da gözetilmelidir.
Borçlanma aracı alacağının takibi
İhraççı tahvil veya bono ödemesini yapmazsa yatırımcı icra takibi başlatabilir. SPKn m.31/4 uyarınca MKK’nın düzenlediği belge, İİK m.68/1’deki belgelerden sayılır. Bu belge, borçlunun itirazı üzerine icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteme imkânı verir. Ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, alacaklının takip sırasında sunmadığı MKK belgesine itirazın kaldırılması aşamasında ilk kez dayanamayacağını belirtmiştir. Daire ayrıca kefillerin imzaladığı borçlanma aracı itfa sözleşmelerinin karşılıklı edim içerdiğini ve alacağın varlığı ile miktarının yargılamayı gerektirdiğini kabul etmiştir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/891, K. 2024/5772, T. 04.06.2024). Bu nedenle MKK belgesi takip talebiyle birlikte sunulmalıdır.
Talep artırımı ve 7589 sayılı Kanun
Zararın miktarı dava açılırken tam bilinmiyorsa eskiden belirsiz alacak davası tercih edilirdi. HMK m.107, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun yerine HMK m.109/4 eklenmiştir: “Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.” Sermaye piyasası araçlarından doğan zararlarda kısmi dava açılıp bilirkişi incelemesinden sonra talep bu hükme göre artırılabilir.
Sık Sorulan Sorular
Sermaye piyasası araçları nelerdir?
Sermaye piyasası araçları, SPKn m.3/1-ş’ye göre menkul kıymetler, türev araçlar ve yatırım sözleşmeleri de dâhil Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer araçlardır. Menkul kıymetler paylar, borçlanma araçları ve bunlara ilişkin depo sertifikalarıdır. Türev araçlar opsiyon, vadeli işlem ve kaldıraçlı işlemleri kapsar. Yatırım fonu katılma payları, varantlar ve kira sertifikaları da bu kapsamdadır.
Hisse senedi ile pay aynı şey midir?
Ekonomik olarak aynı şeyi ifade eder, ancak hukuki terim “pay”dır. Pay, anonim ortaklık sermayesinin bir parçasıdır. Pay senedi ise bu payı temsil eden kıymetli evraktır. Halka açık ortaklıklarda pay senedi basılmaz; paylar MKK’da kayden izlenir. Bu nedenle borsada alınan “hisse senedi” hukuken kaydi bir paydır.
Çek, senet veya para sermaye piyasası aracı mıdır?
Hayır. SPKn m.3/1-o, para, çek, poliçe ve bonoyu menkul kıymet tanımının dışında bırakmıştır. Bu kıymetler Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetleri hükümlerine ve para mevzuatına tabidir. Ancak finansman bonosu gibi sermaye piyasası mevzuatına göre ihraç edilen borçlanma araçları, adında “bono” geçse de sermaye piyasası aracıdır.
Forex işlemleri sermaye piyasası aracı mıdır?
Evet. Döviz ve kıymetli madenler üzerine yapılan kaldıraçlı işlemler SPKn m.3/1-u-3 uyarınca türev araçtır ve sermaye piyasası aracı sayılır. Danıştay 7. Dairesi de kaldıraçlı döviz alım satımının kambiyo işlemlerinden farklı olarak türev araçlar arasında sayıldığını belirtmiştir. Bu nedenle Türkiye’de yerleşik kişilere forex hizmeti yalnızca SPK’dan yetki almış yatırım kuruluşları sunabilir.
Kripto paralar sermaye piyasası aracı mıdır?
Kanun’un sistemine göre kural olarak hayır. Kripto varlık SPKn’de ayrı bir kavram olarak tanımlanmıştır. Yalnızca sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklar ve kripto varlık olarak ihraç edilen sermaye piyasası araçları bu rejime girer. Bazı bölge adliye mahkemesi kararlarında kripto varlıkların sermaye piyasası aracı kabul edildiği ifade edilmektedir; bu konuda yerleşik bir Yargıtay içtihadı henüz yoktur.
Yatırım fonu katılma payı sermaye piyasası aracı mıdır?
Evet. Katılma payı, yatırımcının fona katılımını gösteren ve kayden izlenen bir sermaye piyasası aracıdır. Yatırımcı, katılma payı oranında fon portföyündeki varlıklar üzerinde hak sahibi olur. Fonun tüzel kişiliği yoktur ve fon malvarlığı kurucu portföy yönetim şirketinin malvarlığından ayrıdır.
Altın ve döviz sermaye piyasası aracı mıdır?
Fiziki altın ve döviz kendiliğinden sermaye piyasası aracı değildir. Kanun, borsa tanımında bile sermaye piyasası araçlarını “kambiyo ve kıymetli madenler” ile kıymetli taşlardan ayrı saymıştır. Buna karşılık altına veya dövize dayalı opsiyon, vadeli işlem ve kaldıraçlı işlemler türev araç olarak sermaye piyasası aracıdır. Altına dayalı borçlanma araçları ve kira sertifikaları da bu kapsamdadır.
MKK’da kayıtlı pay kıymetli evrak mıdır?
Hayır. Kıymetli evrakın varlığı bir senede bağlıdır; kaydi paylarda ise senet yoktur. SPKn m.13/1 uyarınca sermaye piyasası araçları kural olarak senede bağlanmaksızın kayden ihraç edilir. Kaydi paylar üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır (m.13/5). Danıştay da pay sahipliğinin ispatında MKK kayıtlarının esas olduğunu kabul etmiştir.
Her sermaye piyasası aracı için izahname gerekir mi?
Hayır. İzahname, aracın halka arz edileceği veya borsada işlem göreceği durumlarda zorunludur (SPKn m.4/1). Tahsisli satış veya yalnızca nitelikli yatırımcılara satış gibi genel çağrı içermeyen ihraçlarda izahname yerine ihraç belgesi rejimi uygulanabilir. İzahname yükümlülüğü yatırımcıya değil, ihraççıya ve halka arz edene aittir.
Tahvil ödemesi yapılmazsa ne yapılabilir?
Yatırımcı ihraççı aleyhine icra takibi başlatabilir. SPKn m.31/4 uyarınca MKK’nın düzenlediği belge, İİK m.68/1 kapsamında itirazın kaldırılmasına imkân veren belgelerdendir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ne göre bu belgeye dayanılabilmesi için belgenin takip aşamasında sunulmuş olması gerekir. Belge sonradan sunulursa alacaklı itirazın iptali davasına yönelmek zorunda kalır.
Sermaye piyasası araçları haczedilebilir mi?
Evet. Kayden izlenen araçlar borçlunun malvarlığına dâhildir ve haczedilebilir. SPKn m.13/7’ye göre bu araçlara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri idari ve adli talepler münhasıran MKK üyeleri tarafından yerine getirilir. Buna karşılık ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetlerin teminat varlıkları ile kira sertifikası portföyündeki varlıklar, itfaya kadar ihraççının alacakları için haczedilemez.
Sermaye piyasası aracı uyuşmazlığında hangi mahkeme görevlidir?
Kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, finansal işlem yapma amacıyla hareket eden müşterinin tüketici sayılamayacağını kabul etmiştir. Bu nedenle tüketici mahkemesinde açılan dava görev yönünden reddedilebilir. Ticari dava niteliğindeki para alacaklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.
Zararın miktarını bilmeden dava açılabilir mi?
Evet, ancak artık belirsiz alacak davası yoluyla değil. HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’la kaldırılmıştır. Bunun yerine kısmi dava açılıp HMK m.109/4 uyarınca talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Sonuç
Sermaye piyasası araçları; paylar, borçlanma araçları, türev araçlar ve Kurulca belirlenen diğer araçlardan oluşan açık uçlu bir kategoridir. Bir ürünün bu kategoriye girip girmediği, ihraç için SPK onayı gerekip gerekmediğini, kimin aracılık yapabileceğini, yatırımcının hangi korumalardan yararlanacağını ve izinsiz faaliyetin suç oluşturup oluşturmadığını belirler. Kaydi sistemde bu araçlar kıymetli evrak değil, MKK kayıtlarıyla izlenen haklardır. Kripto varlıklar ise kural olarak bu kategorinin dışındadır; ancak yargı kararlarındaki farklı ifadeler nedeniyle her somut olayda varlığın sağladığı hakların ayrıca incelenmesi gerekir.
Yatırım yapılan ürünün hukuki niteliği, uyuşmazlık çıktığında hangi kanuna dayanılacağını ve hangi mahkemeye gidileceğini doğrudan etkiler. Bu nedenle bir zarar söz konusu olduğunda önce ürünün niteliği, ardından karşı tarafın yetkisi ve uygulanacak sorumluluk rejimi belirlenmelidir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak ihraç, yatırımcı uyuşmazlıkları ve izinsiz faaliyet soruşturmalarında danışmanlık ve temsil hizmeti veriyoruz. Dosyanızın değerlendirilmesi için sermaye piyasası avukatı sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yazar Avukat Fatih SEFER