Franchise sözleşmesinde marka lisansı, franchise alanın başkasına ait bir markayı yalnızca kararlaştırılan işletmede, mal veya hizmetlerde, bölgede, süre boyunca ve kullanım biçimiyle kullanabilmesini sağlayan izindir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.24 ve m.148 uyarınca bu iznin yazılı olarak düzenlenmesi; hangi markaları, faaliyetleri ve kullanım kanallarını kapsadığının belirlenmesi gerekir. Franchise alanın yetkiyi aşması, yalnızca sözleşmeye aykırılık değil, koşulları oluştuğunda marka hakkına tecavüz de oluşturabilir. Belirleyici olan sözleşmenin adı değil, marka üzerindeki hak sahipliği, verilen yetkinin sınırları ve fiilî kullanımdır.
Franchise İçindeki Marka Lisansının Hukuki Niteliği
Franchise, taraflar arasında aynı ticari kimliğin ve işletme sisteminin belirli koşullarla kullanılması üzerine kurulan sürekli bir sözleşme ilişkisidir. Marka lisansı bu ilişkinin ayırt edici parçalarından biridir: franchise alan, müşteri karşısında franchise verenin sistemini tanıtan işareti kullanırken markanın mülkiyetini kazanmaz. Franchise sözleşmesi, yalnız marka lisansından ibaret değildir; fakat bu makalenin konusu tescilli markanın kullandırılmasına ilişkin yetki, denetim ve ihlal sınırlarıdır. Know-how, yazılım, tasarım, telif ve diğer fikrî hakların franchise içindeki yönetimi için franchise ilişkisinde marka dışındaki fikrî mülkiyet hakları incelemesi ayrıca değerlendirilmelidir.
SMK m.24/1, marka hakkının tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı yahut bir kısmı için lisans sözleşmesine konu olabileceğini öngörür. Böylece franchise verenin her şubesine veya her ürün grubuna sınırsız marka kullanma yetkisi vermesi gerekmez. Marka kullanımının lisans niteliğinde olması, franchise bedelinin tek kalem olarak kararlaştırılmasıyla da ortadan kalkmaz. Ancak franchise sözleşmesinin tamamını doğrudan bir marka lisans sözleşmesiyle özdeşleştirmek de doğru değildir. Marka lisans sözleşmesinin genel koşulları ile franchise sistemine özgü kullanım denetimi birbirinden ayrılmalıdır.
Markanın franchise alan tarafından kullanılması tescil sahibine ait marka hakkının devredildiği anlamına gelmez. Mülkiyetin gerçekten el değiştirmesi isteniyorsa marka devir sözleşmesi ve bunun farklı şekil koşulları gündeme gelir. Aynı belgenin ayrıca birden çok fikrî hakkı lisansa konu etmesi hâlinde ise karma fikrî mülkiyet lisansı bakımından her hakkın kendi rejimi ayrıca incelenir.
Markayı Kullandırmaya Kim Yetkilidir?
İlk araştırılması gereken husus, franchise verenin sözleşmeye konu markayı kullandırma yetkisinin kaynağıdır. Markanın tescil sahibi doğrudan franchise veren olabilir. Bunun dışında marka bir grup şirketine, gerçek kişiye veya başka bir hak sahibine aitken franchise organizasyonunu farklı bir şirket işletiyor olabilir. İkinci durumda franchise verenin yalnızca markayı kendisinin kullanmasına izin verilmiş olması, franchise alanlara ayrıca kullanım hakkı tanıyabileceği anlamına gelmez.
SMK m.24/3 uyarınca, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans alan, lisans haklarını üçüncü kişilere devredemez ve alt lisans veremez. Bu nedenle franchise verenin kendisi de lisans alan konumundaysa, alt franchise ağı kurmadan önce markanın gerçek sahibinden kaynaklanan açık alt lisans yetkisinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aksi takdirde son kullanıcıya verilen izin, yetki zincirindeki eksikliği kendiliğinden gidermez.
Uygulamada kontrol; marka sicilindeki hak sahibi ve marka örneği, marka numarası, tescilli mal ve hizmetler, üst lisans sözleşmesi, alt lisans izni ve varsa yetkiyi sınırlayan ek protokoller üzerinden yapılır. Franchise verenin ticaret unvanının, alan adının veya tabelasının markayla aynı olması tek başına hak sahipliğini kanıtlamaz. Önceki bir işaretten kaynaklanan uyuşmazlıklar veya izinsiz tescil iddiaları varsa kötü niyetli marka tescili değerlendirmesi ayrı bir hukuki mesele oluşturabilir.
Yazılı Şekil, Noter ve Sicil Kaydı
Franchise sözleşmesindeki marka lisansı yazılı şekle tabidir. SMK m.148/4, sınai mülkiyet haklarına ilişkin hukuki işlemleri yazılı şekle bağlar. Markanın kullanımı için hangi tarafın kime hangi izni verdiğinin imzalı metin ve atıf yapılan eklerden anlaşılması gerekir. Lisans hükmünün franchise sözleşmesinin içinde yer alması mümkündür; mutlaka ayrı başlıklı bir belge hazırlanması şart değildir. Bununla birlikte yalnızca tabela teslim edilmiş veya taraflar fiilen birlikte çalışmış diye yazılı şekil koşulunun yerine geldiği sonucuna varılmamalıdır.
Marka lisansı için kanunda genel bir noter onayı geçerlilik şartı öngörülmemiştir. SMK m.148/4’ün noter onayına bağladığı işlem devir sözleşmesidir; lisans ile devir bu noktada karıştırılmamalıdır. Lisansın sicile kaydında da kural farklıdır: m.148/5’e göre kayıt, talep ve kanuni şartlarla yapılır; sicile kaydedilmeyen işlemden doğan haklar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Buna karşılık kural olarak sırf sicile kayıt yapılmamış olması taraflar arasındaki yazılı lisansı geçersiz kılmaz. Garanti ve ortak markalar bakımından m.148/7’deki özel hükümler saklıdır.
Sicil kaydının taraflar arasındaki borçları yerine getirdiği de düşünülmemelidir. Sicile işlenen lisans, hangi şubenin hangi logo düzenini kullanacağını, yeni ürün çıkarma yetkisini veya reklam onayı prosedürünü kendiliğinden belirlemez. Bunlar franchise sözleşmesinde veya açıkça sözleşmeye bağlanan marka kullanım kılavuzunda düzenlenmelidir.
Marka Kullanma Yetkisinin Sınırları Nasıl Belirlenir?
Franchise alanın kullanım yetkisi, yalnız “markayı kullanabilir” ibaresine bırakılmamalıdır. Yetkinin sınırları farklı boyutlarda belirlenmelidir:
| Sınır | Sözleşmede netleştirilecek konu | Muhtemel uyuşmazlık |
|---|---|---|
| Markanın kimliği | Tescil numarası, kelime/şekil örneği, izin verilen varyantlar | Başka logo veya benzer işaretin kullanılması |
| Mal ve hizmetler | Ruhsat verilen somut ürün ve hizmet grupları | İzinsiz yeni ürün hattı veya hizmet |
| İşyeri ve bölge | Şube adresi, ek satış noktaları, coğrafi kullanım | İkinci şubenin onaysız açılması |
| Kullanım kanalı | Tabela, ambalaj, internet, platform ve sosyal medya hesapları | Yetki dışı çevrim içi satış veya alan adı |
| Zaman | Başlangıç, bitiş, yenileme ve geçiş dönemi | Süre bitiminden sonra süren kullanım |
Bu sınırların belirlenmesinde markanın sicilde kayıtlı mal ve hizmet listesi ile franchise sözleşmesinde izin verilen faaliyet aynı şey değildir. Bir marka birden çok hizmet alanında tescilli olsa bile franchise alana yalnız bunların biri için kullanım izni verilmiş olabilir. Öte yandan belirli bir işyeri adresi sözleşmede yazılmışsa, bu durum her çevrim içi kullanımı otomatik olarak yasaklar veya her yeni dijital kanalı otomatik olarak izinli hâle getirir şeklinde genel bir kural kurulamaz; sözleşmenin lafzı, ekleri ve tarafların somut uygulaması değerlendirilir.
Markanın aynen mi yoksa uyarlanarak mı kullanılabileceği de belirlenmelidir. Franchise alanın tescilli işareti kendi ticaret unvanıyla birleştirmesi, ayırt edici unsurunu öne çıkarması veya yeni bir logo üretmesi, kullanım izninin varlığından bağımsız olarak marka hakkının kapsamı bakımından değerlendirme gerektirir.
Münhasırlık, Bölge Koruması ve Alt Franchise
SMK m.24/2 gereğince sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa marka lisansı inhisari değildir. İnhisari olmayan lisans, lisans verenin markayı kendisinin kullanmasına ve başka kişilere de lisans vermesine engel olmaz. İnhisari lisans verildiğinde ise lisans veren başka lisans veremez; hakkını açıkça saklı tutmadıkça markayı kendisi de kullanamaz. Bu hükümler, marka lisans türleri bakımından genel çerçeveyi oluşturur.
Ancak franchise sözleşmesindeki “ilçe münhasırlığı”, “belirli mesafede yeni şube açılmaması” veya “tek işletme” taahhüdü ile kanuni anlamda tüm marka lisansının inhisari olması aynı şey değildir. Örneğin taraflar yalnız bir alışveriş merkezinde ikinci franchise açılmamasını kararlaştırabilir; bu, markanın Türkiye’deki bütün kullanımının franchise alana bırakıldığı anlamına gelmez. Bölgesel koruma, çevrim içi siparişlerin yönlendirilmesi ve merkez işletmelerin faaliyetleri açık hükümlere bağlanmalıdır.
Master franchise alanın başka işletmelere marka kullandırması da ayrı denetlenir. Alt şube işletmeciliği, ortaklık veya yönetim sözleşmesi adı verilmesi, SMK m.24/3’teki alt lisans sınırını ortadan kaldırmaz. Üçüncü kişiye markayı kullanma yetkisi fiilen devrediliyorsa üst lisansın buna izin verip vermediği araştırılır. Ticari bölge ve rekabet etmeme hükümlerinin ayrıca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve uygulanabilir dikey anlaşma kuralları yönünden değerlendirilmesi gerekir; marka lisansı verilmiş olması rekabet sınırlamalarını kendiliğinden geçerli kılmaz.
Kalite Denetimi ve Marka Bütünlüğü
Franchise modelinde tüketicinin farklı şubelerde aynı ticari kaynaktan gelen bir hizmet algılaması, marka lisansının kalite boyutunu öne çıkarır. SMK m.24/4 açıkça lisans verenin, lisans alan tarafından üretilecek malın veya sunulacak hizmetin kalitesini güvenceye alacak önlemleri almasını öngörür. Lisans alan da sözleşme şartlarına uymak zorundadır; aksi hâlde marka sahibi tescilli markadan doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir.
Bu çerçevede markanın kullanılmasına ilişkin denetim, soyut bir “standartlara uyum” cümlesiyle sınırlı kalmamalıdır. İşletmenin sunduğu hizmetin markayı temsil etme biçimi, izin verilen logo ve görsel kimlik, mal veya hizmetin kalite kriterleri, düzeltme bildiriminin usulü, makul denetim sıklığı ve uygunsuzluğun nasıl giderileceği düzenlenebilir. Denetim tutanaklarının taraflara bildirilmesi ve itiraz usulünün tanımlanması, uyuşmazlık hâlinde önem kazanır.
Kalite denetimi yetkisi de sınırsız değildir. Franchise verenin ticari denetim hakkının varlığı; her değişikliğin tek taraflı, öngörülemez ve keyfî biçimde dayatılabileceği anlamına gelmez. Denetimlerin sözleşmenin kapsamına, dürüstlük kuralına ve emredici hukuk hükümlerine uygun olması gerekir. Kaliteyle ilgisiz bütün sözleşme ihlallerinin otomatik olarak marka tecavüzü sayılması da doğru değildir.
İnternet, Sosyal Medya ve Dijital Kanallarda Marka Kullanımı
Franchise şubesinin tabela kullanma izni, markayı istediği alan adına veya sosyal medya hesabına kaydedebileceği anlamına gelmez. Sözleşmede en azından kurumsal internet alan adının kime ait olacağı, şube hesabı açma yetkisi, marka adını içeren kullanıcı adları, çevrim içi pazar yerlerinde mağaza adı ve reklam görsellerinin onayı belirlenmelidir. Marka adının arama reklamlarında veya yönlendirme kodlarında kullanılması ayrıca somut marka hukuku değerlendirmesi gerektirir.
SMK m.7/3, belirli şartlarla işaretin internet ortamında ticari etki yaratan kullanımını marka sahibinin yasaklama yetkisine dâhil eder. Dolayısıyla franchise alanın sözleşme kapsamı dışında bir web mağazası açması, merkez şube izlenimi veren alan adı kullanması veya marka sahibiyle bağlantısının sürdüğünü gerçeğe aykırı biçimde duyurması ihtilaf doğurabilir. Ürün ve hizmetlerin platform üzerinden satışında markasal kullanım sorunlarının ayrı görünümü için e-ticarette marka hakkı ihlali incelemesi dikkate alınabilir.
Sözleşmede dijital hesapların işletme ilişkisi devam ederken yönetimi ile ilişki sona erdiğindeki devri veya marka unsurlarından arındırılması birbirinden ayrılmalıdır. Hesapta birikmiş müşteri verileri, alan adı tahsisi ve üçüncü taraf platform kuralları kendiliğinden marka lisansının parçası hâline gelmez; burada yalnız markanın hangi şekilde ve ne kadar süre kullanılabileceği üzerinde durulmaktadır.
Marka Lisans Bedeli ve Tarafların Borçları
Franchise alanın ödediği ilk giriş bedeli, dönemsel franchise bedeli ve reklam katkı payı aynı hukuki kalem olmak zorunda değildir. Sözleşmede marka kullanımının hangi bedelle ilişkilendirildiği, bedelin sabit tutar mı ciroya bağlı oran mı olduğu, raporlamaya esas cironun nasıl belirleneceği, tahakkuk dönemi ve lisans yetkisinin askıya alınmasına yol açabilecek ödeme ihlalleri açıkça gösterilmelidir. Kanunda tüm franchise ilişkilerine uygulanacak tek tip bir marka lisans ücreti veya zorunlu royalty oranı öngörülmemiştir.
Franchise veren bakımından temel borç, sözleşmede belirlenen kapsamda hukuken kullanılabilir marka yetkisini sağlamaktır. Franchise alan bakımından ise markayı izin verilen sınırlar içinde ve kalite standartlarına uygun kullanmak, bedel ve raporlama yükümlülüklerine uymak, yetkisiz alt lisans vermemek ve markanın hak sahibini belirsizleştirecek davranışlardan kaçınmak öne çıkar. Sözleşmenin ihlali hâlinde genel borçlar hukuku yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112’deki ifa etmeme veya gereği gibi ifa etmeme sorumluluğu da somut olayda gündeme gelebilir.
Bedelin ödenmemesi her durumda markanın kullanım iznini kendiliğinden sona erdirmez. Öncelikle muacceliyet, temerrüt, sözleşmedeki yaptırım ve sona erdirme düzenlemesi incelenir. Kanuni veya sözleşmesel koşullar gerçekleşmeden franchise alanı hemen “izinsiz marka kullanıcısı” olarak nitelendirmek hatalı olabilir.
Sözleşmeye Aykırılık Ne Zaman Marka Hakkına Tecavüze Dönüşür?
Franchise alanın herhangi bir yükümlülüğü ihlal etmesi ile marka lisansı sınırını aşması ayrıdır. Örneğin aylık raporun gecikmesi, olayın özelliklerine göre sözleşmesel sorumluluk doğurabilir; fakat tek başına SMK m.29/1-ç anlamında marka hakkına tecavüzün bütün unsurlarını göstermez. Buna karşılık verilmemiş bir işaretin kullanılması, izin verilen mal veya hizmet kapsamının aşılması, yetkisiz üçüncü kişilere markanın kullandırılması veya lisans sınırı dışında markasal tanıtım yapılması, ayrıca tecavüz incelemesini gerektirir.
SMK m.29/1-ç, marka sahibinin lisans yoluyla verdiği hakların izinsiz genişletilmesini veya üçüncü kişilere devredilmesini marka hakkına tecavüz sayar. SMK m.24/4 ise lisans koşullarına uyulmaması hâlinde marka sahibinin tescilli marka haklarını lisans alana karşı ileri sürebilmesini öngörür. Bu iki hüküm, tecavüz iddiasının dayanağı ve sözleşmesel ihlalin niteliğiyle birlikte uygulanmalıdır. Marka hakkına tecavüz sayılan fiillerin genel unsurları farklı bir inceleme konusudur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarihli, E. 2015/7692, K. 2016/2504 sayılı kararında, davalının mağaza tabelasında ve ürünler üzerinde markayı lisans aldığı biçimde kullanmadığı; lisans kapsamındaki markanın ilgili mobilya emtiasını da içermediği değerlendirilmiş, marka tecavüzünün tespitine ilişkin karar onanmıştır. Karar, 6769 sayılı Kanun’dan önceki mevzuat dönemine aittir; burada önem taşıyan hukuki değerlendirme, bir lisansın varlığının sözleşme dışı her türlü marka kullanımını haklı kılmadığıdır.
Her uyuşmazlıkta önce tescilli işaret, lisans metni, ekler ve gerçek kullanım yan yana konulmalıdır. Franchise alanın yazılı izni olduğunu savunması, iznin hangi kullanım için verildiğini gösterme gereğini ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde marka sahibi de yalnız kalite politikasına genel bir atıfta bulunarak sınır ihlalini somutlaştırmaktan kaçınamaz.
Franchise Süresinin Dolması veya Fesih Sonrasında Marka
Franchise sözleşmesinin geçerli biçimde sona ermesiyle markayı kullanma izninin de sona erip ermediği, lisansın süresi ve sona erme hükümlerine göre incelenir. Kural olarak izin sona erdikten sonra tabelada, menüde, ambalajda, internet ilanında veya platform profilinde markasal kullanımın sürdürülmesi artık lisansa dayandırılamaz. Ancak ihtilaflı fesih bildirimi, sözleşmenin kendiliğinden uzaması veya tarafların ayrıca tanıdığı tasfiye süresi varsa bunların hukuki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.09.2025 tarihli, E. 2025/458, K. 2025/5420 sayılı kararında franchise sözleşmesi sona erdiği hâlde eski franchise alanın markayı ve marka sahibini çağrıştıran işaretleri restoran faaliyetinde kullanması değerlendirilmiştir. Bölge adliye mahkemesinin marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminata ilişkin kabulü onanmış; maddi tazminat talebinin reddi de somut dosya bakımından korunmuştur. Bu karar, ihlal tespiti ile her bir tazminat kaleminin ispatının ayrı meseleler olduğunu da gösterir.
Önceden satın alınmış orijinal malların yeniden satışına ilişkin marka hakkının tükenmesi ilkesi ile eski franchise işletmesinin kendisini hâlâ yetkili şube olarak sunması aynı hukuki durum değildir. Sözleşme bittiğinde hangi stokların nasıl tasfiye edileceği, tabelalar, menüler, reklamlar ve hesaplar bakımından işlem planı belirlenmelidir. Fesih bildiriminin geçerliliği ve fesih sonrası kullanımın ayrıntılı sonuçları marka lisans sözleşmesinin feshi ve fesih sonrası kullanım başlıklı ayrı incelemenin konusudur.
Yetki ve İhlal Hangi Delillerle İspatlanır?
Franchise uyuşmazlığında en önemli soru, markanın kullanılıp kullanılmadığından önce hangi kullanıma izin verildiğidir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde sözleşmenin bütün sürümleri ile fiilî kullanımın aynı tarih ve faaliyet bakımından karşılaştırılması gerekir.
- Hak sahipliği ve yetki zinciri: TÜRKPATENT sicil belgeleri, tescilli marka örnekleri ve mal/hizmet listeleri, üst lisans ve alt lisans izinleri, varsa sicile kaydedilen hukuki işlemler.
- Sözleşmesel kapsam: İmzalı franchise sözleşmesi, marka lisans hükmü, şube ve bölge ekleri, marka kullanım kılavuzunun sözleşmeye dâhil edildiğini gösteren belgeler, yazılı değişiklik ve onaylar.
- Fiilî kullanım: Tarihi ve konumu belirlenebilen tabela, menü, ambalaj ve ürün görselleri; internet sayfaları, platform kayıtları, reklam materyalleri ve şube bilgileri.
- Uyarı ve sona erme: İhtar ve tebliğ kayıtları, düzeltme talepleri, fesih veya yenileme bildirimleri, varsa verilen geçiş izni.
- Ekonomik sonuçlar: Lisans/royalty kayıtları, ciro bildirimleri, satış faturaları, gerekli olduğunda ticari defterler ve marka kullanımıyla bağlantılı zarar belgeleri.
İnternet ekran görüntüsünün tarihinin ve kaynağının belirsiz olması, fiilî kullanımın hangi döneme ait olduğunu tartışmalı hâle getirebilir. Fiziksel şubede veya çevrim içi ortamda kullanım devam ediyorsa delillerin usulüne uygun korunması önemlidir; bu konudaki özel yöntemler marka ihlalinde delil tespiti kapsamında ele alınır. Denetim raporlarının tek taraflı olması bunları otomatik olarak geçersiz kılmaz, fakat içerikleri gerektiğinde diğer kayıtlarla karşılaştırılmalıdır.
Uyuşmazlıkta Hangi Talepler İleri Sürülebilir?
Uyuşmazlığın hukuki yolu, ileri sürülen talebin niteliğine bağlıdır. Franchise bedelinin ödenmesi, ticari hesapların tasfiyesi veya sözleşmesel borcun ihlali iddiaları ile tescilli marka hakkına tecavüz iddiası aynı temele dayanmak zorunda değildir. Sırf sözleşme belgesinde marka bulunması, her alacak uyuşmazlığını doğrudan marka tecavüzü davasına dönüştürmez.
Marka tecavüzü bulunduğu ileri sürülüyorsa SMK m.149 uyarınca ihlalin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının kaldırılması ve şartlarına göre tazminat talepleri gündeme gelebilir. Bu taleplerin kapsamı marka hakkına tecavüz davası kapsamında, tazminat hesabı ise marka tecavüzünde tazminat yöntemleri bakımından ayrıca incelenmelidir. Devam eden ciddi ihlal tehlikesinde koşulları varsa ihtiyati tedbir de istenebilir.
SMK’dan kaynaklanan marka tecavüzü davalarında görevli mahkeme m.156 uyarınca fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bu mahkemenin bulunmadığı yerde kanunda belirtilen görev düzeni uygulanır. Salt sözleşmesel alacak veya ticari uyuşmazlığın görev ve yetki incelemesi ise talebin dayanağına göre ayrıca yapılır. Uyuşmazlıkta hem marka tecavüzü hem de haksız rekabet ileri sürülüyorsa marka ihlali ile haksız rekabetin birlikte değerlendirilmesi önem kazanabilir. Parasal taleplerin dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı ise taleplerin türüne göre belirlenir; marka uyuşmazlığında arabuluculuk konusuyla karıştırılmamalıdır.
Marka sahibi dışında lisans alanın üçüncü kişilere karşı dava açma imkânı SMK m.158’de farklı şartlara tabidir. Franchise işletmecisinin lisans alan sıfatı tek başına her davayı açabileceği anlamına gelmez; lisans alanın dava hakkı ayrıca değerlendirilmelidir. Zamanaşımı iddiaları bakımından da somut talebin niteliği ve ihlalin gerçekleştiği dönem belirleyicidir; marka tecavüzünde zamanaşımı başlığı bu sınırları ele alır.
Örnek: Tek Şubelik Lisansın İkinci Şubeye Taşınması
Varsayımsal olarak bir kahve zinciri, franchise alan işletmeye belirli bir adresteki kafede, tescil numaraları tek tek sayılan markaları kullanma izni vermiş olsun. Sözleşme ekinde başka şube açılması için yazılı izin alınacağı, marka görsellerinin merkezce onaylanacağı düzenlensin. Franchise alan aynı markayla ikinci bir kafe açarsa yalnız ticari faaliyetini genişletmiş olmaz; markanın sözleşmede izin verilmemiş ikinci bir işletmede kullanılıp kullanılmadığı sorusu ortaya çıkar.
Bu olayda karar verebilmek için ikinci işyerinin fiilen kimin tarafından işletildiği, marka sahibinin sonradan yazılı bir izin verip vermediği, sözleşmede şube sayısına ilişkin hükmün niteliği, kullanılan markanın tam olarak hangi işaret olduğu ve sözleşmenin o tarihte devam edip etmediği belirlenmelidir. Önceden verilmiş geçerli bir ek izin varsa yetki aşımı iddiası farklılaşır. Buna karşılık hiçbir alt lisans veya yeni şube yetkisi yokken franchise alanın markayı başka şirkete kullandırması SMK m.24/3 ve m.29/1-ç açısından ayrıca sorun yaratır. Bu değerlendirme, izin dışı kullanımın tespiti ile somut ekonomik zararın ispatını birbirinden ayırır.
Sıkça Sorulan Sorular
Franchise sözleşmesine ayrıca bir marka lisans sözleşmesi eklemek zorunlu mudur?
Hayır. Marka lisansı, franchise sözleşmesinin yazılı hükümleri içinde düzenlenebilir. Ancak hangi marka, kim tarafından, hangi mal veya hizmetlerde, ne kadar süre ve hangi şartlarda kullanılacak soruları cevaplanmalıdır. Kullanım hakkının yalnız genel bir franchise ifadesinden çıkarılması belirsizlik yaratabilir.
Marka lisansı için noter onayı zorunlu mudur?
SMK m.148/4 uyarınca marka lisansı yazılı şekle tabidir; genel olarak noter onayı geçerlilik koşulu değildir. Aynı hükümde marka devir sözleşmesinin geçerliliği noter onayına bağlanmıştır. Bu nedenle lisans ve devir birbirinden ayrılmalıdır.
Franchise alanın marka lisansının TÜRKPATENT siciline kaydedilmesi gerekir mi?
Sicile kayıt, özellikle iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik bakımından önem taşır. Kural olarak yazılı marka lisansının taraflar arasındaki geçerliliği sicile kayda bağlı değildir; SMK m.148/7’deki özel marka türleri açısından farklı kurallar saklıdır.
Franchise alan aynı markayla ikinci şube açabilir mi?
Ancak verilen kullanım izni ikinci şubeyi de kapsıyorsa veya sonradan geçerli şekilde genişletilmişse. İlk şubeye ilişkin sözleşme, başka bir adres için kendiliğinden genel kullanım yetkisi sağlamaz. Yetki sınırı sözleşme, ekleri ve somut izinlerle belirlenir.
Franchise alan başka bir şirkete alt franchise verebilir mi?
Marka kullanımını üçüncü kişiye aktaracaksa SMK m.24/3 uyarınca üst lisansın buna izin verip vermediği belirleyicidir. Sözleşmede aksi düzenlenmedikçe alt lisans ve lisans haklarının devri mümkün değildir.
Kalite kurallarının ihlali her zaman marka tecavüzü müdür?
Her ihlal kendiliğinden tecavüz sayılmaz. İhlalin marka kullanım şartıyla bağlantısı, SMK m.24/4 ve m.29’daki koşullar ile fiilî kullanım incelenmelidir. Markaya ilişkin olmayan bir muhasebe veya bildirim eksikliği yalnızca sözleşmesel sonuç doğurabilir.
Franchise sözleşmesi bitince marka hemen kaldırılmalı mıdır?
Kullanım yetkisi de sona ermişse marka sahibinin izni olmadan markasal kullanıma devam edilemez. Bununla birlikte fesih geçerliliği, yenileme, geçiş süresi ve ürün stoklarına ilişkin özel koşullar ayrı değerlendirilmelidir; her somut olay için değişmez bir kaldırma günü söylenemez.
Sonuç
Franchise sözleşmesinde marka lisansı bakımından hukuki güvenlik, markanın kime ait olduğunun doğrulanmasına ve verilen yetkinin yazılı, ölçülebilir sınırlarla belirlenmesine bağlıdır. Tescil numarası, izin verilen faaliyet ve şubeler, münhasırlık, alt lisans, kalite gözetimi, çevrim içi kullanım ve ilişki sonrasındaki marka kullanımı açık değilse sözleşme ile fiilî kullanım arasında önemli uyuşmazlıklar doğabilir. İzin sınırının aşılması hâlinde sözleşmesel yaptırımlarla marka hakkından doğan talepler birbirine karıştırılmadan değerlendirilmelidir. Franchise ilişkisindeki marka yetkisi, tecavüz iddiası veya korunma yolları yönünden marka hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık ve temsil kapsamında somut belgeler üzerinden inceleme yapılabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer