Nice sınıflandırması, marka tescilinde hangi mal ve hizmetler için koruma istendiğini 45 sınıf üzerinden gösteren uluslararası sistemdir. Doğru marka sınıfı seçimi için başvuru sahibinin fiilen sunduğu ve makul biçimde planladığı ürün veya hizmetleri belirlemesi, bunları başvuru tarihinde geçerli sınıflandırma listesiyle eşleştirmesi ve tescil talebini açık, anlaşılır ifadelerle kurması gerekir. Başvuruyu Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) inceler; sınıf numarası tek başına hak kapsamını veya iki marka arasındaki benzerliği belirlemez. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.11 ve ilgili sınıflandırma düzenlemeleri çerçevesinde, mal ve hizmet listesinin nasıl hazırlanacağı, 35. sınıfın nasıl ele alınacağı, sınıflandırma hataları ve tescil sonrası sonuçlar aşağıda açıklanmaktadır.
- Nice Sınıflandırması Nedir, Ne İşe Yarar?
- 2026 Sınıflandırma Düzeni ve Hukuki Dayanaklar
- 45 Sınıfın Yapısı ve Örnekler
- Mal ve Hizmet Listesi Nasıl Hazırlanır?
- Marka Sınıfı Seçiminde Beş Aşamalı Kontrol
- 35. Sınıf: Ürün Satışı ve Mağazacılık
- Aynı Sınıf veya Farklı Sınıf: Karıştırılma İhtimali
- Sınıflandırma Hataları, Ücretler ve Yeni Sınıf Ekleme
- İtiraz, Kısmi Ret ve İspat
- Geniş Listelerin Kullanım ve Kısmi İptal Riski
- Üç Uygulama Örneği
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sonuç
Nice Sınıflandırması Nedir, Ne İşe Yarar?
Nice Sınıflandırması (Nis Sınıflandırması), 1957 tarihli Nis Anlaşması uyarınca markaların tescilinde kullanılan ortak mal ve hizmet sınıflandırmasıdır. Sistem, 1–34. sınıfları mallara, 35–45. sınıfları hizmetlere ayırır. Her sınıfın başlığı, açıklayıcı notları ve ilgili terimlerden oluşan alfabetik listesi vardır. Böylece farklı ülkelerdeki marka ofisleri başvuruları ortak bir sınıflandırma diliyle işleyebilir. Bununla birlikte Nice sınıfı, ürünün ticari niteliğini veya markanın hukuken korunabileceği bütün kullanım alanlarını tek başına belirleyen bir hak belgesi değildir.
Bir markanın hukuki koruması ile tescil formundaki sınıf numarası birbirinden ayrılmalıdır. Tescil, başvuruda yazılan somut mal veya hizmetlerin kapsamı üzerinden incelenir. İşaretin marka olarak tescil edilebilirliği ayrı, bu işaretin hangi mallar ve hizmetler için tescil edildiği ayrı sorudur. Dolayısıyla “25. sınıfta markam var” demek, 25. sınıf kapsamındaki her ürünün mutlaka sicile yazılmış olduğu veya başka sınıflarda benzer mallar yönünden hiç koruma bulunmadığı anlamına gelmez.
Sınıflandırma ile marka hakkının kapsamı arasında bağlantı bulunmakla birlikte, sınıf numarası tek başına münhasır hakkın sınırını çizmez. Bir işaretin tescilsiz biçimde önceden kullanılmış olması da tescilsiz markanın korunması bakımından önem taşıyabilir; ancak bu durum, başvuru formuna yazılmayan mal veya hizmetleri kendiliğinden eklemez. Yabancı markaların Türkiye’de korunması incelenirken de farklı ülkelerdeki tescillerin mal ve hizmet listeleri ayrı ayrı ele alınır.
2026 Sınıflandırma Düzeni ve Hukuki Dayanaklar
WIPO tarafından hazırlanan Nice Sınıflandırmasının 13. baskı, 2026 sürümü 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye’de ise 26 Şubat 2026 tarihli ve 33180 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TÜRKPATENT: 2026/2 sayılı Tebliğ, ulusal başvurularda esas alınacak mal ve hizmet sınıflandırma listesini ve uygulama kurallarını düzenlemiş, 2024/2 sayılı önceki Tebliği yürürlükten kaldırmıştır. Başvuru hazırlanırken uluslararası listedeki terimlerin yanı sıra Türkiye’de geçerli ulusal sınıflandırma metni de esas alınmalıdır.
Temel hükümler: SMK m.11/1-c, başvuruda mal veya hizmet listesinin bulunmasını; m.11/3, bunların Nis Anlaşmasına göre sınıflandırılmasını ve Kurumun sınıf numaralarını düzeltebilmesini; m.11/4 ise aynı sınıfta bulunmanın benzerliğe, farklı sınıfta bulunmanın benzemezliğe karine oluşturmayacağını düzenler. Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.9 ve TÜRKPATENT: 2026/2 sayılı Tebliğ m.3, listenin hazırlanması ve sınıflandırma işlemlerini somutlaştırır.
Ulusal Tebliğin önemli bir ayrımı vardır: Listede genel başlık olarak düzenlenen grupların, tanımlama kapsamına giren ve ilgili Nice sınıfında bulunan mal veya hizmetleri kapsadığı kabul edilir (2026/2 sayılı Tebliğ m.3/2). Bununla birlikte bütün bir sınıf başlığının seçilmesi, sınıftaki her ürünün sınırsız şekilde tescil edildiği anlamına gelmez. Kullanılan ifadenin lafzî kapsamı, ilgili sınıf, özel terimler ve tescil kaydı birlikte değerlendirilir. Tebliğin m.3/3 hükmü de ulusal listenin bütün mal ve hizmetleri saymadığını kabul eder.
2026 metni bakımından başvuru tarihinin önemi ayrıca vurgulanmalıdır. Uluslararası listede veya ulusal düzenlemede bir terimin yerinin değiştirilmesi, önceki tescillerin kapsamını kendiliğinden genişleten ya da daraltan bir işlem değildir. Eski başvuruların ve tescillerin değerlendirilmesinde başvuru tarihindeki kayıtlar, uygulanabilir sınıflandırma kuralları ve somut uyuşmazlığın niteliği birlikte incelenir. Uluslararası sistemin takibi için WIPO Nice Sınıflandırması, Türkiye’deki listeler için TÜRKPATENT sınıflandırma sayfası esas alınabilecek kurumsal kaynaklardır.
45 Sınıfın Yapısı ve Sık Karşılaşılan Örnekler
Aşağıdaki örnekler sınıfın genel işlevini gösterir; belirli bir malın veya hizmetin tam sınıflandırması başvuruda kullanılacak ifade üzerinden belirlenir.
| Sınıf | Örnek mal veya hizmet | Dikkat edilecek ayrım |
|---|---|---|
| 3 | Kozmetik, parfümeri ve temizlik ürünleri | Kozmetik ürün ile güzellik bakım hizmeti aynı şey değildir. |
| 9 | Elektronik cihazlar, indirilebilir yazılımlar | İndirilebilir yazılım ile çevrim içi yazılım sağlama hizmeti ayrılır. |
| 25 | Giyim, ayakkabı ve baş giysileri | Giysi malı ile bu malların perakende satış hizmeti farklı başlıklardır. |
| 28 | Oyunlar, oyuncaklar ve spor malzemelerinin belirli türleri | Eğlence hizmetleriyle bağlantı ihtimali ayrıca araştırılabilir. |
| 35 | Reklam, işletme yönetimi ve belirli malların satışa sunulmasına yönelik hizmetler | Perakende/mağazacılık hizmetinde mallar açıkça belirtilir. |
| 41 | Eğitim, öğretim, eğlence ve kültürel etkinlik hizmetleri | Eğitim içeriğinin satışı ile eğitimin verilmesi ayrılabilir. |
| 42 | Yazılım geliştirme, SaaS ve teknoloji hizmetleri | Dijital ürünün niteliği ve hizmetin sunuluşu önemlidir. |
| 44 | Tıbbi hizmetler ve güzellik bakım hizmetleri | Güzellik salonu hizmeti, satılan kozmetik üründen farklıdır. |
Listelenmeyen sektörlerde de sınıflandırma, malın niteliğine ve amacına, hizmetin mahiyetine ve geçerli açıklayıcı notlara göre yapılır. Uluslararası kayıt planlayan başvuru sahipleri bakımından Madrid sistemi içinde kullanılan mal ve hizmet terimleri ile Türkiye’deki başvurunun kapsamı arasında tutarlılık sağlanması ayrıca önemlidir.
Sınıflandırma, ürünün hangi mal grubunda yer aldığını gösterir; işaretin kendisinin türünü belirlemez. Örneğin bir ürün biçiminin üç boyutlu marka olarak tescili ile bu biçimin kullanıldığı ürünün Nice sınıfı farklı hukuki sorulardır. Benzer şekilde garanti markası ve ortak marka başvurularında teknik şartnameye ilişkin özel koşullar, mal ve hizmet listesinin ayrıca hazırlanması gereğini ortadan kaldırmaz.
Mal ve Hizmet Listesi Nasıl Hazırlanır?
İyi hazırlanmış bir liste, yalnız sınıf numaralarından oluşmaz. Her sınıf altında başvuru sahibinin koruma istediği mal veya hizmetler anlaşılabilir, uygun genişlikte ve doğru terminolojiyle tanımlanır. “Teknoloji ürünleri”, “her türlü hizmet” veya “tüm ticari faaliyetler” gibi belirsiz ifadeler, tek başına yeterli bir tescil tanımı sağlamayabilir. Yönetmelik m.9/3 uyarınca Kurum, genel tabirlerin açıklanmasını isteyebilir; istenen açıklama iki ay içinde verilmezse ilgili ifadeler listeden çıkarılır.
Burada iki uçtan kaçınılmalıdır. Aşırı dar liste, işletmenin gerçekten kullandığı ürünün tescil kaydında bulunmaması riskini doğurur. Öte yandan sırf olası bütün ticari alanları kapsama düşüncesiyle gereksiz geniş liste hazırlanması, ücretleri ve önceki haklarla çatışma olasılığını artırabilir; ileride fiilen kullanılmayan kalemler bakımından kullanmama nedeniyle iptal tartışması da gündeme gelebilir.
2026/2 sayılı Tebliğ m.3/2’nin genel başlıklara tanıdığı kapsam dikkate alınmalı; ancak başvuru sahibi somut malının ilgili başlıkta yer aldığını varsaymak yerine tanımın onu gerçekten içerdiğini kontrol etmelidir. Bir sınıfın başlığını kopyalamak, başka sınıftaki bir malı kapsamaz. Ürüne ilişkin teknik veya ticari terim güncel listede açıkça yer almıyorsa, TÜRKPATENT’in geçerli listesi ve WIPO’nun alfabetik sınıflandırma veritabanı birlikte incelenmeli; yeni veya karma nitelikli mallar için sınıflandırma gerekçesi not edilmelidir.
Bir malın coğrafi kaynağını belirten terimin sınıflandırılması ile marka ve coğrafi işaret arasındaki hukuki çatışmanın çözümlenmesi aynı işlem değildir. Aynı şekilde kapsamlı bir mal ve hizmet listesi hazırlanması tek başına kötü niyetli marka tescili sonucunu doğurmaz; kötü niyet iddiası için ayrıca somut olguların değerlendirilmesi gerekir.
Marka Sınıfı Seçiminde Beş Aşamalı Kontrol
- Mevcut faaliyetleri belirleyin: Hangi ürünün üretildiği, hangi hizmetin bizzat sunulduğu, hangisinin yalnızca başka işletmeden satın alındığı ayrılmalıdır. Bir işletmenin faaliyet belgesindeki genel açıklama, marka başvurusunun mal ve hizmet listesinin yerine geçmez.
- Yakın dönem planını somutlaştırın: Yeni üretim hattı, yazılım hizmeti veya satış kanalı gerçekçi biçimde planlanıyorsa ilgili mal/hizmetler düşünülür. Salt ihtimal düzeyindeki ilgisiz alanları listeye eklemek zorunlu değildir.
- Malı hizmetten ayırın: Örneğin kozmetik ürünü ile güzellik bakım hizmeti; indirilebilir uygulama ile çevrim içi yazılım hizmeti; giysi ile giysinin perakende satış hizmeti aynı işlem değildir.
- Güncel sınıf ve terimi doğrulayın: 2026 başvurusu için geçerli ulusal sınıflandırma listesi, grup açıklamaları ve gerektiğinde uluslararası alfabetik liste karşılaştırılır. Özellikle 35. sınıfta hangi malların satışına ilişkin hizmet istendiği somut olarak yazılır.
- Önceki hak ve kullanılabilirlik riskini değerlendirin: Sınıflar seçildikten sonra aynı veya benzer işaretler yönünden başvuru öncesi benzerlik araştırması yapılır. Bu araştırma sınıf seçiminin değil, seçilen kapsamda tescil riskinin ayrı denetimidir.
Başvuru sahibinin şirket, dernek, gerçek kişi veya başka bir hak sahibi olması sınıflandırma mantığını değiştirmez; önemli olan ilgili mal veya hizmetler için koruma talep etme iradesi ve kanuni başvuru koşullarıdır. Marka başvurusunun şekli aşamaları ile rüçhan hakkı bu sınıf seçiminden ayrı usul meseleleridir.
35. Sınıf: Ürün Satışı ve Mağazacılık
35. sınıf, reklamcılık ve işletme yönetimi gibi hizmetlerin yanı sıra, müşterilerin belirli malları görüp satın alabilmeleri için bu malların bir araya getirilmesi şeklindeki perakende ve toptan satış hizmetlerini de kapsar. Bu hizmetler fiziksel mağazada, elektronik ortamda veya başka satış yöntemleriyle sunulabilir. Ancak ürünün kendisinin 25. sınıfta tescilli olması ile giyim ürünlerinin satışı için 35. sınıfta hizmet tescili bulunması aynı kayıt değildir.
2026/2 sayılı Tebliğ m.3/5 açık bir yazım kuralı getirir: 35. sınıfın ilgili mağazacılık ifadesindeki boşluğa mal veya mal grupları yazılır; o boşluğa hizmet veya hizmet grubu yazılmaz. Örneğin giyim ürünleri bakımından başvuru hazırlanıyorsa 35. sınıfta hizmetin konusu olacak giyim malları belirlenir. “35. sınıfın tamamı” şeklindeki soyut düşünce, hangi mal gruplarının satış hizmetine konu olduğunun somutlaştırılmasının yerini tutmaz.
Bir üreticinin yalnız kendi ürünlerini satması, her olayda mutlaka ayrı bir 35. sınıf tescili yaptırmasını gerektiren genel bir kanuni zorunluluk değildir. Buna karşılık perakende hizmetinin bağımsız biçimde marka altında sunulması veya çok markalı mağazacılık faaliyeti gibi durumlarda 35. sınıfın seçimi daha fazla önem kazanabilir. Ürün sınıfı ile ona özgülenmiş satış hizmetlerinin benzerliği de somut olayda tartışılabilir; sırf birinde 35 numarası bulunması diğerinde bulunmaması korumayı kendiliğinden kaldırmaz. 35. sınıf ve mağazacılık hizmetlerinin emtia benzerliği konusundaki özel inceleme ayrı makalede yer almaktadır.
Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.03.2025 tarihli, E.2024/3430, K.2025/1432 sayılı kararında, 35. sınıftaki ilgili mağazacılık hizmetleri bakımından taraf markaları arasında bağlantı ve karıştırılma ihtimali bulunduğu yönündeki bölge adliye mahkemesi değerlendirmesi onanmıştır. Karar, her ürün ve her mağazacılık hizmetinin daima benzer sayıldığını değil, ilgili mallar ve işaretler üzerinden somut inceleme yapılması gerektiğini gösterir.
Bayi ağı, çok markalı mağazacılık veya franchise sözleşmesinde marka lisansı içeren ticari yapılarda, hangi tarafın hangi malları sunduğu ve hangi hizmeti kendi markası altında yürüttüğü ayrıca tespit edilmelidir. Marka lisans sözleşmesinin kapsamı ile 35. sınıfta talep edilen satış hizmetlerinin kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
Aynı Sınıf veya Farklı Sınıf: Karıştırılma İhtimali
SMK m.11/4 açık bir kural koyar: Aynı sınıfta bulunmak benzerlik karinesi oluşturmaz; farklı sınıfta bulunmak da benzemezlik karinesi oluşturmaz. Buna göre sınıf numarası, marka uyuşmazlığında incelemenin başlangıç verisidir; sonucu değildir. Önceki marka ile başvuruya konu işaretin benzerliği ve ilgili mal/hizmetlerin pazar ilişkisi birlikte ele alınır.
Örneğin 41. sınıftaki televizyon programı yapım hizmetleri ile 28. sınıftaki oyuncaklar farklı sınıflara aittir. Ancak bir programdaki karakterlerin oyuncaklaştırılarak satılması, belirli koşullarda tüketicinin aynı ticari kaynak veya ekonomik bağlantı algısına yol açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.01.2026 tarihli, E.2025/3701, K.2026/490 sayılı kararında, 41. sınıfta kullanımı ispatlanan film ve televizyon programı yapım hizmetleri ile 28. sınıftaki oyunlar ve oyuncaklar arasında somut olayın özelliklerine göre bağlantı kabul edilen kısmi hükümsüzlük sonucu onanmıştır. Bu sonuç, bütün 41. ve 28. sınıf mallarının daima benzer olduğu yönünde genelleştirilemez.
Karıştırılma incelemesinin görsel, işitsel, kavramsal ve ticari bağlantı unsurları marka benzerliği yazısının; önceki haklara dayalı ret nedenleri ise nispi ret nedenleri yazısının konusudur. Başvuru sahibinin sınıf listesini doğru oluşturmuş olması, işaretin mutlak ret nedenlerinden veya üçüncü kişinin önceki haklarından bağımsız olarak tescil edileceğini garanti etmez. Tanınmış markaların özel koruması da sınıf numaralarından ibaret bir mekanizma değildir.
Önceki haklarla çatışmada başvuru sahibinin kendi eski tescillerine dayanarak müktesep hak ileri sürmesi veya önceki marka sahibinin muvafakatname vermesi, ayrı koşulları bulunan hukuki savunma ve işlemlerdir. İşaretin kullanım sonucu ayırt edicilik kazanması da mal veya hizmet listesindeki yanlış sınıflandırmayı kendiliğinden düzeltmez. Tescilden sonra ortaya çıkan önceki hak uyuşmazlıkları ise şartları varsa marka hükümsüzlüğü davasına konu edilebilir.
Sınıflandırma Hataları, Ücretler ve Sonradan Yeni Sınıf Ekleme
SMK m.11/3, Kuruma başvuruya konu malların veya hizmetlerin sınıfını ve sınıf numarasını düzeltme yetkisi verir. Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.9 uyarınca mal ve hizmetlerin sınıflarına ayrılarak sınıf numaralarıyla sunulması gerekir. Kurumun açıklanmasını gerekli gördüğü bir ifade bulunursa başvuru sahibine iki aylık açıklama süresi verilir; süresinde açıklama yapılmayan ifadeler listeden çıkarılabilir.
Liste uygun düzenlenmemişse Yönetmelik m.9/4 uyarınca Kurum, gerekli gördüğü durumda sınıflandırma listesi düzenleme ücretinin iki ay içinde ödenmesini isteyebilir; süresinde ödeme bilgisi sunulmaması başvurunun işlemden kaldırılması sonucunu doğurabilir. Birden fazla sınıf için gerekli ek sınıf ücretinin ödenmemesi hâlinde ise Yönetmelik m.9/5 ve SMK m.15/3 çerçevesinde başvurunun ücretin kapsadığı sınıflar yönünden incelenmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle ücret, sınıf sıralaması ve Kurum bildirimleri birlikte kontrol edilmelidir.
Tescilden sonra mevcut marka kaydına yeni bir mal, hizmet veya sınıf eklenerek koruma kapsamı genişletilemez. SMK m.11/6, başvuru içeriğini veya mal ve hizmet listesini değiştirmeyen açık maddi hata ve imla düzeltmeleriyle sınırlı bir düzeltme imkânı tanır. İşletmenin sonradan yeni bir faaliyete başlaması durumunda, bu faaliyet mevcut liste tarafından kapsamıyorsa ayrı bir başvuru değerlendirilir. Yeni başvurunun kendi başvuru tarihi ve kendine özgü tescil engelleri olacaktır; önceki tescilin tarihini yeni mal veya hizmetlere taşımak mümkün değildir. Mevcut kaydın marka tescilinin yenilenmesi yoluyla uzatılması da tescilli mal veya hizmetlerin kapsamını genişletmez.
Öte yandan başvuru tescile bağlanmadan önce, SMK m.11/5 uyarınca mal ve hizmetler itibarıyla başvurunun bölünmesi mümkündür. Bölünme ile sınıf numarasının idarece düzeltilmesi, mevcut listeye yeni emtia eklenmesiyle karıştırılmamalıdır. Ret veya eksiklik kararlarına karşı başvuru yolları, karara göre ayrıca marka reddine itiraz usulüne tabidir.
Ret kararına karşı idari başvuru sürecinin ardından açılabilecek YİDK kararının iptali davası ile TÜRKPATENT’in sınıflandırma veya liste açıklaması işlemleri farklı usul ve süre değerlendirmelerini gerektirir.
Sınıflar Bakımından İtiraz, Kısmi Ret ve İspat
Bir marka başvurusunda birçok mal ve hizmetin yer alması, itirazın mutlaka bunların tümüne yönelmesi gerektiği anlamına gelmez. SMK m.19/3 uyarınca bir kısım mal veya hizmet için tescil engeli saptandığında başvuru ilgili kısım bakımından reddedilir; diğer mal veya hizmetler yönünden inceleme devam edebilir. Bununla birlikte itiraz edilmeyen her sınıfın diğer işlemlerden tamamen bağımsız ve derhâl tescile bağlanacağı yönünde genel bir kural çıkarılamaz. Şekli koşullar, resen ret nedenleri ve başvuru dosyasının usuli durumu ayrıca gözetilir.
Sınıf benzerliğini ileri süren önceki hak sahibi, hangi somut mal veya hizmetlerin neden ilişkili olduğunu ticari verilerle açıklamalıdır. İlgili tüketici kitlesi, malın kullanım amacı, birbirini tamamlama veya ikame ilişkisi, dağıtım kanalları ve satış biçimi gibi veriler uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilebilir. Yayıma itirazın süresi ve usulü, itiraza cevap ve bülten izleme sınıf seçiminin ardından gündeme gelebilen ayrı işlemlerdir.
SMK m.19/2 koşulları gerçekleştiğinde önceki marka sahibinden, itiraza dayanak markanın ilgili mal veya hizmetler için ciddi biçimde kullanıldığının ispatı istenebilir. Bu mekanizma sınıf seçimiyle bağlantılı olsa da şartları, süre kesiti ve ispat yükü bakımından marka itirazında kullanım ispatı başlığı altında ayrıca incelenmelidir.
Bir başvuruya karşı itirazda, önceki markanın yanı sıra hak sahipliğini etkileyen marka ve ticaret unvanı çatışması veya logo üzerindeki telif hakkı ile marka tescili çatışması gibi ayrı hukuki nedenler de ileri sürülebilir. Bunların kabul edilip edilmeyeceği, yalnızca doğru sınıf numarasının seçilmiş olmasına bağlı değildir.
Geniş Listelerin Kullanım Yükümlülüğü ve Kısmi İptal Riski
SMK m.9/1 uyarınca, marka tescil edildiği tarihten itibaren beş yıl içinde haklı sebep olmaksızın Türkiye’de tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmazsa veya kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilirse iptal gündeme gelebilir. SMK m.26/5, iptal sebebinin tescilli mal veya hizmetlerin bir kısmı için bulunması hâlinde sadece ilgili kısım yönünden iptal kararı verilmesini öngörür. Bu düzenleme, tescil listesi hazırlanırken kullanımı gerçekçi olmayan alanların otomatik olarak eklenmemesini gerektiren başlıca nedenlerden biridir.
Önemli olan her alt ürün adına ayrı bir fatura düzenlenmesi değil, uyuşmazlık konusu mal veya hizmetler bakımından markanın ticari hayatta gerçekten kaynak gösterme işlevine uygun kullanıldığının ortaya konulmasıdır. Satış faturaları, ambalaj örnekleri, kataloglar, internet satış kayıtları ve reklam materyalleri ancak tarih, coğrafya, marka ve ilgili emtia bağlantıları gösterildiğinde anlamlı delillere dönüşür. Kullanım ispatı delillerinin düzenlenmesi ayrı bir teknik inceleme konusudur.
Geniş bir listenin her kaleminde ciddi kullanımın bulunmadığı hâllerde kısmi iptal ihtimali değerlendirilir; fakat iptal, beş yıllık sürenin dolmasıyla kendiliğinden gerçekleşmiş sayılmaz. İlgili talep ve değerlendirme gerekir. Markanın iptal nedenleri ve sonuçları ile TÜRKPATENT önündeki idari iptal usulü sınıflandırma başlığının dışındaki özel meselelerdir. Tanınmışlık da markayı, tescil edilmiş bütün mal veya hizmetlerde otomatik kullanım varsayımından yararlandırmaz.
Kullanmama nedeniyle iptal; markanın jenerikleşmesi veya markanın yanıltıcı hâle gelmesi gibi diğer iptal nedenleriyle aynı değerlendirmeye tabi değildir. Ayrıca marka hükümsüzlüğü ile iptali arasındaki fark bakımından, başvuru sırasında mevcut tescil engelleriyle tescilden sonra ortaya çıkan olgular ayrılmalıdır. Nice sınıflandırmasındaki kayıt bu ayrımı değiştirmez.
Marka Sınıfı Seçimine İlişkin Üç Uygulama Örneği
Örnek 1: Kozmetik Üreticisi ve Güzellik Salonu
Kendi markasıyla kozmetik ürün üreten ve ayrıca güzellik bakım hizmeti sunan bir işletme için 3. sınıftaki uygun ürün terimleri ile 44. sınıftaki ilgili hizmetler ayrı ayrı incelenir. Aynı işletme bu kozmetik mallarını bağımsız bir perakende satış hizmeti markası altında sunacaksa 35. sınıftaki ilgili hizmet de değerlendirilebilir. Tek başına 3. sınıfta tescil, bütün 44. sınıf hizmetlerinin tescil edilmiş olduğu anlamına gelmez.
Kozmetik ürünün ambalajındaki işaretin hangi mal için tescil edildiği ile daha sonra karşılaşılan ürün ambalajının taklidi ve marka hakkı ihlali iddiası ayrı değerlendirmeleri gerektirir; mal veya hizmet sınıfını doğru seçmek, somut tecavüzün tespitini tek başına sağlamaz.
Örnek 2: Mobil Uygulama ve Abonelik Hizmeti
İndirilebilir bir yazılım sunan işletmenin 9. sınıftaki malları; kullanıcıya çevrim içi ve indirilmeyen yazılım kullandıran işletmenin 42. sınıftaki hizmetleri değerlendirmesi gerekebilir. Faaliyet modeli her iki unsuru da kapsıyorsa iki gruptaki uygun ifadelerin birlikte seçilmesi düşünülebilir. “Uygulama” sözcüğünün tek başına bütün bu faaliyetleri kapsadığı varsayılamaz.
Örnek 3: Giyim Markası ve E-Ticaret Mağazası
Giyim ürünlerini kendi markası altında piyasaya sunan işletmenin 25. sınıftaki ilgili malları listelemesi; ayrıca markasıyla perakende hizmet sunuyorsa 35. sınıfta satışa konu mal gruplarını doğru ifade etmesi önemlidir. E-ticaret sitesi kullanılması, 35. sınıftaki mal gruplarını belirtme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Dijital satış sırasında üçüncü kişilerin işaret kullanımları ise ayrı olarak e-ticarette marka hakkı ihlali çerçevesinde değerlendirilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Nice sınıflandırmasında kaç sınıf vardır?
Toplam 45 sınıf vardır: 1–34 mallara, 35–45 hizmetlere ayrılmıştır. Bir başvuru, ücret ve usul şartlarına uyulmak kaydıyla birden fazla sınıftaki mal veya hizmeti kapsayabilir.
Marka tescili için bütün sınıfları seçmek gerekir mi?
Hayır. Seçim, markanın kullanılacağı ve gerçekçi biçimde planlanan mal veya hizmetler üzerinden yapılır. Bütün sınıfları seçmek zorunlu olmadığı gibi gereksiz geniş liste her zaman daha güçlü koruma sağlamaz.
Aynı sınıftaki markalar birbirine mutlaka benzer mi?
Hayır. SMK m.11/4 bunu açıkça reddeder. Mal veya hizmetlerin somut niteliği ve işaretlerin karıştırılma ihtimali ayrı ayrı incelenir; farklı sınıflar arasında da benzerlik bulunabilir.
35. sınıf bütün ürünleri kapsar mı?
Hayır. Mağazacılık ve perakende hizmeti bakımından satışa konu mallar veya mal grupları belirtilmelidir. 35. sınıf ürünün kendisini değil, başvuruda tanımlanan satış hizmetini de kapsayan bir hizmet sınıfıdır.
Tescilden sonra mevcut markaya sınıf eklenebilir mi?
Mevcut tescilin mal ve hizmet kapsamı yeni bir sınıf eklenerek genişletilemez. Yeni faaliyet mevcut listede bulunmuyorsa yeni bir başvuru gerekebilir; buna karşılık başvuru aşamasındaki sınıflandırma hataları kanuni sınırlar içinde düzeltilebilir.
2026 sınıflandırmasında genel başlık kullanmak geçerli midir?
2026/2 sayılı Tebliğ m.3/2, belirli genel başlıkların tanımları kapsamındaki ve ilgili Nice sınıfındaki mal veya hizmetleri içerdiğini kabul eder. Ancak başlığın bütün sınıfı sınırsız kapsadığı düşünülmemeli; somut ürünün kullanılan tanıma girip girmediği kontrol edilmelidir.
Kullanılmayan sınıflar marka tescilini otomatik düşürür mü?
Hayır. Kanundaki beş yıllık kullanma şartı ve haklı sebep ihtimali somut olarak değerlendirilir. İptal nedeni yalnız bazı mal veya hizmetlerde bulunursa bu kısım yönünden iptal kararı verilebilir; sonuç kendiliğinden doğmaz.
Sonuç
Nice sınıflandırması, marka tescilinin idari dili olmakla birlikte sınıf seçiminin hukuki etkisi doğrudan tescilde yazılan mal ve hizmet listesine bağlıdır. Doğru yaklaşım, işletmenin faaliyetlerini ürün ve hizmet düzeyinde belirlemek, 2026 itibarıyla geçerli ulusal sınıflandırma kurallarına uygun terimleri kullanmak, 35. sınıftaki satış hizmetlerinin konusu olan malları belirtmek ve önceki markalarla çatışma riskini ayrıca incelemektir. Sınıf numarası tek başına ne tescil güvencesi ne de sınıflar arasında kesin bir koruma sınırı oluşturur. Başvurunun kapsamı ve olası uyuşmazlıkların hukuki değerlendirmesi bakımından marka hukuku kapsamında hukuki danışmanlık ve temsil seçenekleri değerlendirilebilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer