Marka Tescilinde Marka Muvafakatnamesi: Şartlar ve Sonuçlar

Marka muvafakatnamesi, önceki tarihli bir marka veya marka başvurusu sahibinin, belirli bir kişinin belirli işareti belirli mal veya hizmetlerde tescil ettirmesine açıkça rıza gösterdiğini belgeleyen, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde sonuç doğuran resmî belgedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.5/3 gereğince, geçerli ve noter onaylı muvafakatname sunulursa başvuru, muvafakat kapsamındaki önceki hak nedeniyle m.5/1-ç uyarınca reddedilemez. Bunun için Kurumun kabul ettiği formun kullanılması, tarafların ve markaların belirlenmesi, kapsanan mal ve hizmetlerin gösterilmesi ve belgenin usulünce sunulması gerekir. Muvafakat bütün tescil engellerini kaldırmaz; Kuruma sunulduktan sonra da kural olarak geri alınamaz.

Marka muvafakatnamesinin hukuki dayanağı ve işlevi

SMK m.5/1-ç, aynı veya aynı tür mal ya da hizmetler için daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markayla aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretin tescilini engeller. TÜRKPATENT bu engeli, önceki hak sahibinin ayrıca itiraz etmesini beklemeden, başvurunun incelenmesi sırasında kendiliğinden değerlendirir. Mutlak ret nedenlerinin genel sistemi ayrı bir konudur; burada yalnızca bu özel engelin muvafakat yoluyla aşılması incelenmektedir.

SMK m.5/3: “Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”

Uygulama düzenlemesi: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.10, belgenin içeriğini, sunulma zamanını, eksikliklerin giderilmesini, inhisari lisans sahibinin iznini ve geri alınamazlığı düzenler.

Bu mekanizmanın amacı, önceki ve sonraki hak sahibinin somut bir başvuruya ilişkin bilinçli rızasına rağmen aynı işaretlerin sicilde birlikte bulunmasını kategorik biçimde engellememektir. Muvafakat, önceki markanın devri veya terk edilmesi değildir. Önceki marka sahibinin hakkı devam eder; yeni başvuru ise ancak genel tescil koşulları da karşılandığında bağımsız bir marka hakkına dönüşebilir. Dolayısıyla muvafakatname, marka devrinin veya marka lisans sözleşmesinin yerine geçen bir belge olarak değerlendirilmemelidir.

Kimler muvafakat verebilir, kimler alabilir?

Muvafakat veren, sonraki başvuruya engel teşkil edebilecek önceki tarihli markanın veya önceki başvurunun hak sahibi olmalıdır. Yönetmelik m.10, muvafakat verenin kimlik ve iletişim bilgileriyle dayanak başvuru ya da tescil numarasının gösterilmesini öngörür. Birden fazla hak sahibinin bulunduğu durumlarda yetkili kişilerin iradelerinin ve temsil yetkisinin ayrıca kontrol edilmesi gerekir. Muvafakatı, önceki markayla hukuki bağlantısı bulunmayan bayi, distribütör veya fiilî kullanıcı tek başına veremez.

Muvafakat alan ise tescil başvurusunu yapacak veya yapmış bulunan kişi ya da kişilerdir. Formda bu kişilerin kimlik ve iletişim bilgilerinin yer alması gerekir. Muvafakatın belirli kişiye yöneltilmesi önemlidir: Bir şirkete verilen izin, sırf aynı grupta bulunması nedeniyle başka bir tüzel kişinin başvurusuna otomatik olarak uygulanmaz.

İnhisari lisans sahibinin yazılı izni

Yönetmelik m.10/4 uyarınca, önceki marka üzerinde sicile kaydedilmiş inhisari lisans sahipleri varsa onların yazılı izinlerinin de sunulması gerekir. Marka sahibinin muvafakati bu şartı tek başına karşılamaz. Bu düzenleme, münhasır kullanım yetkisinin bulunduğu bir hukuki ilişkide lisans alanın durumunun göz ardı edilmesini önler. Lisansın varlığı, türü ve sicile kaydedilip kaydedilmediği başvuru öncesinde incelenmelidir. İnhisari ve inhisari olmayan lisansların genel hukuki sonuçları ise farklı bir inceleme konusudur.

Marka muvafakatnamesinin geçerlilik ve şekil şartları

Serbest biçimde yazılmış bir izin mektubu, e-posta yazışması, ticari protokol veya imzası noter onayı taşımayan beyan, SMK m.5/3 bakımından öngörülen resmî muvafakatnamenin yerini kendiliğinden tutmaz. Yönetmelik m.10/1 gereğince Kurum tarafından geçerli kabul edilen, imzalı ve noter onaylı form kullanılmalıdır. TÜRKPATENT’in marka bilgilendirme sayfasında tek ve çok sahipli muvafakat talep formları bulunmaktadır.

Geçerli formun içermesi gereken bilgiler aşağıdaki gibidir:

UnsurAranan içerik
Muvafakat alanBaşvuru sahibi veya sahiplerinin kimlik ve iletişim bilgileri
Yeni işaret veya başvuruBaşvuru aşamasında marka örneği; karara itiraz aşamasında ilgili başvuru numarası
Önceki hakMuvafakat verenin kimlik ve iletişim bilgileri; önceki başvuru veya tescilin numarası
Mal ve hizmetlerMuvafakat edilen mal ve hizmetlerin açık kapsamı ve sınıf numaraları
TemsilForm vekilce imzalanıyorsa muvafakat yetkisini içeren noter onaylı vekâletname veya noter onaylı örneği
Onay ve ek izinNoter onayı; varsa sicile kayıtlı inhisari lisans sahibinin yazılı izni

Muvafakatın kayıtsız ve şartsız olması da zorunludur (Yönetmelik m.10/5). “Yalnız üç yıl süreyle”, “belirli ciro sağlanması koşuluyla” veya “sözleşme devam ettiği müddetçe” gibi koşullarla düzenlenmiş bir form, bu idari şartla bağdaşmaz. Tarafların ticari ilişkilerinde karşılıklı yükümlülükler öngörmesi başka bir meseledir; Kuruma sunulacak muvafakat belgesindeki açık ve koşulsuz tescil rızasıyla bu yükümlülükler birbirine karıştırılmamalıdır.

Muvafakatın kapsamı: Bir marka, bir başvuru ve belirlenen mal veya hizmetler

Muvafakatname, genel ve süresiz bir “benzer marka tescil izni” şeklinde yorumlanamaz. Yönetmelik m.10/6 gereğince her marka başvurusu için ayrı form sunulması zorunludur. Aynı başvuru sahibinin ileride başka bir işareti tescil ettirmek istemesi veya aynı markanın farklı bir başvuru numarasıyla yeniden sunulması, yeni işlemin ayrıca değerlendirilmesini gerektirir.

Kapsam, formdaki mal ve hizmetler bakımından da sınırlıdır. Bir sınıf numarasının yazılması ile o sınıftaki bütün mal ve hizmetler için izin verilmesi aynı anlama gelmeyebilir; esas alınacak husus formda belirtilen somut listedir. İdari sınıflandırmanın işlevi hakkında Nice sınıflandırması incelemesine başvurulabilir.

Önceki hak sahiplerinden yalnızca birinin muvafakat vermesi, başka kişilere ait önceki markaları bertaraf etmez. Örneğin aynı başvuru 19. ve 11. sınıflarda farklı iki eski marka nedeniyle reddedilebilecek durumdaysa ve yalnız 19. sınıf bakımından ilgili hak sahibinin geçerli rızası varsa, 11. sınıftaki bağımsız ret gerekçesi devam edebilir. Somut başvuru dosyasındaki her önceki marka, her hak sahibi ve her mal/hizmet grubu ayrı eşleştirilmelidir.

Muvafakatname TÜRKPATENT’e ne zaman ve nasıl sunulur?

Yönetmelik m.10/3 uyarınca form, ilk marka başvurusuyla birlikte veya SMK m.5/1-ç kapsamında verilen ret kararına karşı karara itiraz edilirken, itiraz hakkında karar verilinceye kadar Kuruma sunulabilir. Başvuru sahibi, yalnızca formu düzenletmiş olmanın yeterli olduğunu düşünmemelidir; belgenin fiilen ilgili dosyaya ibraz edildiğinin de takip edilmesi gerekir.

Ret kararına karşı idari itirazda, SMK m.20’deki kararın bildiriminden itibaren iki aylık süre önemlidir. Muvafakatname alınacağı düşüncesi, yasal itiraz süresini kendiliğinden durdurmaz veya uzatmaz. Ret kararına itirazın gerekçe ve usulü ayrıca değerlendirilmelidir. Başvurunun bültende yayımlanmasına karşı üçüncü kişinin yaptığı itirazla, başvuru sahibinin ret kararına itirazı farklı işlemlerdir.

Eksik form ve iki aylık tamamlama süresi

Form, Yönetmelik m.10/1’deki zorunlu bilgileri içermiyorsa başvuru sahibine eksiklikleri gidermesi için iki ay tanınır. Eksiklik süresinde giderilmezse muvafakat talebi yapılmamış sayılır. Buna karşılık Kuruma yalnızca “muvafakat alınacak” şeklinde talep bildirilip form hiç sunulmazsa, bu eksiklik için bildirim yapılmaz ve talep doğrudan yapılmamış sayılır. Bu iki ihtimal birbirinden ayrılmalıdır.

İşlem dosyasında noter onaylı formun aslı veya Yönetmelik m.6/1-c uyarınca noter onaylı örneği bulunmalı; başvuru örneği, önceki tescil numarası ve izin verilen mal/hizmetlerin yazımı birbirleriyle tutarlı olmalıdır. Tescil başvurusunun genel hazırlanma aşamaları marka başvuru süreci yazısında ele alınmaktadır.

Marka muvafakatnamesi geri alınabilir mi?

Kural olarak hayır. Yönetmelik m.10/5 açıkça, muvafakatname Kuruma sunulduktan sonra verilen muvafakatın geri alınamayacağını düzenler. Bu nedenle belgeyi imzalayan önceki hak sahibinin daha sonra fikrini değiştirmesi veya tek taraflı ihtarname göndermesi, usulüne uygun olarak Kuruma sunulmuş muvafakatı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte geri alınamazlık, belgenin her koşulda geçerli olduğu anlamına gelmez. Sahte imza, yetkisiz temsil veya irade sakatlığı gibi iddialar, kendi hukuki koşulları ve ispat araçları çerçevesinde ayrıca ileri sürülebilir. Böyle bir uyuşmazlıkta, tek taraflı “geri çekiyorum” bildirimi ile muvafakatın baştan itibaren geçersizliğinin ileri sürülmesi farklı hukuki temellere dayanır. Belgenin Kuruma sunulup sunulmadığı tarihsel olarak da önem taşır.

Buradaki geri alınamazlık, bir markanın fiilen kullanılmasına verilmiş sıradan izne otomatik olarak uygulanmaz. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.05.2015 tarihli, E.2015/1931, K.2015/7330 sayılı kararı, 6769 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önceki bir uyuşmazlıkta, markanın kullanımına yönelik zımni muvafakatın geri alınabilmesini değerlendirmiştir. Bu karar, SMK m.5/3 ve Yönetmelik m.10 anlamındaki tescil muvafakatnamesinin geri alınabileceği sonucuna dayanak yapılamaz. Kullanım izni ve lisansın sona ermesi başka bir hukuki rejimdir; lisansın feshi sonrası kullanım ayrıca incelenmelidir.

Muvafakatnamenin tescile, itiraza ve sonraki uyuşmazlıklara etkisi

Hangi ret engelini kaldırır?

SMK m.5/3’ün doğrudan sonucu sınırlıdır: önceki markaya dayalı m.5/1-ç ret engeli, verilen muvafakatın kapsadığı başvuru ve mal/hizmetler yönünden işletilemez. Başvurunun kendiliğinden tescil edildiği anlamına gelmez. Diğer şekli ve maddi tescil koşulları ile farklı kişilerin önceki haklarından kaynaklanan engeller ayrıca değerlendirilir.

Muvafakat veren kişinin aynı konuya ilişkin olarak daha sonra SMK m.6/1 uyarınca karıştırılma ihtimaline dayanması ise salt kanunun lafzını tekrar etmekle çözülecek bir sorun değildir. Kanun m.5/3 doğrudan m.5/1-ç’yi düzenler; ancak önceden açıkça tescile rıza gösteren kişinin aynı işaret ve mal/hizmetler bakımından bununla çelişen bir itiraz ileri sürmesi, Türk Medeni Kanunu m.2’deki dürüstlük kuralı yönünden de incelenebilir. Bu nedenle muvafakatın SMK m.6 kapsamındaki bütün olası itirazları, her kişi ve her nedenle peşinen ortadan kaldırdığı söylenemez. Nispi ret nedenleri ile yayıma itiraz ayrı rejimlerdir.

Tescilden sonra iki markanın hukuki durumu

Geçerli muvafakat üzerine yeni başvuru tescil edildiğinde, sonraki marka da tescil edildiği kapsamda hukuki koruma kazanır. Önceki hak sahibi kendi markasını korumaya devam eder. Muvafakatın varlığı tek başına önceki markanın mülkiyetini yeni başvuru sahibine geçirmez; yeni marka sahibine de önceki markanın bütün unsurlarını her biçimde kullanma yetkisi vermez.

Özellikle fiilî kullanımın tescil kapsamını aşması, başka markaları hedef alması, tüketiciye gerçekte bulunmayan bir ortaklık veya yetkili bayi ilişkisi izlenimi vermesi gibi olgular ayrıca uyuşmazlık doğurabilir. Muvafakatnamenin marka hakkının sınırları bakımından tüm kullanımları hukuka uygunlaştırdığı varsayılmamalıdır. Tarafların pazarda hangi işareti, hangi sunumla, nerede kullanacağını düzenleyen kapsamlı özel hukuk anlaşması gerekiyorsa bu, birlikte var olma sözleşmesi konusudur.

Hükümsüzlük davasına etkisi

Tescilin ardından önceki hak sahibinin veya hukuki halefinin açtığı hükümsüzlük davasında, geçerli muvafakatname önemli bir savunma delili olabilir. Ancak mahkeme, muvafakatın gerçekten mevcut ve usulüne uygun olup olmadığını, verilen rızanın dava konusu başvuruyu ve mal/hizmetleri kapsayıp kapsamadığını, ileri sürülen diğer hükümsüzlük nedenlerini ayrı ayrı inceler. Bu nedenle muvafakatın her türlü marka hükümsüzlüğü davasını baştan imkânsız kıldığı söylenemez.

Uygulamada iki önemli karar ve örnek durumlar

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli, E.2022/262, K.2023/269 sayılı kararında, önceki marka sahibinin belirli bir marka başvurusuna noter onaylı muvafakat vermesine rağmen sonradan aynı başvuruya karıştırılma ihtimali nedeniyle itiraz etmesi değerlendirilmiştir. Mahkeme, muvafakatın ardından bununla çelişen itiraz davranışını dürüstlük kuralı açısından hukuken korunmaya değer bulmamış ve somut Kurum kararını iptal etmiştir. Karar, muvafakatın tarafların sonraki tutumlarını değerlendirmede de önem taşıyabileceğini gösterir; farklı ret nedenleri veya farklı kapsamlar için otomatik sonuç üretmez.

Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 15.04.2026 tarihli, E.2025/349, K.2026/154 sayılı kararında ise muvafakat belgesi bulunan 19. sınıf mallar bakımından ret kararı yerinde görülmemiş; buna karşılık ayrı bir önceki markaya dayanan 11. sınıf engeli devam ettiği için dava kısmen kabul edilmiştir. Bu değerlendirme, muvafakatnamenin her önceki hak ve her mal/hizmet kalemi için ayrı incelenmesinin pratik önemini ortaya koyar. Bu kararlar ilk derece mahkemesi kararlarıdır; kesinleşme veya üst mahkeme incelemesi hakkında burada bir varsayımda bulunulmamaktadır.

Varsayımsal örnek 1: A şirketi, B şirketinin önceki markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer işaret için yalnız “kahve” mallarında tescil izni vermiştir. Sonraki başvurunun “restoran hizmetleri” kısmı bu rızadan otomatik olarak yararlanamaz; formdaki somut liste belirleyicidir.

Varsayımsal örnek 2: C kişisi, D şirketinin yeni başvurusuna usulüne uygun ve koşulsuz muvafakat vermiş, belge Kuruma sunulmuştur. C’nin daha sonra ticari ilişki bozulduğu için “muvafakatı geri alıyorum” demesi, Yönetmelik m.10/5 karşısında tek başına yeterli değildir. Buna karşılık imzanın sahte olduğu iddiası farklı bir geçerlilik uyuşmazlığıdır.

Muvafakatname düzenlenmeden önce kontrol edilmesi gerekenler

  • Önceki hakkın doğruluğu: Muvafakat veren kişinin sicilde görünen hak sahibi olup olmadığı, başvuru/tescil numarası ve varsa ortak sahiplik durumu.
  • Başvurunun kimliği: Yeni işaretin örneği veya itiraz aşamasındaki başvuru numarası ile muvafakat alan kişinin bilgilerinin tutarlılığı.
  • Mal ve hizmet kapsamı: Formdaki ürün ve hizmetlerin sınıf numaralarıyla birlikte açık ve ölçülü yazılması; başka ret gerekçelerinin bulunup bulunmadığı.
  • Yetki ve ek izin: Formu imzalayanın temsil yetkisi, gerektiğinde noter onaylı özel vekâletname ve sicile kayıtlı inhisari lisans sahibinin yazılı izni.
  • İdari şekil: TÜRKPATENT’in kabul ettiği form, imza, noter onayı, belgenin aslı veya uygun onaylı örneği.
  • Zamanlama: Başvuruyla birlikte sunum veya ret kararı üzerine kanuni itiraz süresinin korunması; Kuruma ibrazın kaydının saklanması.

Başvuru ve belge seti hazırlanırken TÜRKPATENT’in resmî marka sayfasındaki güncel form bağlantılarının esas alınması, sürecin gereksiz eksiklik bildirimleriyle uzamasını önlemeye yardımcı olur. Muvafakat belgesinin ispat değeri açısından noter kayıtları, imza ve temsil belgeleri, sicil kayıtları, ilgili başvuru dosyası ve sunum tarihini gösteren Kurum kayıtları birlikte muhafaza edilmelidir.

Marka muvafakatnamesi hakkında sıkça sorulan sorular

Marka muvafakatnamesinde noter onayı şart mı?

Evet. SMK m.5/3 ve Yönetmelik m.10 bakımından Kurumun kabul ettiği formun noter tarafından onaylanması gerekir. Sadece taraflar arasında imzalanmış adi yazılı anlaşma, bu özel idari belgenin yerine geçmez.

Muvafakatname yalnız belirli sınıflar için verilebilir mi?

Evet. Formda muvafakat edilen mal ve hizmetler ile sınıf numaraları belirlenir. Verilen rıza belirtilen kapsamın dışındaki başvurulara veya mal/hizmetlere kendiliğinden yayılmaz.

Bir muvafakatname birkaç farklı marka başvurusunda kullanılabilir mi?

Hayır. Yönetmelik m.10/6 uyarınca her marka başvurusu için ayrı bir muvafakat formu sunulması zorunludur. Aynı tarafların yeniden başvuru yapması bu kuralı değiştirmez.

Muvafakatname hangi aşamaya kadar sunulabilir?

İlk başvuru sırasında sunulabilir. Ret kararına karşı itiraz söz konusu olduğunda da itiraz hakkında karar verilene kadar ibraz edilebilir. Ancak ret kararına itirazın kanuni süresi ayrıca korunmalıdır.

Noter onaylı muvafakatname sonradan geri çekilebilir mi?

Yönetmelik m.10/5’e göre Kuruma sunulan muvafakat geri alınamaz. İmza sahteciliği veya irade sakatlığı gibi geçerlilik iddiaları bununla aynı şey değildir ve kendi koşullarında değerlendirilir.

Muvafakatname varsa marka kesin tescil edilir mi?

Hayır. Muvafakat, yalnız kapsadığı önceki marka bakımından SMK m.5/1-ç engelini kaldırır. Başka önceki markalar, farklı itiraz gerekçeleri veya diğer yasal tescil engelleri varsa başvuru yine reddedilebilir.

Muvafakatname marka lisansı yerine geçer mi?

Hayır. Muvafakatname belirli markanın tesciline yönelik idari rızayı belgeler. Lisans ise mevcut markanın kullanılmasına ilişkin hak ve yükümlülükleri düzenler; aynı işleme indirgenemezler.

Sonuç

Marka muvafakatnamesinin etkili olabilmesi, yalnızca önceki marka sahibinin olumlu beyanına değil, SMK m.5/3 ve Yönetmelik m.10’da öngörülen şekil, kişi, başvuru, mal/hizmet ve sunum şartlarının birlikte sağlanmasına bağlıdır. İşlem, belirli bir ret engelini aşmaya yarar; başka hak sahiplerinin haklarını ortadan kaldırmaz, başvuruyu kendiliğinden tescil ettirmez ve markanın sınırsız kullanımına izin vermez. Başvurunun mevcut sicil durumuyla birlikte değerlendirilmesi ve belge kapsamının dikkatle belirlenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıklar bakımından önem taşır. Marka tescili ve uyuşmazlıkların hukuki değerlendirilmesi hakkında marka hukukuna ilişkin danışmanlık ve hukuki süreçler sayfası incelenebilir.

Yazar: Avukat Fatih Sefer